CNN Türk ekranlarında Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge’ye katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz; “Türkiye Savaşı’nın içine girmemek için elinden gelen ihtiyatı gösteriyor. Ancak bunun da bir sınırı var.” dedi.
ABD ve İsrail ortaklığında İran’a başlayan saldırılarla ateş çemberine dönen Orta Doğu gündemine ilişkin konuşan Cevdet Yılmaz, “Bir arabuluculuk yapma gayretinde olduk ama son anda Umman’a döndü ibre ve olumlu sonuçlanmadı. Malesef savaşla sonuçlandı” dedi.
“İncirlik Üssü Türkiye’nin Üssü”
Biz NATO’nun üyesiyiz. Biz onun bir parçasıyız. İncirlik Üssü Türkiye’nin üssü. Orada farklı ülkeden askerler de bulunuyor. Türk bir komutanın komutasında. Çelik kubbemiz gelişiyor. Türkiye yoğun bir çaba içerisinde. Bir an önce bu savaşın bitmesini arzu ediyoruz. Diplomasinin geri dönmesini istiyoruz. Bu yönde çabamız var.
(Türkiye hava sahasında imha edilen füzeler) Bu olayın tekrarlanmaması için defalarca uyardık. İran’da şu anda bütüncül bir karar alma sistemi yok. Farklı bir yapılanmaya gitmiş durumdalar. Türkiye hem NATO üyesi olarak hem de kendi varlığıyla tedbirlerini almaya devam edecek. İran, ‘füzeyi biz atmadık’ diyor.
“İran Konusunda Tavrımız Net”
İran konusunda tavrımız net. Türkiye Cumhuriyeti, liderler diplomasisi ve dışişleriyle, tüm kurumlarıyla çok yönlü bir çaba içinde. Bu savaşın bir an önce bitmesini istiyoruz. Çok açık bir çabamız var.
Taraflardan karışık mesajlar geliyor. İsrail, savaşı uzatma çabasında, ABD daha farklı bir yaklaşımda. Bir belirsizlik var, tam olarak kestiremiyoruz. Trump’ın genel yaklaşımından çıkardığım; bu savaşı uzun süre devam ettirmeyeceği yönünde. Hem ekonomik hem insani boyutta riskleri var. Dolayısıyla bir noktada sonlandırılacağını düşünüyoruz.
“Bölgeye Yayılma Riski Her Geçen Gün Artıyor”
Bölgeye yayılma riski her geçen gün artıyor, bir noktada sonlandırılacağını temenni ediyoruz, kesin bir şey söyleyemeyiz. Bu orta ölçekli savaşlar kısa sürsün diye girilir ama bir yerlere sürükleyebilir, uzun vadeye yayılabilir. Çok uzun sürmeyeceğiniz bekliyoruz, olmamasını temenni ediyoruz ve bu yönde de gayret sarf ediyoruz.
Büyük bir insani maliyet var. Bu sürdürülebilir bir yaklaşım değil, hukuk ve kaide dinlemeden sadece güç çarpanı üzerinden yürütülen politikalar sürdürülebilir değil. İnsanlığın geleceği açısından ürkütücü. Mutlaka insanlığın bir tepkisinin geleceğini düşünüyorum.
Savaşın Ekonomik Etkileri
Ekonomik etkiler derken petrol ve doğal gaz var. Hürmüz dünya petrolünün yüzde 20’sinin sevk edildiği bir boğaz. Sıvılaştırılmış doğalgazın yüzde 25’i de bu boğazdan sevk ediliyor. Gübre de buradan geçiyor. Buranın işlememesi dünyada ciddi alarm oluşturuyor. Bir çok maliyet artıyor, küresel ekonomini etkilendiğini görüyoruz. Uzak Doğu ülkeleri daha çok bu bölgeye bağımlı, yine doğalgaz açısından Avrupa bu bölgeye ihtiyaç duyuyor.
“Türkiye Arz Sorunu Yaşamayacak”
Küresel ekonominin etkilendiğini ifade edebilirim. İki yönlü etkisi var, birincisi enflasyonu artırıyor, ikincisi büyümeyi yavaşlatıyor. Uzak doğu ülkeleri stokları kullanmak zorunda kalacaklar, bir zaman sonra yetmeyecek. Avrupa’nın 90 gün. Türkiye, kaynak çeşitlendirme imkanı olan bir ülke. Ayrıca akıllıca yatırımlar yaptı Türkiye. Türkiye arz sorunu yaşayacak bir ülke değil. Bir arz sorunu bir de fiyat sorunu var. Biz arz sorunu yaşamayacağız ancak fiyatlardan etkileneceğiz. Stoklarımız var, bağlantısallığımız güçlü, denizlerden, farklı yerlerden temin edebiliriz, 23 yılda yerli ve yenilenebilir kaynaklara yatırımlar yaptık.
“Akaryakıt Fiyatlarının Yüzde 75’ini Karşılama Kararı Verdik”
Akaryakıt fiyatları enflasyonu arttırabilir, buna istinaden bütçe açığımızı bir miktar artırma pahasına akaryakıt fiyatlarının yüzde 75’ini karşılama kararı verdik. vergilerden vazgeçip, fiyatı düşürücü şekilde hareket ettik. Fiyat etkisini sınırlandırdık, vatandaşa da sınırlı yansıdı. Enflasyonla mücadele ettiğimiz bu dönemde, bizim için enflasyonu düşürmek, kontrol altıda tutmak, yükselmesini engellemek bizim için bütçe açığından daha önemli, daha yaşamsal. Geçici ve sınırlı bir etki olduğunu düşünüyoruz.
“Krizlere Karşı Dirençli Bir Ülkeyiz”
Krizlere karşı dirençli bir ülkeyiz, ekonomimiz de birçok testten geçti. Birçok krizi Türkiye yönetti, bu sorunları da yönetebiliriz. Bu durum enflasyonu etkileyecek, yüzde 25 de olsa yansıyacak. Belli bir etki gelecek buradan.
Altyapılar tahrip edildi, toparlanması zaman alır. Ama bir iyileşme süreci başlar. Terörde de savaşlarda da yıkıcı etki ani oluyor, yapıcı etkiler zaman alıyor. Yani yeniden normalleşme biraz bir süre alıyor doğrusu. Alt yapının düzeltilmesi, sevkiyatın normalleşmesi zaman alır.
“Türkiye Savaşa Girmemek İçin Elinden Geleni Yapar Ancak Bunun Da Sınırı Var!”
Her üç füze de İran’dan ateşlendi. Bunlar tek kişinin kullanabileceği omuzdan atılan silahlar değil, balistik füzeler. Füzeler eğer devre dışı bırakılmasaydı hedef Türk topraklarıydı. İran makamlarının açıklamaları bu gerçekleri değiştirmiyor. Türkiye Savaşı’nın içine girmemek için elinden gelen ihtiyatı gösteriyor. Ancak bunun da bir sınırı var.
cnntürk

Turkiye savasa girmese de savas içinde aktiv rol de aliyor. Eger Usler bize ait ise ??? amerikanin & israilin irani vurmasi için neden israil & amerikaya irani daki hareketlilik kordinat bilgilerini veriyor? Eger Amerika (NATO) ait ise neden Turkiye komusunu arkadan hançerliyor?
Biz çoktan tarafimiz aldik; Siyonist Epstien Amerika tarafi. Onu Suriyede açikca gosterdik. Suriyeyi Israile altin tepside sunduk. HTS (colani) Lubnada sia & alivilere ve hristiyanlara karsi saldir duzenledi halkin ayaklanmasi onlari geri puskurtu.
Hukumet halki kandirmakta, halk, Amerikan ve siyonist karsiti FAKAT hukumet AKSIYONDA degil, lafla peynir gemisi yurutmekte. Ama bu ise ilerde turkiyeni parçalanmasi demek yani halk ayaklanmasi halk samimi olarak hakikat yaninda ama yonetim ise “nato & AB” vitrin gostererek halki mazlumlarin diresine karsi kullanmay çalismakta. Savasi istemey turkiye aslinda savas Suriyedeki politikasiyla alevlemnesi olanak sagladi.
Neticede, Turkiyedeki islamci kesim Islam karsi dejalin yaninda savasacak gibi gozukuyor.