İran Dışişleri Bakanlığı, küresel enerji tedarikinin en önemli rotalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki güncel duruma ve İran’ın seyrüsefer güvenliğine ilişkin temel politikalarına dair yazılı bir açıklama yayımladı.
Son haftalarda bölgede tırmanan çatışmaların ardından gelen açıklamada, diplomatik bir dil kullanılması ve uluslararası hukuk vurgusu yapılması dikkat çekti.
Bakanlık tarafından yayımlanan bildiride, uluslararası kamuoyunda oluşan endişelere yanıt verilerek, Hürmüz Boğazı’nın deniz trafiğine tamamen kapatıldığı yönündeki iddialar yalanlandı. Açıklamada, “Daha önce de defalarca ifade edildiği üzere, Hürmüz Boğazı kapatılmamıştır ve deniz trafiği durmamıştır. Denizcilik faaliyetleri, savaş durumundan kaynaklanan zaruri tedbirler ve hassasiyetler gözetilerek devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.
İran’ın Birleşmiş Milletler Şartı’na, uluslararası hukuka ve seyrüsefer serbestisine saygılı olduğu belirtilen metinde, Tahran yönetiminin Fars Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi’ndeki deniz güvenliğini korumak için yıllardır sorumluluk bilinciyle hareket ettiği kaydedildi.
Açıklamada, İsrail ve ABD’nin bölgedeki eylemlerinin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu ve bu durumun Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliğini doğrudan tehdit ettiği vurgulandı. İran’ın meşru müdafaa hakkı çerçevesinde hareket ettiği belirtilerek, ABD ve İsrail’e ait veya bu ülkelerle bağlantılı olan gemilerin “saldırgan taraflar” olarak nitelendirildiği ve bu gemilerin boğazdan geçişine izin verilmeyeceği yinelendi.
Bildirinin bir diğer bölümünde ise çatışmalara taraf olmayan diğer ülkelere yönelik mesajlar oldu. Bakanlık, saldırgan faaliyetlere iştirak etmeyen diğer devletlere ait ticari gemilerin geçiş hakkını teyit etti. Söz konusu gemilerin, İran makamlarıyla gerekli koordinasyonu sağlamaları ve ilan edilen güvenlik kurallarına uymaları şartıyla Hürmüz Boğazı’ndan güvenli bir şekilde faydalanabilecekleri ifade edildi.
Bakanlık, bölgedeki denizcilik faaliyetlerine yönelik oluşabilecek risklerden ABD ve İsrail’in sorumlu tutulması gerektiğinin altını çizdi. Açıklamanın sonuç bölümünde, Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda oluşturulacak her türlü yeni güvenlik mekanizmasının İran’ın egemenlik hakları ve ulusal çıkarları dikkate alınarak, İran makamlarıyla koordinasyon içinde tesis edilmesi gerektiği belirtildi. Bölgede tam bir güvenliğin yeniden sağlanmasının, ancak askeri saldırıların sona ermesiyle mümkün olacağı vurgulandı.
