RAST HABER- Sondakika İslami haber RASTMEDYA RAST YAYINLARI

Bugünlere Nasıl Geldik?

Biz bugün işi öyle bir hadde getirdik ki; Müslüman’a Müslüman’dan daha büyük bir düşmanı yok artık.

Bugünlere Nasıl Geldik?
04.01.2017 © RAST HABER

Afganistan’ın başkenti ve ülkenin en büyük şehri olan Kabil’de Cuma İmamlığı yapan Üstat Şeyh Azizullah Şafak’ın bundan aylar önce sosyal medyada da yayınlanan “Bugünlere Nasıl Geldik?” başlıklı Cuma Hutbesi’nden bazı kesitleri sizlere sunuyoruz.

Bu Cuma Hutbesi’ni yalnızca Afganistan’a uyarlamadan kimlik ve mekan isimlerini kendi bulunduğumuz coğrafyaya giydirecek olursak; Üstat Azizullah Şafak’ın neler demek istediğini tam manası ile idrak edebiliriz:

Bizler, o denli Şiaları Sünniler ve Sünnileri de Şialar aleyhine tahrik ettik ki; maalesef günümüz İslam dünyasında savaş ve kargaşanın olmadığı en ücra bir nokta bırakmadık ve bunun neticesinde; Müslüman çocuklarının kanı, Müslümanlara mubah oluverdi.

İşte bu safsata ve söylemlerin sonucunda; Müslümanların başı bir türlü dertten kurtulmamaktadır.

Ey İslam alimleri! Sadr-ı İslam’da vuku bulan hak kiminleydi tartışmalarına artık bir son verilmeli. Ama görüldüğü üzere tarihi gerçekler; Ali’nin üç halife ile uyum içerisinde bir hayat sürdüğünü bizlere göstermektedir; Hatta Osman’ı korumak adına Ali (as), çocuklarını gönderdi.

Peygamber evladı Hasan veya Hüseyin’den (as) birisi de Osman’ı savunurken yaralanmıştı. Onların anlaşamadığı ve savaştıkları nerede görülmüş? Onlar, İslami vahdeti korumuşlardır.

Fıkhî ekolleri ortaya çıkartan mezhep imamları ve bu ümmetin alimleri, bunlar bir birleriyle düşman da değillerdi.

Biz bugün işi öyle bir hadde getirdik ki; Müslüman’a Müslüman’dan daha büyük bir düşmanı yok artık.

Hatta bugün bazı İslam ülkeleri, başka Müslüman ülkeler aleyhine Yahudilerle anlaşma yapmanın planlarını yapmakta ve bunun daha iyi olduğunu düşünmektedirler.

Allah rızası için bakın, görün ne hallere düşmüşüz?

Müslüman Müslüman’ı katlediyor ve onun çocuğuna da merhamet etmiyor, Müslüman’ın namusuna göz dikiyor, Müslüman’ın izzetini hiçe sayıyor, Müslüman ülkelerine zerrece acımıyor.

İslam topraklarının her köşesinde nifak ve savaş almış başını gidiyor ve orada ne Yahudi var ne Hristiyan ve ne Hindu ne de bir başkası.

Suriye’de, Irak’ta, Arap ülkelerinde; Mısır’dan Libya’ya, Cezayir’den buralara kadar Afganistan, Pakistan ve daha birçok beldede savaş çıkartanlar Müslüman’dan başkası değil.

Ve gelin görün ki; Müslümanların, sevdikleri insanların kanlarının ellerine bulaşmadığı bir günleri dahi yok artık!

İşte bizler, yaptığımız işlerle bu atmosferi yarattık.

Sünni aleyhinde konuşan o Şia aliminin ağzı kırılsın ve Şii aleyhinde konuşan o Sünni aliminin de ağzı kırılsın.

İşte bugün içinde bulunduğumuz durum bunların neticesinde ortaya çıkmıştır.

Şu anda bu sorunu ne devlet, ne de bu millet halledebilir. İslam topraklarının neresine adım atsanız durum böyledir.

Düne kadar savaşçılar öldürülüp, malları yağmalanırken, bugün tarafsız aileler ve insanlar katledilmekle kalmıyor; yükümlülüğü olmayan çocuklar, bayanlar ve diğerleri de katlediliyor.

Bunun tek bir nedeni var o da; bizlerin halka, Peygamberin yolunu değil de Şeytan’ın yolunu anlattığımız içindir.

Şeytanların sünnetine uyduk ve her birimiz İblis’in ordularında asker olduk ve bu şekilde toplumumuzu paramparça ettik, dağıttık, bıraktık.

Neymiş efendim; yok, Allah bunu lanet etsin yok, Allah şuna lanet etsin ki; bu belaları başımıza onlar getirdi.

Ben kesinlikle şuna inanıyorum; uluslararası casus teşkilatları, emperyalist güçler ve İslam düşmanları bizlerin arasını bozmak için var güçleriyle çalışıyorlar ama eğer biz hazırlıklı olursak aramızı asla bozamazlar.

Çocuğuna kötü muamele edip, yetersiz eğitim veren bir babanın evladı; yarın öbür gün düşmanlar tarafından eğitilip kendi ailelerini mahvedecektir.

Aklı selim bir insan, çocuklarına doğru eğitim verir ve onlara şefkatle yaklaşırsa; hiç kimse bu ailenin içine sızmayı başaramaz.

Düşmanın eline bahaneler veren bizlerden başkası değildir.

Müslüman, Cuma günü beyaz elbiseler giyinip, eline silah alarak; diğer Müslümanları Allah rızası için katlediyor.

Müslümanların namusunu Allah rızası için ayaklar altına alıyor.

Müslümanların asayiş ve güvenliğini Allah rızası için yok ediyor.

Bunlar bir gecede ortaya çıkmış şeyler değildir.

1300 yıl sonra, Peygamber ve Hanedanından sonra; bin yıl boyunca düzenli olarak Şia Sünni aleyhine ve Sünni de Şia aleyhine konuşup durdu.

İşte bunun sonucu; bugünkü DAEŞ ve el-Kaide’dir. İşte sonuç bu.

Afganistan’ımızda, zaten bir Şiilik ve Sünnilik belası vardı ve şimdi buna bir de etnik köken belası da eklendi.

Filânca Afgan’mış, falanca Hazara’ymış, filân kimse Tacikmiş.

Ta en başından yapmayın denmişti: “Hazara’yı öldürmeyin ki; Afgan’ı da öldürülmesin. Afgan’ı öldürmeyin ki; Tacik de öldürülmesin. Tacik’i aşağılamayın ki; kimse aşağılanmasın.”

Peki, bizler ne yaptık? O onlardan, bu bunlardan diye vurduk birbirimizi. O gün bugündür belalar Afganistan halkının yakasını bir türlü bırakmadı.

Doğuda Afganca konuşan Müslüman halklar vardır, başkaları değil. Kuran okuyan, namaz kılan Müslüman çocukları, Allah’ın rızasını kazanmak adına sırf Afgan oldukları için mayınların üzerine oturtup, paramparça ediyorlar.

Başta Kunduz ve Bedehşan olmak üzere birçok yerde hem Tacikleri katledip, namuslarını ayaklar altına alıyorlar hem de Özbekleri.

Hazaralar’ı sormayın gitsin. Onlar için hiçbir güvenli yer yok zaten. Onların Kurben Deresi’nde ölmeleri gerekir, Meydan Deresi’nde ölmeleri gerekir, Kabil-Gazni yolunda ölmeleri gerekir; Kandahar yolunda ölmeleri gerekir, Herat yolunda ölmeleri gerekir, onların her yerde ölmeleri gerekir ve zaten en son çoluk çocuk, kadın ve artık elden ayaktan düşmüş yaşlı yedi mazlum insanı, bundan birkaç gün önce Zabul’da başlarını aynı tavuk kesermiş gibi kestiler ve o zavallı insanları işkencelerle şehit ettiler.

Ne hale geldik böyle!?

Ey Din Alimleri! Ne hale geldik biz böyle ve nereye gidiyor bu vatan?

Ey Siyasiler! Yüzümüzü nereye yöneltmişiz böyle?

Ey Aydın kimseler! Hırsız ve haydutlar tarafından yağmalanan bu zavallı kervanı nereye götürüyorsunuz?

Nereye gidiyoruz?

Hüseyin Aras

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER