Irak-Kuveyt Deniz Sınırı Krizi

Irak’ın Birleşmiş Milletler’e yeni deniz sınırı koordinatları sunması Kuveyt’te tepkiye yol açtı. Kuveyt, adımın egemenliğini ihlal ettiğini savunurken, taraflar arasındaki Khor Abdullah anlaşmazlığı yeniden alevlendi.

Kuveyt’in, Irak’ın Birleşmiş Milletler’e güncellenmiş deniz sınırı koordinatları ve yeni bir harita sunmasının ardından Bağdat’ın Kuveyt’teki maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı’na çağırdığı aktarıldı.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı’nın, Irak’ın BM’ye sunduğu harita ve koordinat listesinin kendi egemenlik alanlarına müdahale anlamına geldiğini savunduğu belirtildi. Özellikle Fasht Al-Qaid ve Fasht Al-Aij bölgelerinin ‘tam egemenlik alanı‘ olarak görüldüğü ifade edildi.

Yetkililerin, Irak’tan uluslararası hukuka ve iki ülke arasındaki mevcut anlaşmalara saygı göstermesini beklediklerini ilettiği aktarıldı.

Khor Abdullah su yolu tekrar gündemde

Gerilimin merkezinde, Irak’ı Basra Körfezi’ne bağlayan stratejik Khor Abdullah su yolu bulunuyor. Bu bölgenin iki ülke arasında yıllardır hassas bir konu olduğu hatırlatıldı.

Kuveyt’in, 1993 yılında Birleşmiş Milletler kararlarıyla kara ve deniz sınırlarının belirlendiğini savunduğu aktarıldı. Irak’ın ise açık deniz sınırlarının tam olarak netleşmediğini öne sürdüğü ifade edildi.

Irak tarafının, yeni başvurunun Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne uygun şekilde yapıldığını ve 2011 ile 2021’deki eski bildirimlerin güncellendiğini savunduğu belirtildi.

Ancak Kuveyt’in, sınırın ‘orta hat‘ ilkesine göre belirlenmesi gerektiği görüşünde olduğu kaydedildi.

Hukuki süreç gündeme gelebilir

Uzmanların, art arda gelen resmi protestoların konunun Uluslararası Adalet Divanı veya Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi’ne taşınmasının önünü açabileceğini değerlendirdiği aktarıldı. Böyle bir sürecin yıllar sürebileceği ifade edildi.

Sorunun ekonomik boyutuna da dikkat çekildi. Khor Abdullah’ın, Irak’ın Körfez’e açılan kritik deniz yolu olduğu, aynı zamanda Kuveyt için de önemli bir deniz alanı olduğu belirtildi.

Sınır değişikliklerinin deniz taşımacılığı, petrol ihracatı ve bölgesel ticaret üzerinde etkili olabileceği ifade edildi.

Her iki ülkenin de uluslararası hukuka bağlı olduklarını dile getirdiği, ancak deniz sınırı meselesinin Körfez’deki diplomatik dengeleri zorlamaya devam ettiği aktarıldı.

sputnik

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın