Grönland’da Bayrak Savaşı

Arktik bölgesindeki enerji kaynakları ve stratejik konumu nedeniyle küresel güçlerin iştahını kabartan Grönland, diplomatik bir satranç tahtasına dönüştü.

ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgeyi parayla satın alma ısrarı hafızalardaki yerini korurken, Batılı müttefikler Danimarka’nın egemenliğini perçinlemek için harekete geçti.

Başkent Nuuk, tarihinin en hareketli günlerini yaşıyor.

– KANADA’DAN GÖVDE GÖSTERİSİ GİBİ AÇILIŞ!

ABD’nin bölgedeki nüfuz arayışına karşı en somut adımlardan biri Kanada’dan geldi.

Kanada Genel Valisi Mary Simon ve Dışişleri Bakanı Anita Anand liderliğindeki üst düzey heyet, diplomatik nezaketin ötesinde bir gövde gösterisiyle Nuuk’a çıkarma yaptı.

Heyetin, Kanada Sahil Güvenlik gemisi eşliğinde bölgeye gelmesi dikkatlerden kaçmadı.

Düzenlenen bayrak çekme töreniyle Kanada Konsolosluğu resmen faaliyete geçti.

Törende konuşan Dışişleri Bakanı Anand, bu adımın sadece bir bina açılışı olmadığını, Kanada’nın Grönland ve Danimarka halkıyla omuz omuza duruşunun bir sembolü olduğunu vurguladı.

– “DÜNYANIN EN UZUN DENİZ SINIRI” VURGUSU!

Kanada Dışişleri Bakanlığı, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada bölgenin stratejik önemine şu sözlerle dikkat çekti:

“Kanada ve Grönland, dünyanın en uzun deniz sınırını ve Arktik boyunca yüzyıllardır süregelen derin bağları paylaşıyorGrönland’ın Nuuk kentindeki konsolosluk, bizi daha da yakınlaştıracak ve Kanada’nın Grönland ve Danimarka Krallığı ile olan ortaklıklarını güçlendirecektir.”

– AVRUPA’DAN İLK HAMLE FRANSA’DAN GELDİ!

Grönland üzerindeki “satın alma” polemiklerine karşı Avrupa kanadından da ses yükseldi.

Fransa, Grönland’da konsolosluk açan ilk Avrupa Birliği (AB) ülkesi olarak tarihe geçti.

Fransa’nın bu hamlesi, NATO müttefiki Danimarka’ya açık bir destek olarak yorumlandı.

Nuuk Başkonsolosu olarak atanan Noel Poirier, diplomatik bir dille ABD’ye mesaj gönderdi.

Poirier, bu adımın Washington yönetimine bir tepki değil, aksine bir “dostluk mesajı” olduğunu savunsa da kullandığı ifadeler manidardı:

“Bu aynı zamanda bir dayanışma meselesi. Tıpkı arkadaşlara ihtiyaç duyduğunuzda arkanıza dönüp kimin orada olduğuna bakmanız gibi. Biz Fransızlar olarak buradayız. Bu bir karşıtlık değil, bir birlikteliktir.”

milligazete

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın