Guardian: Üstünlük İran’da

Artan maliyetler ve sonuçsuz şekilde devam eden çatışmalar, savaşın stratejik bir bataklığa dönüşmesi endişesini artırıyor.

The Guardian gazetesi yayımladığı analizde, Donald Trump tarafından İran’a karşı başlatılan savaşın yalnızca hedeflerine ulaşamadığını değil, aynı zamanda ABD’yi daha da kötü bir konuma sürüklediğini yazdı.

Analizde, uzmanların değerlendirmelerine göre İran’ın sahada başarılı bir performans sergilediği, buna karşılık ABD’nin stratejik bir başarısızlıkla karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Rapora göre, birkaç gün içinde sona ermesi beklenen savaş haftalardır sürüyor ve ABD’ye 30 ila 40 milyar dolar, İsrail’e ise günlük yaklaşık 300 milyon dolar maliyet yüklemiş durumda. Buna rağmen Washington’un İran ile diplomatik bir anlaşmaya ulaşma ihtimali eskisine kıyasla daha da zayıflamış durumda.

Guardian, savaşın İran’ı ABD’nin talepleri doğrultusunda nükleer programından vazgeçirmeyi başaramadığını vurgularken, buna karşılık ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için müzakereye yönelmek zorunda kaldığını belirtti. Hayati öneme sahip bu geçit, artık İran’ın elinde önemli bir baskı aracına dönüşmüş durumda.

Haberde ayrıca, ABD’li yetkililerin açıklamalarının sahadaki gerçeklerle örtüşmediği ifade edildi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth gibi isimler deniz taşımacılığına yönelik doğrudan tehditlerden söz ederken, raporlar aksine asıl sorunun geniş çaplı saldırılar değil, “İran’ın olası tepkisine duyulan korku” olduğunu gösteriyor. Bu durum, sigorta maliyetlerinin artmasına ve enerji taşımacılığında aksamalara yol açmış durumda.

Analiz, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki konumunu gelir kaynağına dönüştürebileceği bir senaryoya da dikkat çekiyor. Mısır’ın Süveyş Kanalı’nda yaptığına benzer şekilde, bu geçitten alınacak ücretlerin İran’a yıllık onlarca milyar dolar kazanç sağlayabileceği belirtiliyor.

Guardian, Trump’ın hâlâ “zafer” söylemini sürdürdüğünü ancak sahadaki gerçeklerin bunun tam tersini gösterdiğini yazdı. Saldırılar devam ederken İran pozisyonunu korumakta ve hatta bölgesel etkisini genişletmektedir. Buna karşılık ABD’nin saldırıları artırma yönündeki tehditleri defalarca ertelenmiştir.

Ekonomik açıdan ise, Hürmüz üzerinden petrol ihracatındaki aksama günlük milyonlarca varil petrolün piyasadan çekilmesine yol açmış, bu durum fiyat artışı ve küresel ekonomik zarar endişelerini artırmıştır. Uzmanlara göre bu tür bir şokun telafisi oldukça zordur ve geniş çaplı sonuçlar doğurabilir.

Batılı analistler de giderek İran’ın bu aşamadaki görece üstünlüğünü kabul etmektedir. Eski MI6 başkanı Alex Younger, ABD’nin bu çatışmayı küçümsediğini ve inisiyatifi kaybettiğini ifade etti. Ona göre İran, askeri kapasitesini dağıtma ve kaynaklarını akıllıca yönetme konusunda beklenenden daha esnek davranmıştır.

Ayrıca Uluslararası Kriz Grubu analisti Mairav Zonszein, mevcut durumu son yılların en büyük Batı stratejik başarısızlıklarından biri olarak nitelendirdi ve ABD’nin başlangıç hedeflerine ulaşamadığını, aksine yeni krizler yarattığını vurguladı.

ABD içinde de savaşın siyasi sonuçlarının giderek ağırlaştığı belirtiliyor. Artan maliyetler, uzayan çatışma ve somut bir kazanımın olmaması, Trump yönetimi üzerindeki baskıyı artırırken, savaşın stratejik bir bataklığa dönüşmesi yönündeki kaygıları güçlendiriyor. Cumhuriyetçi çevrelerde dahi savaşı sonlandırma eğiliminin arttığı ifade ediliyor.

Guardian, analizinin sonunda Washington’un maksimalist taleplerde ısrar etmesinin ve sahadaki gerçekleri göz ardı etmesinin yalnızca hedeflere ulaşmayı engellemekle kalmadığını, aynı zamanda ABD’ye daha fazla maliyet yüklediğini ve bölgedeki konumunu zayıflattığını belirtti. Buna karşılık İran’ın bu durumu stratejik bir avantaja dönüştürdüğü ifade edildi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın