Dünya genelinde ülkelerin İngilizce yeterlilik düzeylerini ölçen Education First (EF) İngilizce Yeterlilik Endeksi’nin (English Proficiency Index) 2024 raporuna göre, Türkiye 116 ülke arasından 65’inci sırada yer aldı. Raporda Türkiye’nin, İngilizce yeterlilik seviyesi ‘düşük’ olarak değerlendirildi.
KRONİK BİR DURGUNLUK YAŞIYORUZ
“EF İngilizce Yeterlilik Endeksi’nin 2024 raporuna göre Hollanda ve Norveç gibi ülkeler en yüksek yeterlilik seviyesine sahip. Hollanda’da nüfusun yaklaşık yüzde 90-93’ü, Norveç’te ise yüzde 85-90’ı İngilizce konuşabiliyor. Türkiye’de ise bu oran, nüfusun sadece yüzde 17-20’si civarında. 2011’den bu yana endekste Türkiye’nin puanında küçük dalgalanmalar olsa da ‘düşük yeterlilik’ bandında kronik bir durgunluk yaşandığını net bir şekilde görüyoruz. PISA 2022 sonuçlarına göre de Türkiye, ‘okuma becerileri’ alanında 81 ülke arasında 36’ncı sırada yer aldı. Asıl çarpıcı olan tarihsel kıyaslama. Çünkü Türkiye 2003 yılında bu alanda 35’inci sıradayken, aradan geçen yaklaşık yirmi yıla ve tüm eğitim reformlarına rağmen 2022’de 36’ncı sıraya geriledi.
DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDAYIZ
TOEFL iBT (Yabancı Dil Olarak İngilizce Testi – İnternet Tabanlı Sınav), dünya çapında üniversiteler tarafından kabul edilen, akademik İngilizce yeterliliğini ölçen bir sınav. Sınavın 2024 verileri Türkiye’deki sorunun boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Türk katılımcıların TOEFL iBT’deki ortalama toplam puanı 79. Bu puan, 2024 küresel ortalaması olan 86’nın belirgin şekilde altında. Bir diğer önemli uluslararası sınav olan IELTS (Uluslararası İngilizce Dil Yeterlilik Sistemi) de TOEFL verilerini doğrulayan hatta daha da keskinleştiren sonuçlar sunuyor. 2024-2025 IELTS katılımcı performans verilerine göre, ‘Academic’ modülde sınava giren Türk katılımcılar okuma ve dinleme olarak tanımladığımız pasif becerilerde ‘yetkin’ seviyesinde yer alırken, üretimsel beceri olan ‘konuşma ve yazma’ da ‘sınırlı’ düzeyde. Hem TOEFL hem de IELTS verileri başarısızlığın tesadüfi olmadığını; aksine doğrudan test odaklı, gramer temelli ve ezberci eğitim modelimizin bir sonucu olduğunu kanıtlıyor. Sistem, öğrencilere dili ‘kullanmayı’ değil, dil hakkında ‘bilgi sahibi olmayı’ öğretiyor.”
