Fransız Tarihçi Emmanuel Todd: İsrail’in Tasması Koptu

Fransız tarihçi ve sosyolog Emmanuel Todd, Fréquence Populaire platformuna verdiği mülakatta küresel düzenin sarsıcı bir değişim eşiğinde olduğunu belirtti. Trump yönetiminin İran hamlesini “tarihin en büyük stratejik hatası” olarak nitelendiren Todd, ABD’nin rasyonel siyaseti terk ederek kolektif bir nihilizme sürüklendiğini söyledi.

Fransız tarihçi ve sosyolog Emmanuel Todd, Japonya dönüşü Fréquence Populaire kanalında katıldığı programda küresel siyasetin içinde bulunduğu kaotik durumu analiz etti.

Japonya’da PayPal’ın kurucusu ve Trump yönetiminin ideologlarından Peter Thiel ile geniş çaplı bir kamuoyu tartışması gerçekleştiren Todd, Batı dünyasının kendi sonunu hazırlayan bir sürece girdiğini belirtti.

Todd, “Fransa’da beni ‘şeytan’ olarak görüyorlar ancak Japonya’da saygın ve ciddi bir jeopolitik analist olarak kabul ediliyorum” diyerek Fransız entelektüel ortamının içine düştüğü darlığı eleştirdi.

Todd, Thiel ile yaptığı görüşmelerin ideolojik bir çatışmadan ziyade, rasyonel tartışma zevki üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Fransızların bu tartışma kültürünü kaybettiğini savunan tarihçi, “Ben arkaik bir Fransızım ve bununla gurur duyuyorum. Farklı görüşlerde olsak da tartışabilmeliyiz. Ancak bugün Batı’da rasyonellik yerini bir tür şeytanlaştırma sürecine bıraktı” diye konuştu.

“İran saldırısı bir dikkat dağıtma stratejisidir”

İran’da yaşanan askeri hareketliliği ve çatışma ortamını değerlendiren Todd, Washington’ın bu hamlesinin temelinde bir dizi başarısızlığın yattığını kaydetti.

ABD’nin Ukrayna’da Rusya karşısında hem askeri hem de endüstriyel olarak yenilgiye uğradığını vurgulayan Todd, “Amerikalılar Ukrayna’ya yeterli silah sağlayamayacaklarını anladılar. Çin ile girilen ticaret savaşında da nadir toprak elementleri ambargosu tehdidi karşısında geri adım attılar. İran müdahalesi, bu küresel zayıflığı örtbas etme çabasıdır” dedi.

Todd, bu stratejiyi “dikkat dağıtma” (diversion) olarak tanımlarken, sürecin başlangıçtaki rasyonel sınırlarından taştığını belirtti. Tarihçi, “Grönland, Venezuela ve Avrupa’nın aşağılanması birer dikkat dağıtmaydı. Ancak İran çok büyük bir lokma. Amerikalılar başkalarına güçsüzlüklerini unutturmaya çalışırken, kendi güçsüzlüklerini de unuttular. Venezuela’daki sahte başarılarıyla sarhoş oldular ve İran’ın gerçek ağırlığını ıskaladılar” ifadelerini kullandı.

“Batı dünyasında rasyonellik bitti, nihilizm yükseliyor”

Todd’un mülakattaki en sert eleştirileri ABD’nin içine düştüğü irrasyonel şiddet sarmalına yönelik oldu. Washington’da bir “nihilizm” dalgasının yükseldiğini ve bunun saf bir şiddet arzusuna dönüştüğünü savunan Todd, “Giderek artan bir şiddet ihtiyacı, yıkım arzusu ve ölme/öldürme dürtüsü görüyorum. Bu artık imparatorluk savunması değil, rasyonellikten kopuşun bir göstergesi” diye konuştu.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in açıklamalarını “dehşet verici” olarak nitelendiren Todd, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bakanın konuşmasını dinlerken neredeyse ağlayacaktım. Şiddetin ifadesinden duyulan bir haz vardı. Tüm rasyonel açıklamalarım, o ‘ölüm dürtüsünü’ gördüğümde anlamını yitirdi. ABD Kongresi’ndeki brifinglerden çıkan parlamenterler bile hiçbir şey anlamadıklarını, anlatılanların tutarlı olmadığını söylüyorlar. Ne aradıklarını kimse bilmiyor.”

“Trump’ın zihinsel durumu bir güvenlik riskidir”

Donald Trump’ın 80 yaşına merdiven dayadığını ve zihinsel bir gerileme içinde olduğunu ifade eden Todd, bu durumun küresel bir felakete davetiye çıkardığını kaydetti.

Trump’ın son dönemdeki açıklamalarını “psikiyatrik bir vaka” olarak nitelendiren tarihçi, “Trump, Lübnan’da ölenlerin kolsuz bacaklı şekilde yürüdüğüne dair hezeyanlar paylaşıyor. Gerçeklikle bağı kopmuş durumda. Biden görev süresinde ‘çocuklaşmıştı’, Trump ise hızla bir bunama sürecine giriyor. Bu durumun daha da kötüleşmesini beklemeliyiz” dedi.

Todd ayrıca Trump’ın çevresindeki kadroları da sert bir dille eleştirdi. Ekibin yüzde 75’inin “yetersiz, aptal veya ideolojik hezeyanlar içinde” olduğunu savunan Todd, Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in akıllıca bir hareketle geri planda durduğunu kaydetti.

Todd, “Vance şu an en zekice şeyi yapıyor: Sessiz kalıyor. Trump’ın tamamen kontrolü kaybetmesi veya azledilmesi durumunda, bir sonraki seçimden çok önce başkanlık koltuğuna oturabilir” tahmininde bulundu.

“İsrail’in tasması koptu, rasyonel kontrol bitti”

Todd, mülakatın en kritik bölümlerinden birini İsrail’in bölgedeki rolüne ayırdı. Uzun yıllar boyunca İsrail’i “ABD’nin bir piyonu” olarak gördüğünü hatırlatan Todd, bu modelin artık değişmiş olabileceğine dikkat çekti.

Tarihçi, “İsrail’in davranışı iğrenç bir suç niteliğinde. Ancak son dönemde bu ‘kudurmuş canişin’ tasması koptu. Artık Washington’ın kontrolünden çıkmış, özerk bir cinnet hali söz konusu” dedi.

İsrail’in nükleer kabiliyetinin rasyonel bir caydırıcılıktan ziyade, intiharvari bir tehdide dönüştüğünü savunan Todd, şu çarpıcı analizi yaptı:

“İsrail projesi artık İsrailliler için bile bir anlam taşımıyor. ‘Varoluşsal tehdit’ söylemi gülünç; zira bölgenin en büyük askeri gücü ve nükleer silah sahibi onlar. Asıl tehdit projenin anlamsızlaşmasıdır. Bu anlamsızlık, onları nükleer silahı intiharvari bir şekilde kullanmaya itebilir. İnsanlar nazizmin yükselişini de hayal edememişti ama gerçekleşti. Bugün de hayal edilemeyeni düşünmek zorundayız.”

“Hürmüz Boğazı’nın kapanması ABD’nin sonudur”

İran’ın stratejik zekasının Batı tarafından küçümsendiğini belirten Todd, Tahran’ın asimetrik savaş kabiliyetine vurgu yaptı.

İran’ın bilimsel ve teknik bir güç haline geldiğini, CIA’in bu gerçeği ıskaladığını ifade eden Todd, “İran, mollaların yönetiminde büyük bir bilimsel atılım yaptı. Mühendis ve bilim insanı kitlesi devasa boyutta. Batı’nın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştıran dron teknolojisi bir İran inovasyonudur. 20 bin dolarlık dronla 3 milyon dolarlık füzeyi bitiriyorlar” dedi.

Todd’a göre savaşın nihai galibini endüstriyel kapasite belirleyecek ve bu noktada ABD’nin şansı yok:

“Eğer savaş ABD’nin endüstriyel kapasitesi ile Çin’inki arasındaysa, sonuç bellidir. İran’ın arkasında Rusya’nın uydu istihbaratı ve Çin’in sınırsız üretim gücü var. Amerikalılar kendilerini Çin’in insafına bıraktılar. Hürmüz Boğazı’nın kapanması petro-doların sonu demektir. Bu da Amerikan İmparatorluğu’nun bir ay içinde çökmesi anlamına gelir.”

“Avrupa liderleri kendi halklarına karşı savaşıyor”

Avrupa’nın ve özellikle Fransa’nın bu süreçteki tavrını “haysiyetsiz” olarak niteleyen Todd, sadece İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in dik duruş sergilediğini belirtti.

Avrupa liderlerinin kendi halklarının çıkarlarına aykırı hareket ettiğini savunan Todd, “Avrupa değerleri söylemi artık kadük. Hukuk saygısı bitti. Liderler, halklarını enerji krizine ve yoksulluğa sürükleme pahasına Washington’a itaat ediyorlar. Bu sadece bir siyasi tercih değil, suç ortaklığıdır” eleştirisinde bulundu.

Todd, Fransız iç siyasetine dair de ilginç bir tespitte bulundu. Marine Le Pen liderliğindeki Rassemblement National’in (Ulusal Birlik) İran konusundaki tavrıyla “gerçek doğasını” gösterdiğini ve Fransız halkının çıkarlarından koptuğunu söyleyen Todd, “LFI’nin (Boyun Eğmeyen Fransa) duruşu, nükleer silahsızlanma vurgusu bir kenara bırakılırsa, aslında ulusal çıkarlarla daha uyumlu ve de Gaullecü bir çizgide. Sağın bu körü körüne hizalanması bir ‘doğruluk testi’ oldu” dedi.

“Küresel bir ‘baş kaldırı’ dönemi başlıyor”

Todd, konuşmasını küresel bir projeksiyonla tamamladı. Amerikan İmparatorluğu’nun sonunun dünya barışı için bir başlangıç olacağını kaydeden tarihçi, “Dünya artık Amerika’nın savaş, kaos ve düzensizlik demek olduğunu anladı. Tüm Avrasya’nın çıkarı, ABD’nin bölgeden tahliye edilmesindedir. Körfez ülkelerinden sonra bu soru Avrupa, Japonya ve Kore’de de yüksek sesle sorulacak” uyarısını yaptı.

Tarihçi, durumu bir Japon atasözüyle özetleyerek mülakatı bitirdi: “Nama kegan moto… Yani; aptalca askeri taktikler, büyük yıkımlar getirir. Amerikalılar gerçekten de buraya gelmek için çok büyük hatalar yaptılar.”

Todd, “Amerikan imparatorluğu bittiğinde dünya nefes alacak. Ama o zamana kadar yaşayacağımız sahneler, hayal gücümüzün sınırlarını zorlayacak kadar sert olabilir” diyerek sözlerini tamamladı.

 

harci

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın