CNN kanalı, İran meselesini Trump liderliğindeki ABD hükümetinin “en zor dış politika ikilemlerinden biri” olarak nitelendirdi.
CNN tarafından yayınlanan analize göre Donald Trump, şu anda dış politikasının en zorlu çıkmazlarından biriyle karşı karşıya ve İran’a karşı kolay veya bedelsiz bir zafer ihtimali ufukta görünmüyor.
Makalenin yazarı, bunun Trump’ın Amerikan halkına yaşatmak istemeyeceği şoklardan biri olabileceğini belirtiyor: “Eğer Amerikalılar yakında bir gün uyandıklarında İran’la yeni bir savaşın başladığı haberiyle karşılaşırlarsa, Başkan çok büyük bir riski göze almış demektir.”
CNN, anketlerin seçmenlerin öncelikli endişesinin ekonomi, gıda ve barınma fiyatları olduğunu gösterdiğine dikkat çekiyor; ancak Trump, yeni yılın başında odağını başka konulara kaydırmış durumda: Venezuela’da Nicolas Maduro hükümetinin devrilmesi, Minnesota’da iki vatandaşın ölümüyle sonuçlanan geniş çaplı göçmen sınır dışı operasyonları ve seçim sistemine yönelik devam eden eleştirileri.
Yazar, Trump’ın iktidara döndüğü ilk yılda askeri güç kullanmaya dramatik bir eğilim gösterdiğini; İran, Irak, Yemen, Suriye, Nijerya, Venezuela ve hatta Pasifik ile Karayip’teki uyuşturucu botlarına yönelik saldırılar düzenlediğini vurguluyor.
CNN şu uyarıda bulunuyor: “Trump’ın popülaritesinin %40’ın altına düştüğü ve ara seçim yılının Cumhuriyetçiler için çok zorlu göründüğü bir dönemde o, kırılgan iç siyasi durumunu İran’a yönelik oldukça karmaşık ve riskli askeri seçeneklerle birlikte değerlendirmek zorunda.”
CNN analisti, Trump’ın öngörülemez ve dalgalı davranışlarının müzakerelerde kendisine daha fazla manevra alanı sağladığına inandığını, ancak mevcut İran koşullarında canı gönülden arzuladığı “temiz ve kolay bir zaferin” elde edilmesinin çok zor göründüğünü savunuyor.
Rapora göre Trump, İran’daki karar vericilerin bir savaşı önlemek için “anlaşma” yapmaya razı olduklarına ikna olmuş durumda. CNN aynı zamanda Trump’ın “kişisel ve jeopolitik itibarının” büyük bir kısmını kumar masasına sürdüğünü yazdı.
Ancak rapor, İran’daki askeri eylem risklerinin Venezuela örneğinden çok daha yüksek olduğunu vurguluyor. Devrim Muhafızları (Sepah) ve Besic’i zayıflatmaya yönelik ciddi bir saldırı veya hükümet değişikliği çabası, muhtemelen birkaç gün veya daha fazla sürecek bir hava harekatı gerektirecek ve ağır sivil kayıp riski taşıyacaktır.
CNN şu sonuca varıyor: Trump’ın sevdiği tarzda olan kısa ve sınırlı bir saldırı bile muhtemelen bir devrilme için yeterli olmayacak; daha uzun süreli bir çatışma ise ona olan halk güvenini yok edebilir ve Cumhuriyetçilerin ara seçimlerdeki şansını ciddi şekilde azaltabilir.
Yazar, Trump’ın bunca tehditten sonra geri adım atması halinde uluslararası itibarının zedeleneceğini söylüyor. Diğer yandan, hem Trump tarafından (halka) pazarlanabilecek hem de İran tarafından kabul edilebilecek bir anlaşmaya varmak oldukça zor görünüyor.
Sonuç olarak CNN’in analizi, Trump’ın son derece karmaşık bir durumda olduğu yönünde: Ne ağır bedeli olmayan bir askeri eylem mümkün, ne itibar zedelenmeden geri çekilme ihtimali var, ne de diplomasinin başarı için net bir perspektifi bulunuyor. Nihai karar, Trump’ın kendi “içgüdüsüne” ve kişisel yargısına bağlı kalmış durumda/tesnim
