Bölüm Seçerken Kendinizi Şartlandırmayın

rasthaber

Rasthaber – Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana ülkemizde en çok önem verilen sektörlerin başında gelen ‘havacılık ve uzay sanayi’, günümüzde de artan çalışma ve iş alanlarıyla aday öğrenciler tarafından en çok talep gören sektörlerin başında geliyor. Uçak ve uzay mühendisliği hakkındaki detaylara girmeden önce tercih döneminde karar vermenize faydalı olabilecek genel tavsiyeler vererek başlayacağım.

Öncelikle üniversite eğitimi almak istediğiniz alanı belirlemeniz gerekiyor. Bu alanı netleştirmek adına üniversite sayfaları, forum ve blog sitelerine ek olarak İngilizce içeriğe sahip Quora, Stack Exchange, Reddit gibi kaynaklar ilgilendiğiniz alana dair dünyadan bilgi edinmenize ve yetkin kişilerle iletişime geçmenize yardımcı olur. Bu konuda yabancı dilden hiç çekinmeyin, internetteki çeviri araçları çok gelişti. YouTube vb. video siteleri üzerinden de birçok bilgilendirici içeriğe ulaşabilirsiniz. 

FOBİNİZ OLMASIN
İlgi alanınıza giren bölümleri belirledikten sonra üniversitelerin internet sayfalarından ders planlarını, akademisyenlerin özgeçmişlerini, yürütülen AR-GE projelerini, yurtdışı bağlantılarını, öğrenci proje takımlarını, öğrenci kulüplerini ve aktivitelerini incelemeniz o üniversiteye dair detaylı bir bilgi edinmenizi sağlar. Mezunların şu anda çalıştığı yerlere dair bilgiyi ise üniversitelerin LinkedIn sayfalarına girerek edinebilirsiniz. Öğrenciler, akademisyenler ve mezunlarla e-posta veya sosyal medya üzerinden iletişim kurmaya hiç çekinmeyin; beklentinizin üzerinde bilgilendirici cevaplar alma ihtimaliniz çok yüksek. Son olarak mühendislik adına özet geçmek isterim ki, eğitiminiz sırasında sürekli iç içe olacağınız dört konu var: Matematik, fizik, yazılım ve İngilizce. Bunların hiçbirini fobi olarak görerek kendinizi şartlandırmayın.

LİSEDE KARAR VERDİM
Kendi hikâyeme gelirsek… 2011 yılında üniversiteye başladığımda sadece Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki (İTÜ) uçak mühendisliği, uzay mühendisliği; havacılık alanında mühendislik eğitimi veriyordu. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) 2017’de duyurduğu kılavuza göre, bu iki köklü kurumun yanı sıra yedi farklı üniversitede daha bu eğitim var. Lise yıllarında matematik ve fizik derslerine yatkınlığım ve bunlardan keyif almamın da etkisiyle mühendislik okumaya karar verdim. Okuduğum kitaplar ve yaptığım araştırmalardan etkilenerek 10’uncu sınıfın sonunda uçak mühendisliğinde karar kıldım. Tercih döneminde mezunlarla iletişime geçerek bu kararımı netleştirdim ve listemde ilk sırada olan uçak mühendisliğinde eğitim almaya başladım. İnsansız Hava Araçları (İHA) her zaman ilgimi çeken bir konuydu ve lisans eğitiminin ilk yıllarında ilgi alanımın bu araçların uçuş kontrol sistemleri üzerine olduğunu fark ettim. Bunun üzerine İTÜ’deki Çift Anadal Programı (ÇAP) imkânından faydalanarak 2014 yılında kontrol ve otomasyon mühendisliğine de başladım. 2017’de çift diploma alarak mezun oldum. Şu anda İTÜ Uçak ve Uzay Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi olarak eğitimime ve çalışmalarıma devam ediyorum.

BİRLEŞİK KRALLIK’TAN ÖDÜL ALDIK
Dönem arkadaşlarımla beraber derslerde öğrendiğimiz teorik bilgileri gerçek hayatta uygulamaya geçirdiğimiz bir ortam arayışındaydık ve 2014 yılında otonom uçuş yeteneğine sahip özgün tasarımlı sabit kanatlı hava araçları üzerine çalışmak için  İTÜ Hedef Takımı’nı kurduk. Son üç senedir kaptanlığını yürüttüğüm takımda aerodinamik ve yapısal tasarımı bize ait olan, uçuş kontrol sistemlerinin yazılımını geliştirdiğimiz hava araçları tasarlıyoruz. Yer gözlemi, yük teslimatı gibi görevleri gerçekleştirebilen ‘Tulpar’ adlı son hava aracımızla 2018 Haziran’da Birleşik Krallık’ta düzenlenen ‘İnsansız Hava Araçları Yarışması’ndan ‘Genel Şampiyonluk ve Uçuş Güvenliği’ ödülleriyle döndük. Bahsettiğim aerodinamik, yapısal, kontrol sistemleri gibi alanlar uçak ve uzay mühendislerinin alt uzmanlık alanlarının bir kısmı. Bu bölümlerden mezun olanlar seçtikleri alanda, özellikle son sınıfta aldıkları seçmeli dersler ve bitirme tezleriyle yetkinliklerini artırarak uzmanlaşmaya başlıyor. Makine mühendisliğinin özel bir dalı olarak kurulan uçak ve uzay mühendisliği, disiplinlerarası olmasının etkisiyle mezunlarına savunma sanayii, sivil havacılık, otomotiv vb. birçok sektörde çalışma imkânı sağlıyor.

Bu Haberi Paylaş