İran İle Güvenli Geçiş Mutabakatı Hürmüz Trafiğini Artırdı

Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi trafiği, bölge ülkelerinin İran ile vardığı güvenli geçiş mutabakatlarının ardından Ortadoğu’daki savaşın başlangıcından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bloomberg’in verilerine göre, geçtiğimiz hafta sonu boğazdan geçen 21 tankerin 13’ü Umman Denizi’ne yöneldi. Artışa rağmen mevcut trafik, savaş öncesindeki günlük ortalama 135 gemilik seviyenin oldukça gerisinde kalmaya devam ediyor.

Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi trafiği, son haftalarda Ortadoğu’daki savaşın başlangıcından bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı. Bloomberg tarafından aktarılan verilere göre, bu hareketlilik bazı ülkelerin İran ile gemilerin güvenli geçişi konusunda sağladığı mutabakatların ardından gözlemlendi.

Ajansın verileri, geçtiğimiz hafta sonu boyunca boğazdan 21 tankerin geçtiğini ortaya koydu; bu rakam mart başından bu yana kaydedilen en yüksek iki günlük seviye olarak kayda geçti.

Söz konusu gemilerin 13’ünün rotası Umman Denizi oldu. Trafikteki bu artışa rağmen seyrüsefer yoğunluğu savaş öncesi dönemle kıyaslandığında hâlâ düşük seyrediyor. Haberde, çatışmalar öncesinde boğazdan günlük ortalama 135 geminin geçtiği hatırlatıldı.

Gemi trafiği kademeli olarak çeşitleniyor

Boğazdaki trafiğin ana gövdesini hâlâ İran’a ait gemiler oluşturmakla birlikte, sevkiyat sürecine kademeli olarak diğer ülkeler de dahil oluyor. Tahran ile varılan mutabakatın ardından Irak petrolünü taşıyan bir tanker boğazdan geçiş yaptı.

Hindistan da benzer şekilde sevkiyatlarını sürdürebilirken, çatışmaların başlangıcından bu yana sekiz sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) taşıyıcısını bölgeden geçirdi. Son günlerde ise Çin ve Japonya ile bağlantılı gemilerin transit geçiş gerçekleştirdiği bildirildi.

Kpler petrol piyasası analisti Muyu Xu, konuya ilişkin değerlendirmesinde, İran’ın bir yandan Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimini sıkılaştırırken diğer yandan ortaklarının taleplerine yanıt verdiğini belirtti. Xu, “Geçişler hâlâ İran’ın inisiyatifine bağlı; ancak çatışmanın şiddetlenmesi durumunda tablo her an değişebilir” uyarısında bulundu.

Tahran’ın yeni seyrüsefer rejimi

Tahran ile varılan mutabakatların şartları, kamuoyuna açıklandığı durumlarda bile şeffaf olmayan niteliğini koruyor. Bununla birlikte, bazı gemilerin İran makamlarıyla koordine edildiği tahmin edilen rotaları izleyerek İran kıyı şeridi boyunca seyrettiği gözlemleniyor.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat sabahı gerçekleştirdiği saldırıların ardından Tahran, Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurmuştu. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), boğazın tamamen İran silahlı kuvvetlerinin denetimi altında olduğunu bildirmişti.

Savaş öncesi verilerine göre, dünya genelindeki petrol, kondensat ve petrol ürünlerinin yüzde 15 ile 20’si, sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) ise yüzde 30’undan fazlası bu kritik güzergâhtan sevk ediliyordu.

İran, 25 Mart itibarıyla Rusya, Hindistan, Çin ve Pakistan’ın aralarında bulunduğu ve Tahran tarafından “dost” olarak nitelendirilen ülkelerin gemilerine geçiş izni verdi. Yetkililer ayrıca tanker geçişlerinden 2 milyon dolar tutarında transit ücreti alınmaya başlandığını açıkladı.

El-Cezire televizyonu, İran’ın devletleri “düşman, tarafsız ve dost” olarak üç kategoriye ayıran bir seyrüsefer düzenleme sistemi geliştirdiğini bildirdi. Bu sisteme göre “düşman” olarak sınıflandırılan devletlerin geçişine izin verilmezken, “tarafsız” ülkeler harç ödemekle yükümlü tutuluyor.

Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nın bir daha asla eski statüsüne dönmeyeceğini duyurdu.

Başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler boğazdaki kısıtlamaların kaldırılmasını talep etmeyi sürdürüyor. ABD Başkanı Donald Trump, 4 Nisan’da Tahran’a bir anlaşmaya varması veya boğazı açması için 48 saat süre tanımış; aksi takdirde İran’ın “cehennemi yaşayacağı” tehdidinde bulunmuştu.

Ancak Amerikan istihbarat birimleri, boğaz üzerindeki denetimin ABD’ye karşı tek kozu haline gelmesi nedeniyle Tahran’ın yakın zamanda boğazdaki ablukayı kaldırmasını muhtemel görmüyor.

harici

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın