İbrani Medya: İran Enerji Savaşında Üstünlük Sağlıyor

İbranice yayın yapan bir medya kuruluşu, İran’ın savaş tehdidini ekonomik kazanca dönüştürdüğünü kabul etti.

İsrail rejimine ait Channel 12 Israel tarafından yayımlanan bir raporda, savaşın İran’ın gelirlerinde dikkat çekici bir artışa yol açtığı ifade edildi.

Haberde, ABD ve İsrail’in İran’a zarar verme planlarının başarısız olduğunun itiraf edildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

İran, savaşın sürdüğü ve saldırıların devam ettiği bu süreçte petrol gelirlerini katlayarak artırmayı başardı. Halihazırda günde yaklaşık 2,8 milyon varil ham petrol ve petrol ürününü, geçmişe kıyasla çok daha yüksek fiyatlarla ihraç ediyor.

Raporda ayrıca şu değerlendirmeye yer verildi:
Yarım yüzyıl boyunca Orta Doğu’daki petrol üreticisi ülkeler kendilerini ucuz ve güvenilir tedarikçiler olarak tanıtmıştı. Ancak şu anda beşinci haftasına giren Üçüncü Körfez Savaşı bu tabloyu tamamen değiştirdi.

Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanmasıyla birlikte, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 15’i tüketicilere ulaşamıyor. Körfez ülkelerinin tamamı üretimlerini azaltmış ve ihracat gelirlerinde ciddi düşüş yaşamıştır.

Ancak bu durumun tek istisnası İran’dır. İran petrol tankerlerinin bu boğazdan geçişini sürdürmesi sayesinde, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılardan önceki döneme kıyasla günlük petrol gelirini neredeyse iki katına çıkarmıştır. Sahada bazı kayıplar yaşasa da, Tahran enerji savaşında üstünlüğü ele geçirmiş durumdadır.

Rapora göre, dünyada yaptırımları aşma konusunda en yetkin ülkelerden biri olan İran’ın gerçek ihracat miktarını tam olarak belirlemek zordur.

İran tankerlerinin son derece gizli şekilde faaliyet gösterdiği, ticari uydu görüntü sağlayıcılarının bölgedeki yayınlarını durdurduğu ve elektronik karıştırmaların Fars Körfezi’ndeki görüntülemeyi zorlaştırdığı belirtildi.

Ancak The Economist ile konuşan bilgili bir kaynak, İran’ın halihazırda günde 2,4 ila 2,8 milyon varil petrol ve petrol ürünü ihraç ettiğini, bunun 1,5 ila 1,8 milyon varilinin ham petrol olduğunu doğruladı.

Bu rakamın, geçen yılın ortalamasına eşit veya daha yüksek olduğu ve çok daha yüksek fiyatlarla satıldığı ifade edildi.

Haberde ayrıca İran petrol sektörünün üç temel sütuna dayandığı vurgulandı: satış, taşımacılık ve banka dışı finans ağları.

İsrail’in Kanal 12 televizyonu, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki üstünlüğünü de kabul ederek, bu geçiş noktasından geçmek isteyen her geminin belirli bir protokole uymak zorunda olduğunu belirtti.

Gemilere ait tüm bilgiler—yük, mürettebat ve varış noktası dahil—hareket sırasında aracı kurumlar üzerinden İran Devrim Muhafızları’na iletilmektedir. Onayın ardından Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından bir transit kodu verilmektedir.

Gemiler Hürmüz Boğazı’na yaklaşırken bu kodu radyo aracılığıyla iletmek zorundadır. Onay alındığında ise küçük Devrim Muhafızları devriye botları tarafından eskort edilirler. Gemilerin çoğu artık boğazın ortasından değil, İran kıyılarına paralel dar bir kanaldan geçmektedir; bu da daha sıkı denetim imkânı sağlamaktadır.

Lloyd’s List verilerine göre bazı petrol tankerleri milyonlarca dolarlık geçiş ücretleri ödemek zorunda kalmaktadır. Çarpışmayı önlemek amacıyla vericiler, Hint Okyanusu’na çıkmadan kısa süre önce açılıp ardından tekrar kapatılmaktadır.

Haberde, savaş öncesinde Çinli petrol şirketlerinin varil başına 18 ila 24 dolar indirim elde edebildiği, ancak diğer Körfez kaynaklarının azalmasıyla bu indirimin 7 ila 12 dolara düştüğü ifade edildi.

Malezya üzerinden yapılan taşımacılık maliyetleri de eklendiğinde, Çin’e ulaşan İran petrolünün artık Brent petrolünden daha pahalı hale geldiği belirtildi.

Brent petrol fiyatlarının da ciddi şekilde yükseldiği ve İran petrolü için birkaç ay sonrası teslimatlı vadeli işlemlerde varil başına 104 dolar seviyesine ulaşıldığı kaydedildi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın