Orta Doğu’daki çatışmalar sürerken İsrail’den gelen bir açıklama uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekti.
Tel Aviv Üniversitesi Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü araştırmacısı Orit Perlov’un, İran’a yönelik saldırılarda altyapı yerine çocukların hedef alınması gerektiğini savunması infial yarattı.
Perlov mesajında, güç merkezlerini veya enerji altyapılarını hedef almak yerine, Tevrat’ta geçen ve Mısır’ın On Belası’ndan biri olan “İlk doğanların öldürülmesi” felaketine benzer bir strateji önerdi. İsrailli akademisyen, İranlı üst düzey siyasi ve askeri yetkililere (paylaşımda Vahidi, Arakçi ve Kalibaf’ın isimleri geçiyor) doğrudan ulaşılamaması durumunda, onlara zarar vermek için “çocuklarının hedef alınması” gerektiğini yazdı.
Söz konusu açıklama, savaş hukukunun ve insanlık değerlerinin açıkça hiçe sayıldığı bir söylem olarak değerlendirilirken, sivilleri ve özellikle çocukları doğrudan hedef göstermesi nedeniyle “vahşi” ve “kabul edilemez” olarak nitelendirildi.
Uzmanlar, sivillerin hedef alınmasının uluslararası hukuka göre savaş suçu kapsamına girdiğini hatırlatarak, bu tür çağrıların şiddeti körüklediği ve bölgedeki insani krizi daha da derinleştirdiği uyarısında bulundu.
Açıklamanın, halihazırda yüksek gerilim altında bulunan bölgede nefret söylemini artırabileceği ve misilleme riskini büyütebileceği belirtilirken, uluslararası toplumun bu tür söylemlere karşı sessiz kalmaması gerektiği vurgulandı.
İnsan hakları savunucuları ise, çocukların hedef alınmasını meşrulaştıran her türlü yaklaşımın insanlık vicdanında derin yaralar açtığını belirterek, bu tür ifadelerin açık şekilde kınanması çağrısında bulundu.
