İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Burucerdi, İran’ın silahsızlandırılacak bir ülke olmadığını belirterek, “Eğer düşman tekrar hata yaparsa, yeni silahlarımızı tanıtacağız” dedi.
Mehr Haber Ajansı’na konuşan İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Aladdin Burucerdi, ABD ile müzakereler hakkında, “Bölgede kriz ve savaş peşinde olmadığımızı göstermek için müzakere etmeyi kabul ettik. Karşı tarafın da oyunun kurallarına uyması ve önceki hatayı tekrarlamaması gerekir” dedi.
Kırmızı çizgilerinin tamamen net olduğunu vurgulayan Burucerdi, İran’ın nükleer kapasitesini kendi imkânlarıyla elde ettiğini ve hiçbir ülkenin, özellikle ABD’nin, bunu İran’a vermediğini söyledi.
Bu kapasitenin İranlı bilim insanlarının çabaları ve büyük maliyetlerle kazanıldığını belirten Burucerdi, bazı seçkin bilim insanlarının İsrail tarafından suikast sonucu hayatını kaybettiğini ifade ederek, bu kazanımın kesinlikle kaybedilmeyeceğini dile getirdi.
Burucerdi, İran’ın nükleer silaha sahip olmadığını ve bunu hedeflemediğini, ayrıca Devrim Lideri tarafından da nükleer silahların haram ilan edildiğini söyledi.
İran’ın savunma alanındaki temel gücünün, sekiz yıllık savaş tecrübesi nedeniyle füze kapasitesi olduğunu belirten Burucerdi, bunun müzakere konusu olmadığını ifade etti. Ayrıca İran’ın bölge ülkeleriyle ilişkilerinin de diğer ülkelerde olduğu gibi kendi politikalarının bir parçası olduğunu ve müzakere edilemeyeceğini söyledi.
Müzakere edilebilecek konuların, kurallara uyulması şartıyla İran’ın nükleer meselesi olduğunu belirten Burucerdi, karşı tarafın İran’ın nükleer faaliyetlerinin temelini kabul etmesi gerektiğini ifade etti. Anlaşmaya varılması durumunda ekonomik iş birliklerinde de sorun yaşanmayacağını söyledi.
Müzakerelerin geleceğiyle ilgili bir soruya Burucerdi, sürecin zor olduğunu ancak karşı tarafın geçmiş hataları tekrarlamaması durumunda görüşmelerin önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Burucerdi ayrıca süreci baltalayan ana unsurun Siyonist rejim olduğunu savunarak, Binyamin Netanyahu’nun kısa süre önce ABD’ye giderek müzakereleri engellemeye çalıştığını ve İran’ın silahsızlandırılması yönünde baskı yaptığını öne sürdü.
İran’ın silahsızlandırılamayacağını vurgulayan Burucerdi, karşı tarafın önceki hataları tekrarlaması halinde İran’ın, ABD’nin bölgedeki sabit ve hareketli üsleri ile İsrail için ciddi sonuçlar doğurabilecek yeni silahlarını tanıtacağını söyledi.
Burucerdi son olarak, sürecin bir sınav niteliği taşıdığını, karşı tarafın samimi davranması ve kurallara uyması halinde ulusal çıkarlar temelinde bir anlaşmanın mümkün olabileceğini, aksi halde bunun gerçekleşmeyeceğini ifade etti.
