Sayın Kayahan Uygur, internet haber sitesi OdaTV’de yazardır. 9 Kasım 2025’te yayınlanan ve devenin fizyolojisi misali birçok yeri eğri olan “Dünyanın konuştuğu komplo teorisi: ‘Hazar Türk Yahudi Mafyası’” yazısından şimdilik konumuzu ilgilendireni iktibas edelim. Sayın Uygur şöyle demektedir: “Dünyada bazı grupların iflah olmaz Türk düşmanlığı bir türlü bitmek bilmez… Arap ırkçılarının, faşist sol ve sağ popülist akımlarının ve siyasal İslamcıların Türklere yönelik nefretleri politik konularda adeta bir pusuladır. Bu nefret söylemlerinden biri de ‘Hazar Türk Yahudi Mafyası’ komplo teorisidir…
‘NEHİRDEN DENİZE’ ÖLÜM DEMEK Mİ?
“Komplo teoricileri Doğu Avrupa Yahudilerinin hepsini Türk sayarak bugünkü İsrail toplumunun İbrani olmadığını, yani mevcut İsrail toplumundan bireylerin o topraklara yabancı olduklarını ve çekip gitmeleri gerektiğini söylemektedir. ‘Nehirden denize özgür Filistin’ sloganı da İsrail’in ortadan kaldırılmasından, tüm Yahudilerin öldürülmesinden başka bir anlama gelmiyor. Ancak unutmamalıyız ki Yahudileri hedef alanlar onları Türk var sayarak bu düşmanlığı yapmaktalar. Başka bir deyişle bugün her kim İsrail karşıtı antisemitizm yapıyorsa aslında içindeki Türk nefretini ortaya koymaktadır.”
Sayın Uygur diyor ki; “Nehirden denize özgür Filistin” sloganı tüm Yahudilerin öldürülmesini amaçlamaktadır. O vakit Siyonistlerin bayraklarına nakış ettikleri “Nil’den Fırat’a Davut Yıldızı”nın hedefi bu iki nehir arasında yaşayan Yahudi olmayan herkesin öldürülmesi midir? Yoksa “Tanrı’nın seçkin Siyonistlere” verdiği veya vadettiği kutsal topraklarda, onları efendi geri kalanları cariye ve maraba mı kabul etmeliyiz? Etmeyenler hem Allah’a şirk koşmuş hem de Yahudi düşmanlığı kisvesi altında Türk düşmanlığı mı yapmış olacak?
ŞAŞI BAKIŞ
Sayın Uygur’un iddiasını benimseyen, kör sevgi ve kör nefret şaşı baktırır misali “Arap ve Müslüman düşmanlığına” kadar giden bir cenderenin içindeler. Öyle ki Sayın Uygur bu yazısından sonra X hesabından, ne alaka ise, Lübnan ordusunun “uyuşturucu kaçakçılığı” iddiasıyla tutukladığı, AB ve ABD yaptırım listesinde olan bir Lübnanlıyı, “Hizbullah ve Esad rejimi” bağlantılı Batı iddialarıyla sorgulamadan aynen paylaşmıştır. İsrail’in en önemli iddialarından birisi Lübnan Şii Hizbullah partisinin bir “uyuşturucu karteli” olduğudur. Halbuki, Lübnan’da kör ve sağır değilseniz, uyuşturucu işinde Lübnan’ın tüm dinleri ve mezheplerinden ailelerin ve fertlerin yer aldığını bilirsiniz.
Kaldı ki bölgemiz, Afrika ve dünyada kara para aklama, sigara ve petrol kaçakçılığı, silah, altın ve elmas ticareti ve kaçakçılığı, her türlü uyuşturucu üretimi ve sevkiyatının tüm devletlerin ve milletlerin belası olduğunu, işin içinde devasa holdinglerin ve marka bankaların aktif olduğunu biraz araştıran bilir. Peki Sayın Uygur’un bu gerçeklik ortadayken cımbızlayarak İsrail’in hedefinde olan Lübnan ve hükümet ortağı parti Hizbullah’ı öne çıkarmasının gayesi ne olabilir? “Türk Milliyetçisi” olduğunu iddia eden ciddi bir kesim var. Bu kesime istinaden; Yahudi, İsrail ve Siyonizm düşmanlığı eşittir Türk düşmanlığıdır.
BİR TÜRK NE YAPMALI?
Açıkça ifade etmeye utanıyorlar ama Netanyahu’ya ve zihniyetinde olanlara karşıtlığın temelinde de Türk düşmanlığı vardır inancındalar. O halde özelde Filistinlilerin genelde Arapların maruz kaldığı bir İsrail zulmü, katliamı, işgali ve talanı varsa bir Türk en fazla belki “ah vah” diyebilir ama bu derece radikal tepkiler vermemeli, bu gayri insani söylem ve eylemde bulunan Yahudi’ye, İsrail’e veya Siyonizm’e karşı düşmanca bir tavır içinde olmamalıdır. O vakit bir Türk ne yapmalıdır? ‘Zahirde Yahudi Batında iflah olmaz Türk düşmanı’ olan Arapların dostu olmamalıdır.
Müslüman veya Mesihi, laik veya muhafazakâr, milliyetçi veya değil Arapların davalarıyla ilgilenmemelidir. Bir Türk’ün görevi iflah olmaz Türk düşmanlarına karşı İsrail ve Siyonistler ile duygudaşlık kurmak ve yoldaşlık etmektir. Sayın Uygur, 1947’de ilan edilen ‘İsrail Yahudi Devletini’ “Rab’ın ve kitabının emirlerine uymayan kafir ve düşman bir aygıt” olarak tanımlayan Yahudiler de mi aslında Yahudi düşmanlığı kisvesi altında Türk düşmanlığı yapıyor? Bunlar antisemit midir? İngiltere’deki antisiyonist hareket “Neturei Karta” ile İsrail ve dünyanın birçok yerinde onlarca Yahudi, kurum ve örgüt “İsrail rejimi, Netanyahu diktatörlüğü-faşizmi, siyonizm iflas etmiş bir akım ve Yahudiliğin en büyük düşmanıdır” derken Türk düşmanlığı mı yapmaktadır?
HAHAM DA MI TÜRK DÜŞMANI?
Rabbi (Haham) Jacob Weiss, “Biz Yahudiler, Filistinlileri savunmada özel bir sorumluluk hissediyoruz çünkü Siyonizm bizim en büyük düşmanımızdır. Yüzyıllardır Filistin’de, Arap ve Müslüman coğrafyada barış içinde yan yana yaşıyorduk. Ancak Siyonistler geldi ve işgal ile etnik temizliği başlattı; Saldırgan, ırkçı ve insan hakları ihlalleriyle dolu bir işgal var. Biz Yahudiler, Siyonizm’in bütününe karşıyız çünkü Siyonizm, Yahudi öğretilerine ve inandığımız tüm değerlere aykırıdır. Özellikle de Siyonistlerin herhangi bir barışı istemediği koşullarda, tek çözüm, Siyonist yapının barışçıl bir şekilde ortadan kaldırılması ve adaletin sağlanmasıdır” derken antisemitizm ve Türk nefretini mi ortaya koymuş oluyor?
ZULÜM KİMDEN GELİRSE GELSİN…
Ey Türk evladı; bir mahlûk başka bir mahlûktan salt başka olduğu için nefret etmiştir edebilir, öldürmüştür öldürebilir. Zürriyetini kurutmak için tüm araçları mubah görmüştür, görebilir. Bir insan salt Yahudi, Alevi, Mesihi, Şii, Sünni, Dürzi, Katolik, Protestan, Ortodoks, Türk, Kürt, Arap velhasıl size benzemediği veya salt sizden olmadığı için zulüm görmüş, işkenceye maruz kalmış ve linç edilmiştir, ediliyor ve belki de edilecektir. Bunu yapacak potansiyele sahip cahiller, sadistler, manyaklar, katiller olmuştur, varlar ve belki de var olmaya devam edeceklerdir. Ama ve lakin insanlıktan nasibini almış, aydın ve vicdanlı Türk, zulüm kimden gelirse gelsin zalime “zalim” diyendir.
Mazlumun rengine, tenine, dinine, mezhebine, coğrafyasına, ecdadına, sınıfsal konumuna bakmadan ahını duymaktır. Bu ahın sesi, gözü, dili, eli olmaktır. “Bendendir ne yapsa yeridir” ferdi, dar aile, kabile, aşiret, kavim, örgüt, parti veya millet taassubu ile davranmamaktır. Ey Türk evladı; işte bu ahval ve şerait içinde birinci vazifen; zulme, işgale, talana, katliama, tehcire karşı amasız karşı durmaktır. Bu ahvalin son bulması için mücadele etmektir. Milletin her bir evladı ülkesinin, milletinin ve devletinin güçlü, adil, ahlaklı ve akıllı olması için çalışmalıdır.
Ey Türk evladı; ‘Karşı çıkarak antisemit olursunuz, Yahudi düşmanlığı ve hatta Türk düşmanlığı yapmış olursunuz!’ diyenlerin yüzüne haykır; Siyonizm, tekelci kapitalizm, emperyalizm, faşizm gibi bir siyasi, ekonomik ve askeri projedir. Bu projeyi benimseyenler, bununla işbirliği yapanlar, buna hizmet edenler ne Musevi ne Mesihi ne de Müslüman olabilir, ne Türk ne Kürt ne Arap ne de insan olabilir.
