TCMB verilerine göre Türkiye’de cari işlemler hesabı, Aralık 2025’te dış ticaret açığındaki artış ve finansmanda kredilerin ağırlık kazanmasıyla 7 milyar 253 milyon dolar açık verdi. Böylece 2025 yılı genelinde cari açık 25 milyar 200 milyon dolara yükselerek piyasa beklentilerinin üzerine çıktı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan 2025 yılı Aralık ayına ilişkin ödemeler dengesi verilerine göre Türkiye’nin cari işlemler hesabı Aralık 2025’te 7 milyar 253 milyon dolar açık verdi. Böylece 2025 yılı itibarıyla yıllıklandırılmış cari açık yaklaşık 25 milyar 200 milyon dolara yükselirken, gerçekleşme piyasa beklentilerinin üzerinde kalarak dış dengedeki kırılganlığın yeniden belirginleştiğine işaret etti.
DIŞ TİCARET AÇIĞI BELİRLEYİCİ OLDU
Bu bozulmada en belirleyici unsur mal ticaretindeki yüksek açık oldu. Nitekim 2025 Aralık ayında ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 7 milyar 439 milyon dolar olarak hesaplanırken, son 12 aylık kümülatif bazda bu rakam 69 milyar 700 milyon dolara ulaştı. Böylece cari dengedeki zayıflamanın ana kaynağının dış ticaret kalemi olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
HİZMET GELİRLERİ DENGEYİ DESTEKLEDİ
Öte yandan dış ticaretteki bu olumsuz tabloya rağmen hizmet gelirleri dengeyi kısmen destekledi. Yıllık veriler hizmetler dengesinin güçlü seyrini koruduğunu gösterirken, bu kalem 63 milyar 500 milyon dolar fazla verdi. Aralık ayında hizmetler kaynaklı net giriş 2 milyar 651 milyon dolar olurken, taşımacılık gelirleri 1 milyar 670 milyon dolar, seyahat gelirleri ise 2 milyar 530 milyon dolar katkı sağladı.
GELİR DENGESİ CARİYİ AŞAĞI ÇEKTİ
Ancak hizmet gelirlerindeki bu olumlu performans, gelir dengesi kalemlerindeki açık nedeniyle cari dengeyi toparlamaya yetmedi. Birincil gelir dengesi 18 milyar 500 milyon dolar, ikincil gelir dengesi ise 528 milyon dolar açık verdi. Bu durum, dış ticaret açığına ek olarak gelir transferlerinin de cari denge üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu gösterdi.
FİNANSMANDA KREDİLER AĞIRLIK KAZANDI
Cari açığın finansman tarafında ise kredi kullanımlarının öne çıktığı görüldü. Yıllıklandırılmış veriler, net doğrudan yatırımların 3 milyar 300 milyon dolar katkı sağladığını, kredilerin ise 36 milyar 200 milyon dolar ile finansmanın ana kaynağı olduğunu ortaya koydu. Buna karşılık portföy yatırımları, ticari krediler ile efektif ve mevduat kalemleri negatif yönlü etki yarattı. Bu tabloya paralel olarak Merkez Bankası’nın döviz cinsinden net rezervleri yıllık bazda 22 milyar dolar azalırken, yalnızca aralık ayındaki düşüş 4 milyar 100 milyon dolar oldu.
DOĞRUDAN YATIRIMLARDA NET ÇIKIŞ
Finansman kompozisyonundaki dikkat çekici unsurlardan biri de doğrudan yatırımlar tarafındaki hareketlilik oldu. Aralıkta doğrudan yatırımlar kaleminde 465 milyon dolarlık net çıkış yaşanırken, yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye yatırımları 642 milyon dolar arttı; buna karşılık yerleşiklerin yurt dışındaki yatırımları 1 milyar 100 milyon dolar yükseldi. Bu görünüm, yatırım akımlarının yönünde dengeli bir tablo oluşmadığına işaret etti.
BEKLENTİLERİN ÜZERİNDE GERÇEKLEŞTİ
Nitekim açıklanan veriler piyasa tahminlerinin de üzerine çıktı. Ekonomistler aralık ayında cari açığın yaklaşık 5 milyar 360 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmesini bekliyordu. Gerçekleşmenin bu tahmini aşması, yılın son ayında dış dengedeki bozulmanın öngörülenden daha belirgin olduğunu ortaya koydu.
YIL GENELİ TABLOSU
2025 yılının tamamında Türkiye’nin cari işlemler açığı 25 milyar 210 milyon dolar olarak kaydedildi. Genel tablo, hizmet gelirlerinin güçlü katkısına rağmen dış ticaret açığı ve finansman yapısındaki kırılganlıkların cari denge üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü ortaya koydu.
milligazete
