İran: Askeri Bir Saldırıya Ezici Cevap Vereceğiz

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında gündemi değerlendirdi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, 11 Şubat İslam Devrimi zafer yıldönümünü tebrik ederek, son 47 yılda karşılaştıkları tüm zorluklara rağmen ülkeyi savunma ve toprak bütünlüğü ve egemenliğini koruma yolunu sürdüreceklerini umut etti.

Bölgedeki en önemli sorunun, işgal altındaki Filistin topraklarında süren katliamlar ve suçlar olduğunu belirten Bekayi, “bu durum, uluslararası toplumun dikkatini gerektirmektedir. Gazze ve Lübnan’da ateşkes olmasına rağmen hâlâ suç olayları yaşanmaktadır. Lübnan’a yapılan saldırılar nedeniyle birçok kişi şehit olmuştur. ABD, İsrail rejimine hoşgörülü yaklaşımı nedeniyle suç ortağı olarak kabul edilmektedir. Son birkaç gündeki tehlikeli olaylardan biri, Lübnan’ın çevresini tahrip etmek amacıyla kimyasal maddelerin kullanılmasıdır; bu durum hem insan hayatını hem de geçim kaynaklarını tehlikeye atmaktadır.” dedi.

Olası bir askeri saldırı durumunda, İran’ın kesinlikle ezici bir karşılık vereceğini vurgulayan Bekayi, “Tecrübe göstermiştir ki, Siyonist rejimin eylemleri ABD ile koordinasyon olmadan mümkün değildir. Bu nedenle, bu rejimden kaynaklanacak herhangi bir kötülük durumunda, İran’ın cevabı üzücü olacaktır” ifadesini kullandı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Netanyahu’nun ABD’ye ziyareti ve bu ziyaretin müzakereleri sabote etmek amacıyla yapıldığına dair iddialar hakkında ise şöyle dedi: Müzakere tarafımız ABD’dir ve ABD’nin, bölgeye zarar verecek ve kendi çıkarlarını dikkate almayan baskı ve yıkıcı müdahalelerden bağımsız olarak karar vermesi gerekmektedir. ABD’nin Orta Doğu’daki dış politikasındaki sorunlardan biri, İsrail’in taleplerine uyum sağlamak ve itaat etmektir; bu durum, son seksen yıldır bölgemizdeki güvensizlik ve güvenlik sorunlarının başlıca nedeni olmuştur. İran’ın nükleer programının yapay bir kriz haline getirilmesinin kökeni, yaklaşık 40 yıl önce İsrail rejiminin İran’ın nükleer silah peşinde olduğu iddiasını tekrarlayarak dünyaya korku salma çabasıdır. Bu rejim, defalarca yıkıcı bir aktör olduğunu göstermiştir.

ABD’nin dış politikası konusunda başkalarının karar vermesine izin vermemesi gerektiğini vurgulayan Bekayi, “Haziran ayındaki tecrübe çok olumsuz bir deneyimdi ve bu deneyimler dikkate alınarak İran’ın çıkarlarını korumak için hareket ediyoruz” dedi.

Bekayi Umman’da gerçekleştirilen İran-ABD müzakereleri hakkında şunları söyledi: Komşu ülkeler, özellikle Türkiye’nin iyi niyetli çabalarına teşekkür ediyoruz. Bölgedeki tüm ülkelerin iyi niyetine teşekkür ederiz; bu ülkeler İran ile ilgili endişelerini gösterdiler ve diplomatik sürecin oluşmasına katkı sağladılar. Bu toplantının Umman dışında bir yerde yapılması gibi bir karar alınmamıştı. Bölgedeki tüm ülkeler ev sahipliği yapmaya hazırdı. Biz müzakere tarafıyız ve Umman’ın ev sahipliği konusunda iyi bir deneyimi vardı; bu nedenle müzakerelerin Maskat’ta yapılmasına karar verildi. ABD, Haziran ayında müzakere masasını yok etti; bu nedenle, Maskat’ta yapılacak müzakerelerin arkadaşlarımızı rahatsız edeceğini düşünmüyorum. Arkadaşlarımızla temaslar ve istişareler ciddi bir şekilde devam ediyor.

İran Savunma Bakanı’nın Bakü ziyareti ve güvenlik istişareleri hakkında ise Bekayi, “Bu ziyaret önemliydi ve İran’ın tüm seviyelerde komşu ülkelerle güven ve işbirliğini güçlendirme konusundaki kararlılığının bir göstergesidir. Kafkasya bölgesi İran için önemlidir; oradaki barış bizim için barış anlamına gelir ve bu ziyaret, Sayın Irakçi’nin Bakü ziyaretinin devamıdır. Bu tür ziyaretleri, bölge ülkeleri arasındaki anlayışı korumak ve geliştirmek ile uygulamalardaki herhangi bir şüpheyi ortadan kaldırmak için gerekli görüyoruz. Savunma Bakanı’nın ziyareti sırasında savunma ve güvenlik işbirliği konuları görüşüldü ve bu ziyaretin iki ülke arasındaki güveni güçlendireceğini düşünüyoruz” ifadelerinde bulundu.

Bekayi, İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani’nin Maskat ziyaretine ve bu ziyarette ABD yetkilileriyle görüşüp görüşmeyeceği sorusuna yanıt olarak, “Bu ziyaret, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri’nin önceki ziyaretlerinin bir parçasını oluşturuyor. Kendisi daha önce bölge ülkelerini ziyaret etti; Rusya, Pakistan, Rusya ve Irak’a ziyaretler gerçekleştirdi. Bu ziyaretler, İran’ın komşularıyla ilişkileri güçlendirme ve iyi komşuluk politikasına dayalı temel stratejisinin bir parçasıdır. Laricani’nin Umman ziyareti ve ardından Katar ziyareti önceden planlanmıştı” dedi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın