Rasthaber – Nükleer anlaşmadan tek taraflı ve yasadışı olarak çekilen ABD yönetimi, İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı zalimce yaptırımlarını geri getirdi. Ancak uzmanlar İran ve ortaklarının yaptırımları aşabileceğine inanıyor.
Bu bağlamda NPR'a konuşan ABD'li siyaset uzmanı Dan Wager, ABD yönetiminin İran'ın petrol, bankacılık ve denizcilik sektörlerine yönelik yürürlüğe koyduğu yaptırımlarına işaret ederek, eskiden olduğu gibi bu yaptırımları delmenin açık ve gizli yolları olduğunu belirtti.
Yurtdışında yaşayan geniş ağ sayesinde uçak parçaları üreten fabrikalardan mal sipariş edildiğini, ardından malların sipariş eden ülkeye geldikten sonra İran'a transfer edildiğine işaret eden Wager, petrol yaptırımlarının atlatılması için İran'ın geçmişte çözüm yolları bulduğunu kaydetti.
İran'ın tankerlerine yüklediği petrolü türlü yöntemlerle ihracat piyasalarına gönderdiğini ifade eden ABD'li uzman, bu tür yollarla gemilerin hareket ettiği çıkış noktalarının gizlenebileceğine işaret etti.Çin gibi İran petrolüne ihtiyaç duyan ülkelerin İran'la ticarete devam etmeleri durumunda ABD piyasasından dışlanabileceğini açıklayan uzman, bundan dolayı küçük ölçekli banka ve şirketlerin İran ile ticaret yapmaya eğilimli olduğunu söyledi.
Öte yandan Bloomberg sitesi de İran'dan petrol alan birçok ülkenin İran yaptırımlarını deldiğini veya yaptırımlardan muaf tutulmak istediğini yazdı. ABD şimdiye kadar İran'a yönelik yaptırımlardan 8 ülkeyi muaf tutmak zorunda kalmıştır.
Bu arada, İngiltere'nin Leeds Trinity Üniversitesi Uluslararası Politika ve İlişkiler dalı öğretim görevlisi Kostas Maronitis, ABD Başkanı Trump'ın İran'a karşı daha fazla yaptırım uygulama gücüne sahip olmadığını söyledi.
'İran'a karşı devreye giren yaptırımlar ABD'nin çıkarlarına ters olabilir. Trump daha fazla yaptırım uygulamaya yönelik siyasi ve ekonomik güçten yoksun' diyen uzman, ABD'nin İran aleyhinde yeni yaptırımlar başlatması durumunda Çin, Hindistan, Japonya ve AB gibi dünyanın büyük ekonomik güçleri ile ekonomik çatışmaya sürüklenebileceğini kaydetti.
ABD yönetiminin Ortadoğu'da soğuk savaşı hakim kılmak istediğini ve Suudi Arabistan ile İsrail'den oluşan bir askeri koalisyon ile İran aleyhine faaliyet yaptığının görüldüğünü dile getiren Maronitis, Trump'ın dış politikasının sorulara yanıt vermekten ziyade soru işareti yarattığını belirtti.
İran'ın ekonomik açıdan izole edilmesi hedefinin tutmayacağını ifade eden Leeds Trinity Üniversite öğretim görevlisi, AB'nin en önemli ülkelerinin İran ile yeni ekonomik ve siyasi bağlantılar kurmak istediklerini ve ABD'nin bu ilişkilerde yer almadığına işaret etti.
Uzman ayrıca ABD'nin tek yanlı politikalarının Ortadoğu'yu istikrarsızlaştıran bir unsur gibi hareket ettiğinin altını çizdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Mayıs ayında ülkesinin nükleer anlaşmadan çıktığını ve anlaşma uyarınca yürürlükten kaldırılan tüm yaptırımları yeniden devreye sokacağını duyurdu. Bunun ardından anlaşmayı imzalayan İngiltere, Fransa, Almanya, Çin ve Rusya, ABD'nin bu hareketini kınayarak İran'la ticari işbirliğine devam edeceklerini vurguladılar.
Trump ekonomik terörizm, tek taraflı yaptırımlar ve psikolojik savaş yöntemiyle İran'ı dünya sahnesinden tecrit etmeye çalışsa da dünyanın ABD'ye katılmaması bu ülkenin amaçlarına hiçbir zaman ulaşamayacağını bir kez daha gözler önüne serdi.
ABD'nin İran yaptırımlarına dünyanın karşı çıktığından dolayı Trump bu yaptırımların bazılarından geri çekilmeye mecbur kalmıştır.
