Çin, İran’a yönelik ‘snapback’ yaptırımlarını durdurmayı amaçlayan karar tasarısının BMGK’de reddedilmesinin ardından, İran’ın nükleer sorununun çözümsüzlüğe girmesinin Orta Doğu’da yeni bir güvenlik krizine yol açabileceği uyarısında bulundu.
Çin, İran’a yönelik BM yaptırımlarını geri getirecek “snapback” mekanizmasını durdurmak için Rusya ile birlikte Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine sunduğu karar tasarısının veto edilmesinin ardından yazılı bir açıklama yaptı.
Çin’in BM Daimi Temsilci Yardımcısı Gıng Şuang, İsrail’in Gazze’ye yönelik devam eden saldırılarına ve Orta Doğu’da artan gerilime dikkat çekerek, “İran’ın nükleer sorununun çözümsüzlüğe girmesi, yeni bir bölgesel krizi tetikleyebilir. Bu, uluslararası toplumun ortak çıkarlarına hizmet etmeyecektir” ifadesini kullandı.
Gıng, tasarının reddedilmesinden duydukları üzüntüyü dile getirerek, İran’ın nükleer meselesinin çözümü için diplomasi ve müzakerelerin tek yol olduğunu vurguladı. Durumun “acil ve kritik” bir aşamaya geldiğine işaret eden Çinli diplomat, tüm tarafları sakin ve itidalli olmaya, diyalog ve temasları sürdürmeye ve gerilimi artırmaktan kaçınmaya çağırdı.
ABD’ye ‘askeri saldırıları durdur’ çağrısı
ABD ve müttefiklerine de seslenen Gıng, Washington’un İran’a yeni askeri saldırılar düzenlemeyeceğini taahhüt etmesi ve İran’ın müzakere teklifine olumlu yanıt vermesi gerektiğini belirtti. Avrupa ülkelerine ise yaptırım ve baskı politikalarından vazgeçmeleri çağrısında bulundu.
Çin ve Rusya, 26 Eylül’de, İran’la 2015’te imzalanan nükleer anlaşmanın Avrupalı tarafları olan İngiltere, Fransa ve Almanya’nın “snapback” mekanizmasını işletme kararını durdurmak amacıyla BMGK’ye karar tasarısı sunmuştu. Tasarı Çin, Rusya, Pakistan ve Cezayir tarafından desteklenirken, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Danimarka, Yunanistan, Panama, Sierra Leone, Slovenya ve Somali’nin oylarıyla reddedildi. Güney Kore ve Guyana ise çekimser kaldı.

❤️MALCOLM-XX❤️
İRAN-İSRAİL KALICI BARIŞI NASIL OLMALIDIR ?
İran, Abd alçağıyla asla ticaret anlaşması yapmak ve bu konuda yatırım işbirliğine gitmek ya da Abd ile barışacağım diye tavizkar tutumlarla Abd’nin çok pahalı uçaklarını vs almak zarunluluğunda asla hissetmemelidir kendisini, çünkü bu tutum, tam bağımsız bir ülke olmanın gereğidir herşeyden önce !
Abd’den kesinlikle her zaman uzak ve mesafeli durulmalıdır ki bu tutum şerefli İran milleti’nin en büyük kazancı olacaktır hiç şüphesiz !
Abd’ye bir kere elini veren asla kolunu kurtaramaz ki buna en açık örnek Atatürk sonrası dönemde iktidara gelen ve Abd mandacısı olan İnönü ve ondan sonrasında da yine Abd siyaset müdahaleleriyle iktidara getirilen tüm sağlı-sollu işbirlikçi mandacı iktidarlar aracılığıyla ülkenin elini Abd’ye kaptırılmasıyla aradan yüz sene geçmesine rağmen ülkemiz, güzelim Türkiye’miz halen daha Abd’nin bu can yakıcı katmerli sömürüsünden ve damgalı Nato köleliğinden, ulusal onurunu halen bile kurtarabilmiş değildir geçmişten günümüze değin köleleştirilmiş olan yüce Türk Milleti’miz maalesef !!!
İran’ın bu anlaşmada yapması gereken tek anlaşma, Abd ve İsrail her koşulda İran’a karşı mesafeli duracak, iç işlerine ve ülke yönetimine müdahale etmeyecek, düşmanca davranışlar sergilemeyecek ve yaptırımları da derhal kaldıracak olup, İran’ın Ortadoğu’da ya da Batı Asya’daki bölgesel etkinlik alanlarına ve bölgesel müttefik ve kardeş ülke ilişkileriyle, bu onurlu dost ülkelere İran’ın sunduğu desteklerine ve ülkesel çıkarlarına, kesinlikle İsrail’le herhangi bir tehdit oluşturmamak üzere Abd, İsrail ve Batılı ülkeler tarafı, koşulsuz şekilde saygılı olacaklar ve dediğimiz gibi İsrail, İran’ın bölgesel çıkarlarına ve ilişkilerine saygılı olup da, ekonomik engeller çıkarmamaları karşılığında, İran tarafı da, İsrail’in bölgesel çıkarlarına ve müttefikleri olan İslamsı ülkeler arasındaki sömürü ve işgal ilişkilerine asla müdahil olmayacak , İsrail’in bu bölgesel dansözleri olan Arap ülkelerini işgallerine asla karışmayacak olup, evet israil’in bu “alan razı veren razı ” ilişkilerinde İran tarafı asla tehditkar davranmayacak ve İran İsrail’le karşı her daim ateşkes halinde olma durumunu koruyacak olup, İsrail’e karşı mesafeli duracak ve evet birbirleriyle hiç bir daim barışık olmayacaklar ama asla karşılıklı düşman da olmayacaklardır tıpkı Peygamber Efendimizin kendi zamanında Yahudilerle yapmış olduğu o değerli ve adil ‘Medine Sözleşmesi’ nde yapmış olduğu anlaşma misali gibi !!!
İsrail’in buradaki en büyük kazancı da, kendi ülkesel varoluşuna en büyük bölgesel tehdit gücü oluşturan bu bölgedeki tek Onurlu İslam Ülkesi olan İran ile karşılıklı saldırmazlık anlaşmasına razı etmek ve İran’la karşılıklı saldırmazlık ve savaşsızlık halini kazanmak ve korumak olacaktır hiç şüphesiz !!!
Evet en büyük ve en sağlam güvence budur İsrail için, “karşılıklı kalıcı saldırmazlık güvencesi”dir bu !
İran’ın kendi ulusal güvenlk güvencesi olan füze gücünü sınırlamaya kalkmak, ve barışçı nükleer hakkını engellemeye çalışmak ise, karşı tarafı tamamen ve hiç olmayacak şekilde ve getirisiz anlamda savunmasız bırakmak gibi hiç olmayacak bir anlaşamama aptallığından başka bir şey değildir doğrusu, bu anlamsız zorlayıcı tutum açıkçası !!!…
Bölgesel barışı savunurken istemeden sürçü lisan ettiysek lütfen affola !
Her iki ülke halklarına ve kamuoylarına sonsuz saygılarımla.