Emperyalizmin Tuzağına Düşmeyin

ABD ve İsrail’in İran yönetimine karşı başlattığı savaşta mezhepçilik fitnesi ateşinin tekrar harlanmasına karşı Mehmet Görmez’den tarihi bir uyarı geldi.

Ortadoğu’daki ateş çemberi her geçen gün genişlerken, Siyonizm cephe hattında kaybetmek üzere olduğu savaşı inanç zeminine sıçratma telaşına düşerek yerli işbirlikçilerini tek elden düğmeye basılmışçasına harekete geçirdi.

Küresel krizlerin gölgesinde tırmandırılmak istenen mezhep çatışmalarına karşı sessizliğini bozan bir isim de Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez oldu.

Görmez Hoca, sadece siyasi denklemleri değil, sosyal medyanın algoritmalarıyla kitleleri zehirleyen kanaat önderlerini ve tehlikeli gidişatı da deşifre etti.

Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, İran savaşı ekseninde alevlendirilen Sünni-Şii tartışmalarına sert tepki göstererek, dijital dünyanın cahil şöhretlerini hedef alan tarihi bir ‘Rüveybida’ uyarısında bulundu.

Emperyalizmin Tuzağına Düşmeyin

Siyonizm ve emperyalizmin bölgede yürüttüğü kirli savaşa dikkat çeken Görmez, hiçbir Müslümanın bu yapının yanında saf tutamayacağı gerçeğinin altını imani ve İslami bir konu olarak çizdi.

Bu hak-batıl savaşı tablosunda Sünni-Şii ihtilafını körüklemenin akıl tutulması olduğu ifade edildi.

Tarihi uyarısını yapan Görmez, “Bu savaşın gölgesinde Müslümanların tekrar tarihe dönüp, tarihte yaşanmış acıları tekrarlaması bir mezhep meşrep kaygısına girmesi, bir Sünni-Şii ihtilafını körüklemesi gerçekten anlaşılabilir bir şey değil” sözleriyle gidişata tepki gösterdi. Bir zulmün veya cürmün başka bir zulmü asla meşru kılmayacağı vurgulandı.

Algoritmik Şöhretler: Rüveybida Kimdir?

Açıklamaların en can alıcı noktası ise sosyal medya çağının defolarını yüzümüze vuran “Rüveybida” çıkışı oldu. Peygamber Efendimiz’in (sav) “aldatıcı yıllar gelecek” hadisini hatırlatan Görmez, liyakatin ayaklar altına alındığı bu dönemi sert sözlerle eleştirdi.

Görmez’in, “Dini hayata, ilmi hayata algoritmik şöhretlerle yön verilmez” ifadeleri kayıtlara geçti.

Hakikate ancak diz çökerek, göz nuru dökerek ulaşılabileceği aktarıldı.

Peki, dilden dile dolaşan bu Rüveybida ne anlama geliyor?

İslam literatüründe toplum düzeninin altüst olduğu bir dönemi simgeleyen bu kavram; kamunun işleri hakkında söz sahibi olan, bilgi ve karakter yoksunu, sığ görüşlü kimseleri tanımlamak için kullanılıyor.

Değerlerin tepetaklak olduğu bu çağda; yalancıların doğru, doğruların yalancı sayıldığı; hainlere güvenilip, emin insanların hain ilan edildiği kaydedildi.

Mehmet Görmez Hoca şunları söyledi:

“Savaşları doğru okumalıyız. Savaşların sosyolojisini doğru tespit etmeliyiz. Müslümanlar sadece Allah’ın kitabındaki ayetleri ve sadece kainatın ayetlerini doğru okumakla mükellef değiller. Aynı zamanda yeryüzünde yaşanan büyük hadiseleri de Allah’ın ayeti olarak görüp oradan dersler ve ibretler çıkarmalı.

Siyonizmin, emperyalizmle birlikte Müslümanlara yönelik içine girdiği bu kirli savaşta hiçbir Müslüman emperyalizmin yanında yer alacak bir tavır içinde olamaz. Bu savaşın gölgesinde Müslümanların tekrar tarihe dönüp, tarihte yaşanmış acıları tekrarlaması bir mezhep meşrep kaygısına girmesi, bir Sünni-Şii ihtilafını körüklemesi gerçekten anlaşılabilir bir şey değil. Hepimiz işlenen hataları biliyoruz ama bir zulüm başka bir zulmü meşru kılmaz. Bir cürüm başka bir cümrü meşru kılmaz. Ehli sünnet kavramının karşılığı Şiilik değildir. Ana yoldur. Ana yol, ehli kıble kavramını geliştirmiştir. “Namazımızı kılan, kıblemize yönelen, kestiklerimizi yiyenler bizdendir” diyor Allah Resulü.

Biz, aldatıcı ruveybida çağında yaşıyoruz. Hadiste de ifade edildiği gibi algoritmik şöhretlerin dini hayata da yön vermeye başladığı dönemlerden geçiyoruz. Allah Resulü şöyle buyurmuştu:

İnsanların başına çok aldatıcı yıllar ve zamanlar gelecek. Sadıklar yalancı sayılacak, yalancılar sadık sayılacak. Güvenilir insanlar hain sayılacak, hain insanlar güvenilir, emin sayılacak. Sadece rüveybida konuşacak. Soruyorlar “Rüveybida nedir?” diye. Bayağı ve cahil insan ama her meselede konuşur. Rüveybida bana sanal, dijital dönemlerin algoritmik şöhretlerini hatırlatıyor. Dini hayata, ilmi hayata algoritmik şöhretlerle yön verilmez. İhlasla, samimiyetle, emek vererek, diz çökerek, göz nuru dökerek, ilim tahsil ederek ancak gerçekleşebilir.”

Bu kritik uyarıların ardından dijital mecralarda kanaat önderi olarak anılan kişilerin İslam düşmanlarından yana yaydığı ‘mezhepçi’ bilgi kirliliğine karşı bilincin ve temkinliliğin artması bekleniyor.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın