İran Devrimi’nin 47. yıldönümü kutlandı.
Beni de davet etmişlerdi.
10-12 Şubat tarihleri arasında Tahran’daydım.
İran’a giderken çok uyarı aldım.
“ABD-İsrail, İran’ı her an vurabilir.
Sen oradayken tepene bombalar yağabilir.
Saldırı olursa ne yapacaksın?
Hava sahası kapanabilir.
Uçaklar kalkmaz.
Orada kalırsın, geri dönemezsin…” dediler.
TAHRAN SOKAKLARI
Benim de endişelerim yok değildi.
ABD tam kutlamalar sırasında saldırabilir miydi?
Hava sahası kapanırsa ne yapacaktım?
Ya CIA, Mossad ajanları kutlamaları kan gölüne çevirmeye kalkarsa…
Elbette bunları da düşündüm.
Ama bu yılki kutlamalar…
“12 Gün Savaşı” …
Kanlı sokak eylemleri sonrası ilkti.
Halkın katılımı nasıl olacaktı?
Bir gazeteci olarak izlemek…
Yerinde takip etmek büyük fırsattı.
TV 100’den Ahmet Yeşiltepe ile birlikteydik.
Tahran’a gece indik.
Ertesi gün sabah erkenden sokağa çıktık.
Bütün endişelerimiz gitti.
Halk işinde gücünde…
Esnaflar işyerlerini açmışlar…
Trafik canlı…
Ankara, İstanbul’dan hiç farkı yoktu.
Hayat normal seyrinde devam ediyordu…
yazının devamı için linki tıklayınız….
