Yemen’deki Ensarullah hareketinin lideri, Yemen’in çatışma sahasına dahil olmasına ilişkin tüm ihtimallerin gündemde olduğunu belirterek halkı tam hazırlık ve teyakkuz içinde olmaya çağırdı.
Fars Haber Ajansı Uluslararası Haberler Grubu’nun aktardığına göre, Yemen Ensarullah Hareketi lideri, bölgedeki gelişmeler konusunda yaptığı uyarıda, İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırının, Orta Doğu’daki dengeleri değiştirmeyi ve İran’ın bölge halklarına verdiği desteği ortadan kaldırmayı amaçlayan siyonist bir plan çerçevesinde gerçekleştiğini ifade etti.
Seyyid Abdülmelik Bedreddin el-Husi, Ramazan Bayramı münasebetiyle yaptığı konuşmada İslam ümmetinin bayramını tebrik ederek, İran İslam Cumhuriyeti’nde hayatını kaybeden komutanlar ve diğer şehitler için taziye dileklerini iletti. Ayrıca İslam ümmetinin düşmanlarla karşı karşıya bulunduğu hassas bir süreçten geçtiğini vurguladı.
El-Husi, İslam ülkelerine yönelik baskıların ve düşmanca adımların arttığını belirterek, özellikle siyonist rejim ve ABD’nin, sert güç ve yumuşak güç unsurlarını birlikte kullanarak İslam ümmetini zayıflatmayı ve bölge üzerinde hâkimiyet kurmayı hedeflediğini söyledi.
Ensarullah lideri, bazı Arap ve İslam ülkelerini eleştirerek, bu ülkelerin siyonist rejimle ittifak kurarak fiilen onun planları doğrultusunda hareket ettiğini ve hatta kendi imkânlarını ve topraklarını bu hedefler için seferber ettiğini ifade etti.
El-Husi, “Yahudiler, kendileriyle ittifak kuranları kullanma konusunda oldukça beceriklidir ve onları tüm imkânlarıyla sonuna kadar kullanırlar. Bazı rejimler bu ittifakta öylesine ileri gitmiştir ki, birçok zulüm ve suçta geniş çaplı şekilde ortak hâle gelmişlerdir.” dedi.
Ensarullah lideri, bu tür yönetimlerin politikalarını, kaynaklarını ve topraklarını siyonist planlara hizmet eden askerî üsler hâline getirdiğini belirtti ve İslam düşmanlarıyla dostluk yolunu seçenlerin sonunun zarar ve pişmanlık olacağını vurguladı.
Filistin meselesine de değinen el-Husi, Filistin halkına yönelik saldırıların sürdüğünü ve Mescid-i Aksa’ya yönelik sistematik eylemlerin devam ettiğini, nihai hedefin ise bu mabedin yıkılması ve yerine sözde “tapınak” inşa edilmesi olduğunu ifade etti.
Ayrıca Filistin direnişi ve Lübnan Hizbullahı’nı siyonist rejime karşı direniş örnekleri olarak gösteren el-Husi, İran İslam Cumhuriyeti’nin de ABD ve İsrail karşısında teslim olmayan bağımsız bir model sunduğunu ve direniş hareketlerini desteklediğini söyledi.
Bölgedeki son gelişmelere değinen el-Husi, düşmanların İran’ı sahneden çıkarmaya çalıştığını, çünkü onu kendi planlarının önündeki en büyük engel olarak gördüklerini belirtti.
El-Husi’ye göre bu girişimlerin temel amacı, Orta Doğu’nun yapısını değiştirmek ve “Büyük İsrail” projesini hayata geçirmektir. Bu projenin yalnızca İran’ı değil, bölgedeki tüm halkları hedef aldığını ifade etti.
Ensarullah lideri, söz konusu projenin siyonist rejimin bölgedeki hareketlerinin merkezinde yer aldığını ve İran’a yönelik saldırının da bu doğrultuda gerçekleştiğini vurguladı.
El-Husi ayrıca ABD’nin İran’a yönelik saldırıda, Arap ve İslam ülkelerindeki askerî üslerini geniş ölçüde kullandığını ve bazı ülkelerin hava sahalarını açarak istihbarî, mali ve siyasi destek sağladığını ileri sürdü.
Bazı Arap ülkelerinin medya kuruluşlarını da eleştiren el-Husi, bu kuruluşların gerçekleri çarpıtarak İran’ın tepkisini bölge ülkeleri için bir tehdit gibi göstermeye çalıştığını, oysa İran’ın adımlarının meşru savunma kapsamında olduğunu savundu.
Lübnan ve Filistin’e yönelik saldırıların sürdüğünü de belirten el-Husi, siyonist rejimin hiçbir anlaşmaya bağlı kalmadığını ve saldırgan politikalarını devam ettirdiğini ifade etti.
ABD’deki siyasi atmosfere de değinen el-Husi, İran’a saldırı kararının siyonist çevrelerin etkisi altında ve gerçek bir güvenlik gerekçesi olmaksızın alındığını öne sürdü.
Mevcut koşulların, İslam ülkeleri ve halklarının daha bilinçli ve sorumlu tutumlar sergilemesini gerektirdiğini belirten el-Husi, düşmanların tehlikeli planlarına karşı bu şekilde karşı koyulabileceğini söyledi.
“Tüm askerî seçenekler masada”
Konuşmasının sonunda Abdülmelik el-Husi, İran, Lübnan ve Filistin’in yanında durmaya devam edeceklerini ve gelişmelere uygun şekilde askerî müdahale dahil her türlü seçeneğe hazır olduklarını ifade etti.
El-Husi, “Askerî eylem düzeyinde tüm seçenekler masadadır.” dedi.
Ensarullah lideri son olarak, tüm ihtimallere karşı hazırlıklı olduklarını belirterek Yemen halkını tam hazırlık ve sürekli teyakkuz içinde olmaya çağırdı.
