Suriye kaynakları, Colani unsurlarının Lazkiye kırsalındaki köylerde sivillere karşı yeni baskıcı suçlar işlediğini bildirdi.
Ebu Muhammed Colani yönetiminin Suriye vatandaşlarına ve özellikle bu ülkenin azınlıklarına karşı baskıcı suçları devam ederken, Suriye medyası Colani unsurlarının Lazkiye vilayetinde, Ceble kırsalındaki Kankaro köyüne saldırdığını ve bunun geçen Mart ayında işlenen suçları hatırlattığını duyurdu.
Colani Unsurlarının Lazkiye Köylerine Saldırısı Ve Suriyeli Vatandaşların Öldürülmesi Ve Tutuklanması
Yerel Suriyeli kaynaklar, Colani rejimine bağlı unsurların köyde birkaç kişiyi tutukladığını bildirdi. Yayınlanan fotoğraf ve videolar, geçici hükümet unsurlarının saldırısında sivillerin öldüğünü gösteriyor.
Colani rejiminin İçişleri Bakanlığı ise unsurlarının bölgede eski Suriye ordusundan geriye kalan güçlere saldırdığını iddia etti. Ancak raporlar sivil kayıplara işaret ediyor.
Haberlere göre, Colani rejimine bağlı bir unsur, Şazrika çiftliğinde bulunan Kankaro köyündeki bir evi hedef aldı ve bu saldırı sonucunda, aralarında eski Suriye ordusundan bir subay, kamu güvenliğinde idari bir görevli ve bir kadın dâhil üç sivil olmak üzere toplam 5 kişi hayatını kaybetti. Bölgede geniş çaplı silah sesleri duyuldu.
Yerel kaynaklar, geçiş hükümeti unsurlarının bir evi ve komşu bazı evleri yoğun şekilde kurşunladığını, bunun sonucunda çeşitli maddi hasarlar meydana geldiğini belirtti.
Beyt el-Aluni köyünde de benzer bir olay yaşandı. Colani rejimi unsurları evlere saldırdı ve olayda bir kişi öldü, bir genç yaralandı ve bir kişi tutuklandı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi olarak bilinen kuruluşun raporuna göre, saldırının ardından köyde bir tutuklama dalgası başladı ve en az 4 yaralı genç hedef alındı.
Colani unsurlarının bu saldırıları ve sivillere yönelik şiddetin tırmanması, merkezi ve kıyı bölgelerinde mezhep temelli suçların belirgin şekilde arttığı bir dönemde işlendi.
Humus’ta Bir Öğretmene Suikast
Bu bağlamda, Colani rejimine muhalif güçlerin koalisyonu olarak anılan Suriye Ulusal Fraksiyonu, Suriyeli öğretmen “İman Matanios Cerges’in” Humus’ta suikasta uğramasını kınayarak bunu yaşam hakkının ağır ihlali ve Colani yönetiminin sivilleri koruma ve güvenliği sağlama konusundaki başarısızlığının göstergesi olarak nitelendirdi.
Fraksiyon yayımladığı bildiride, geçiş hükümeti yetkililerinin bu Suriyeli öğretmeni itibarsızlaştırmak ve suikastı meşrulaştırmak amacıyla kasıtlı olarak söylentiler yaydığını belirtti.
Bildirinin devamında, Ceble kırsalındaki Beyt Şah, Kankaro, Beyt Aluni, Şazrika, Daliye, Beyt el-Anne ve Garb Hammam el-Karahle köylerinde sivillere ait evlerin ağır silah ateşiyle hedef alınmasını şiddetle kınadıkları ifade edildi. Bu saldırıların tehlikeli suçlar ve hukukun açık ihlali olduğu, sivillerin hayatına doğrudan tehdit oluşturduğu ve geçiş hükümeti yetkililerinin bundan sorumlu olduğu vurgulandı.
Öte yandan “Sivil Barış” adlı kuruluş yaptığı açıklamada, bu yılın başından bu yana Humus’ta 30 sivilin öldürülmesini ve aralarında 4 kadın ve 2 çocuğun da bulunduğu 38 kişinin yaralanmasını belgelediklerini duyurdu. Tam güvenlik kontrolü altında olduğu ilan edilen bir vilayette sivillerin öldürülmesinin tesadüfi olaylar olamayacağı ve yetkililerin hesap vermesi gerektiği belirtildi.
Kuruluş, Humus valisi ve güvenlik yetkililerinin istifasını talep ederek, yaşananların geçici olaylar değil, tehlikeli bir güvenlik çöküşü ve mezhep temelli saldırı modeli olduğunu vurguladı. Açıklamada, İçişleri ve Savunma Bakanlıklarına bağlı unsurların sivillere yönelik saldırılara doğrudan katılımı veya destek verdiğine dair açık işaretler gözlemlendiği ifade edildi.
Alevilere Karşı Şiddet Ve Baskı Sürüyor
“Suriye için Hakikat ve Adalet” adlı kuruluş, Hama’nın kuzey kırsalında çoğunlukla Alevilerin yaşadığı ez-Zagbe, Meryud, et-Tuleysiye, Maan, el-Fen ve Ebu Mensaf köylerinin sakinlerinin toplu zorla yerinden edilmesini, toprak ve evlerine geniş çaplı el konulmasını ve geri dönüşlerinin engellenmesini belgeleyen bir rapor yayımladı.
Saha kanıtları ve görgü tanıklarının anlatılarına dayanan rapor, intihar İHA’larının kullanıldığı ani bir askeri saldırı sonucu sakinlerin panik içinde evlerini ve mallarını terk ederek canlarını kurtarmak için kaçtıklarını gösteriyor.
Rapora göre, söz konusu kişiler doğrudan tehditler nedeniyle geri dönmek zorunda bırakıldı ve malları yağmalandı.
Suriye’de ve yurtdışında bulunan Yüksek Alevi İslam Konseyi de Colani unsurlarının bu suç niteliğindeki baskıcı eylemlerine tepki göstererek bir bildiri yayımladı. Bildiride, fiili yetkililer ve onlara bağlı gruplar tarafından Suriye kıyılarında ve Humus vilayetinde Suriyeli Alevi sivillere karşı uygulanan toplu korkutma politikası ve sistematik katliamlar şiddetle kınandı.
Konsey tarafından yayımlanan bildiride, Colani rejiminin “eski rejimin kalıntıları” ifadesini Alevilere yönelik katliam ve korkutmayı meşrulaştırmak için bahane olarak kullanması reddedildi.
Bildiride ayrıca, geçen yıl yaşanan olayların, Alevi bölgelerinde sözde “eski rejim kalıntılarının” varlığına dair hiçbir kanıt bulunmadığını gösterdiği belirtildi. Ayrıca Alevi toplumunun hak ihlallerine karşı hiçbir şiddetli intikam eyleminde bulunmadığı, aksine meşru hak taleplerinde barışçıl gösteri ve oturma eylemleri yoluyla sivil ve barışçıl direnişe bağlı kaldığı ifade edildi.
Yüksek Alevi İslam Konseyi, uluslararası toplumu ve Suriye meselesiyle ilgilenen ülkeleri, Colani rejiminin Suriye halkına karşı yükümlülüklerini yerine getirmesi ve 2254 ve 2799 sayılı kararlar uyarınca merkezi olmayan bir federal anayasa oluşturarak siyasi bir çözümün hızlandırılması için baskı yapmaya devam etmeye çağırdı.
Konsey ayrıca, Suriye halkının tüm kesimlerinin temsilini garanti altına alan ve haklarını ve onurlarını koruyan, uluslararası denetim altında özgür seçimlerin yapılmasını ve gerçek bir ulusal federal hükümetin kurulmasını istedi
