Direniş cephesi savaşçıları, İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney’e tam bağlılıklarını vurguladı.
Direniş cephesi savaşçılarının İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney’e hitaben yayımladığı mesajın metni şu şekildedir:
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Mücahit lider, İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney’in yüce huzuruna,
Selam, rahmet ve bereket üzerinize olsun.
En içten selam ve saygılarımızı zat-ı âlinize arz ediyor, ümmetin ve direnişin şehitlerinin imamının şehadeti münasebetiyle en samimi taziye dileklerimizi yineliyoruz. Yüce Allah’tan, bizleri onun yolunun takipçileri ve kanının davacıları kılmasını, derecelerini Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve onun pak Ehl-i Beyti ile birlikte en yüce mertebelere yükseltmesini diliyoruz.
Sizin ilk ilham verici bildiriniz, içeriğiyle İslam ümmeti için yol gösterici bir manifesto niteliği taşımış; direniş cephesi mücahitlerine yönelik takdir ve iltifat anlamları barındırarak onlara yeni bir ruh kazandırmış ve kararlılıklarını yenilemiştir.
Bizler, direniş cephesinin üyeleri, komutanları ve mücahitleri olarak, bu değerli teveccühünüz için en derin şükranlarımızı sunar ve aşağıdaki hususları vurgularız:
Birincisi: İstikrar, bağımsızlık ve özgürlük yolunda; küresel güçlere karşı mücadelede kararlılığımızı sürdürüyoruz. Bu yol, İmam Humeyni tarafından çizilmiş, Şehit İmam Hamaney tarafından korunmuş ve direniş komutanları tarafından takip edilmiştir. Ayrıca velayet makamına olan bağlılığımızı ve bu bağlılığa sadakatimizi teyit ediyoruz.
İkincisi: İslam Devrimi Lideri ile olan biatimizi yeniliyor, onun rehberlik ve talimatlarına tam bağlılığımızı ilan ediyor ve bunları cihad yolumuzda pratik bir program olarak görüyoruz.
Üçüncüsü: ABD ve siyonist rejimin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik gerçekleştirdiği saldırganlık karşısında, İslam ümmetini ve İran İslam Cumhuriyeti’ni tüm imkânlarımızla savunmayı bir görev biliyoruz. Bu çerçevede:
a) Direniş cephesi güçleri, kendi coğrafi ve ulusal şartlarına uygun şekilde, mazlumu destekleme ve zalimle mücadele ilkelerine dayanarak ABD ve siyonist rejime karşı geniş çaplı operasyonlar başlatmış ve onlara ağır kayıplar verdirmiştir.
b) Direniş cephesinin ve mücahitlerin kabiliyetleri ileri seviyelere ulaşmış olup, bu durum özellikle stratejik bölgelerde düşmanlar için açık hâle gelmiştir. Bu kapasitenin bir kısmı hâlihazırda kullanılmış, önemli bir bölümü ise tam hazırlık hâlinde beklemektedir.
c) ABD ve siyonist rejimin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırı ve suçlarının devam etmesi durumunda, operasyonların kapsamı genişletilecek, daha fazla kapasite devreye sokulacak ve yeni cepheler açılacaktır. Bu durumda düşmanlar, bu mücadelenin sonuçlarına katlanamayacak ve geçmişte olduğu gibi geri çekilmek zorunda kalacaktır.
Ayrıca, direniş cephesinin bileşenleri arasındaki birlik ve dayanışmanın önemine ilişkin vurgunuzun bugün benzeri görülmemiş bir düzeyde gerçekleştiğini; bu birliğin belirleyici bir güç unsuruna dönüşerek düşmanlar için bir kabus hâline geldiğini ve siyonist fitneden ve ABD’nin bölgedeki varlığından kurtuluş için yakın bir kapı oluşturduğunu ifade ederiz.
Son olarak, İmam Humeyni’nin başlattığı ve İmam Hamaney’in pak kanıyla güçlendirdiği yola bağlılığımızı bir kez daha yineler; İslam Devrimi Liderliği’ne olan sarsılmaz bağlılığımızı vurgularız. Bu yolda tam zafere ulaşıncaya, düşman bertaraf edilinceye ve hak cephesi galip gelinceye kadar kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz.
Zafer ancak kudret ve hikmet sahibi Allah’tandır.
