RAST HABER- Sondakika İslami haber RASTMEDYA RAST YAYINLARI

Fars Körfezi’ndeki Dörtlü ABD Tatbikatının Hedefleri Nelerdir?

Yukarıda geçenlere atıfla, ABD’nin yeni başkanı Trump döneminin ilk tatbikatı olan ve İngiltere donanmasının liderliğinde yürütülen bu tatbikat, birçok içerik taşıyor. Bunlardan bazıları şöyle…

Fars Körfezi’ndeki Dörtlü ABD Tatbikatının Hedefleri Nelerdir?
03.02.2017 © RAST HABER

ABD Deniz Kuvvetleri, yeni Başkan Trump döneminin ilk büyük deniz tatbikatını 3 ülkenin daha katılımıyla Fars Körfezi’nde yürütüyor. Amerika’nın yanı sıra İngiltere, Fransa ve Avusturya’nın katıldığı “Trident” tatbikatı perşembe günü sona eriyor.

Görünürde bu tatbikat, her türlü deniz operasyonlarını yürütmenin yanı sıra, geleneksel ve geleneksel olmayan çok sayıda hava – deniz yolları tehditlerine karşı koymak için 4 ülkenin deniz güçlerinin hazırlık durumunu test etmek için düzenlenen ortak bir hazırlığı hedefliyor. Ayrıca tatbikatlar – donanma sahiplerinin iddiasına göre- özellikle, Fars Körfezindeki uluslararası ticaretin korunması, deniz yolu hatları ve dünyanın en yoğun su kanalları üzerinde gemilerin trafik akışını sağlamayı hedefliyor.

Bunlar görünürde olan hedefler. İçeriğine geldiğimizdeyse işler fazlasıyla değişiyor. Yukarıda hedef olarak sunulan maddeler, bahane olmanın ötesine geçmiyor. Dünyanın enerji kaynağı olarak kabul edilen stratejik sularda gerçekleştirilen tatbikatın belirtilen hedefleri, aslında birer bahane olmanın ötesine geçmiyor. Bu ülkeler, dışarıdan gelecek herhangi bir saldırıya karşı İran’ın bu bölgeyi kapatmaya kadir olduğunu bildikleri için, İran İslam Cumhuriyeti’nin caydırıcı savunma stratejisinin gölgesinde, bu ihtimal ihtimal dışı oldu.

Manevranın içeriği

Yukarıda geçenlere atıfla, ABD’nin yeni başkanı Trump döneminin ilk tatbikatı olan ve İngiltere donanmasının liderliğinde yürütülen bu tatbikat, birçok içerik taşıyor. Bunlardan bazıları şöyle;

Birincisi: Bölgesel şartların en kızgın olduğu dönemde, 4 büyük ülke tarafından bir askeri tatbikat yapılarak atılan bu adım,  genel olarak “bölgenin askerileştirilmesi” bağlamında kabul ediliyor. Kuveyt’te NATO üssü inşa edilmesinden sadece birkaç gün sonra bu adımın gelmesi bile, tek başına bu duruma işaret etmeye yetiyor. NATO’nun Kuveyt’teki üssü, bölgede türünün ilk örneği olma ayrıcalığı taşıyor. Bu bağlamda, İngiliz kraliyet donanmasının eski Amirali Lord West, yaptığı açıklamada tatbikatın zamanlamasının endişe verici olduğunu vurgulayarak, askeri liderlerin bölgedeki gerginliği tırmandırdıklarının farkında olmaları gerektiğini açıkladı.

İkincisi:  Bu tatbikat, Batılı medya organlarının söylemi ile “İran tehditleri” ile karşılaşmak ve bu iddia edilen tehditlere karşı koymak için bir simülasyon olmaktan uzak görülmüyor. Tatbikat bunun yanı sıra, “İranfobia” politikasını kullanarak İran ve komşuları arasında gerginliği tırmandırmayı amaçlıyor. Amerika ve İngiltere, iddia edilen tehditlere karşın Fars Körfezi ülkelerine “güvence” mesajı göndermeyi amaçlıyor.

Üçüncüsü: Bu tatbikatın ve genel olarak bölgenin askerileştirilmesinin başlıca nedenlerinden biri de,  Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın daha fazla silah anlaşması imzalamasını sağlamak. Nitekim Batılı ülkeler, bu anlaşmalar üzerinden yüzlerce milyar dolar kâr sağlıyor. Gözlemciler, ABD başkanı Trump’ın “süt veren inek” adını verdiği bu ülkelerin, “İranfobia” politikası ile avlandıklarını vurguluyor. Diğer yandan, İran’ın karşısındaki ülkelerin geçmişe göre çok daha zayıf konumda oldukları görülüyor. Bu zayıflık, özellikle de uluslararası arenada en belirgin güç göstergesi olarak kabul edilen “ekonomik” alanda baş gösteriyor.

Dördüncüsü: Bu tatbikatın varlığının, “NATO üssü” ile aynı zamana denk gelmesi ve Rusya’nın Suriye’ye girmesinin ardından, bu ülkelerin Ortadoğu’daki askeri varlıklarını güçlendirmeleri görmezden gelinemez. Eski Amerikan başkanı Barack Obama yönetimi, “Asya’ya ağırlık verme” politikasını benimserken, buna karşın yeni başkanın stratejisi Obama’nın politikası ile son derece çelişiyor. Uzmanlar bu tutarsızlığı, Rusya’nın bölgedeki varlığına bağlıyor.

Beşincisi: Bazı kesimler, bu tatbikatı dört ülkenin periyodik olarak gerçekleştirdiği doğal bağlama yerleştirmeye çalışıyor. Ne var ki, ortaya atılan “İran tehdidi” senaryosunun konuşulması bile, bu ülkelerin, İran ve komşuları arasında gerginlik çıkarmaya yönelik gerçek niyetlerini açığa çıkarıyor.

Şüphesiz Batılıların bölge üzerindeki herhangi bir askeri varlığından duyduğu hoşnutsuzluğu ortaya koyan İran, Fars Körfezine kıyısı olan 8 ülkeyi bu tatbikatlardan etkilenmeyecek bir “öznel güvenlik” stratejisi uygulamaya davet ediyor. Bu bağlamda İran ordusu, ülkenin güneydoğusunda yer alan Cabhar Limanına 1000 kilometre mesafede, uluslararası sularda bir tatbikat düzenleyecek. İran Donanması Komutanı General Habibullah Seyyari’nin açıklamalarına göre, İran güçlerinin bir yılda yaptığı 25 tatbikatın dışındaki bu manevralarda, “su altında ve su üstünde füze ateşleme” gibi farklı sahalarda güç testi yapılacak.

İran ve Fars Körfezindeki Arap komşuları arasında ortak yürütülen bu tatbikatlar, Gazze ve tüm Filistin topraklarındaki ablukayı kırmak için İsrail varlığı ile deniz yolundan yürütülecek bir savaşın simülasyonu olarak değerlendiriliyor.

Alwaght

 

medyasafak

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
 BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

( 1 Yorum )

  • Haydari ;

    Bismillah Bismişah Allah Allah, Allah Allah
    Vakitler hayır, hayır lar feth ola, şerler def ola.
    Müminler şad u abad münafıklar berbat ola.
    Miminde olur nuru iman, gönülleri ki Hakk’a secde duran, nefes pir nefesi ola. Gerçeğe Hü! Mümine ya Ali.
    Allahumme salli ala seyyidena Muhammed ve al-i Muhammed ve accil ferecehum!
    ABD kendisini bekleyen kötü sondan kurtulmak için ordusunun büyük kısmını terhis ederek nükleer silahlarını imha etmeli ve ekonomik tekelleşmeden vazgeçerek kapitalizme ve elbette siyonizmle ilişkisine son vermeli. Aksi halde şu iyice bilinsin ki ABD nin sömürdüğü kul hakkı yanında katlettiği yüzbinlerin ahı yakasındadır ve Trump akıllı olmalı ki Rusya, Çin ve AB de Tanrı’nın gazabından sakınarak adaletsizlik ve zulümden uzak durmalıdır ve Türkiye’de artan zulüm ve adaletsizliğin müsebbibi olanlar da ayağını denk atsınlar ki bu kendi hayırlarına olur. Ve İran’a İmam Hüseyni nefes, direnişinden tebrik ve teknolojik ilmi muhafazada keskin kılıçlar sağlam binekler dilerim ve sabır, Hakk Ya Allah Ya Muhammed Ya Ali.
    Allahumme salli ala seyyidena Muhammed ve al-i Muhammed ve sahibi zaman accil ferecehum!

    03.02.2017 9:04 pm
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER