Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail’in Şehit Heysem Tabatabai’ye yönelik suikastını “açık bir saldırı ve cinayet” olarak niteleyerek, bu eyleme verilecek yanıtın zamanını Hizbullah’ın belirleyeceğini söyledi.
El-Menar’ın aktardığına göre Kasım, Şehit Tabatabai için düzenlenen anma töreninde yaptığı konuşmada, Tabatabai’nin “tarihi ve hassas bir dönemde önemli bir rol üstlendiğini” belirtti. Kasım, Tabatabai’nin inançlı kişiliğini stratejik bir vizyonla birleştirdiğini ve dört yıl boyunca özel kuvvetler projesini yönettiğini ifade etti.
Kasım, Tabatabai’nin 2006’daki İsrail saldırısında el-Hiyam bölgesinde direndiğini hatırlatarak, “Siyonist düşmanın bu suikasttaki amacı, güçlerimizin moralini kırmaktı. Ancak bu hedef ne gerçekleşti ne de gerçekleşecek. Biz aynı çizgide yürümeye devam ediyoruz” dedi.
“Düşman ABD, Batı ve Arap istihbaratının koordinasyonuyla hareket ediyor”
Kasım, düşmanın faaliyet gösterdiği alanın “açık bir saha” olduğunu söyleyerek, İsrail’in ABD ve bazı Batılı ve Arap istihbarat servisleriyle tam koordinasyon içinde hareket ettiğini belirtti.
Şehit Tabatabai’nin Yemen’de de etkili bir rol üstlendiğini ifade eden Kasım, “Yemenli güçleri eğitmek için bu ülkeye gitti ve orada sevilen bir isim haline geldi. Onu kaybetmek ağır bir bedel ama o şehadetiyle asli hedefine ulaştı” dedi.
Kasım, Hizbullah’ın bugüne kadar binlerce şehit verdiğini, ancak her seferinde yeniden yapılanmayı başararak komutan kadrolarını güçlendirdiğini vurguladı.
“Ateşkes, Lübnan direnişi için kazanımdır”
Hizbullah Genel Sekreteri, suikastın “açık bir saldırı” olduğunu yineleyerek, “Bu saldırıya yanıt verme hakkımız saklıdır ve zamanı geldiğinde gereğini yapacağız” dedi. Tabatabai’nin Lübnan, Suriye ve Yemen olmak üzere birçok cephede görev aldığını belirtti.
Kasım, Lübnan’daki ateşkesin “direniş ve ülke adına bir başarı” olduğunu söyleyerek, “Düşmanın özellikle direnişi tasfiye etme hedefinin gerçekleşmesini engelledik” ifadelerini kullandı.
Ayrıca Papa’nın Lübnan’a planlanan ziyaretini memnuniyetle karşıladıklarını ve Hizbullah adına Vatikan’a bir mesaj iletildiğini söyledi.
“Yeni bir döneme giriyoruz; İsrail, Lübnan’dan çekilmek zorunda”
Kasım, Lübnan’ın yeni bir sürece girdiğini belirterek, İsrail’in tüm saldırılarını durdurması, ülkeden çekilmesi ve esirleri serbest bırakması gerektiğini vurguladı.
Kasım, “İsrail’in saldırıları bütün Lübnan’ı hedef alıyor, sadece direnişi değil. Cumhurbaşkanı akılcı davranıyor diye, ordu komutanı iç barışı koruduğu için eleştirilmiyor mu?” diye konuştu.
Lübnan’ın tamamının ülkeyi savunmakla yükümlü olduğunu söyleyen Kasım, devletin öncelikle işgal altındaki bölgelerin kurtarılması ve düşmanın konuşlanmasını engelleme sorumluluğunu taşıdığını kaydetti.
“İsrail yanlıları, Lübnan’ın büyümesinin önündeki engeldir”
Kasım, hükümetin İsrail’in Lübnan topraklarına yerleşmesini engellemek için diplomatik yolu seçtiğini belirterek, “İsrail, direniş var oldukça Lübnan’da kalamaz” ifadelerini kullandı.
Lübnan’da İsrail’e destek veren bazı grupların “az sayıda olmasına rağmen ülkenin istikrarını baltaladığını” söyleyen Kasım, ABD ve Tel Aviv’le iş birliği yapan bu grupların Lübnan’ın gelişimini engellediğini söyledi.
“Direnişin silahı, İsrail projelerinin uygulanmasını engelliyor. Bu silahın teslim edilmesini isteyen herkes, İsrail’in söylemini tekrar ederek ona hizmet ediyor” dedi.
“Suriye halkı İsrail’e asla boyun eğmez”
Kasım, bölgede savaş ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını belirterek, “ABD ve İsrail farklı seçenekleri değerlendiriyor. Ancak bu halk ne yenilgi kabul eder ne de teslim olur” dedi.
Mevcut şartların çözümünün İsrail saldırılarının durmasıyla mümkün olacağını, saldırılar devam ederse devletin elindeki tüm seçenekleri masaya koyması gerektiğini ifade etti.
Kasım, “Şehitlerimizin kanı boşa gitmeyecek. Lübnan halkının çıkarı birliktedir. Birleştiğimizde yabancılar irademize boyun eğer” dedi.
Şam kırsalındaki Beyt Cin operasyonuna atıfta bulunan Kasım, “Bu operasyon, Suriye halkının İsrail karşısında asla teslim olmayacağını gösterdi” diye konuştu.
“Ödün vermek sadece düşmanı daha fazla umutlandırır. İsrail Lübnan’ı kendi arka bahçesine çevirmek istiyor” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
