İsrail’e Giden Bombalarda Türk Firma İzi Mi?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kongre’yi devre dışı bırakarak İsrail’e onayladığı 660 milyon dolarlık mühimmat satışının altından feci bir iddia çıktı. Tel Aviv basını, 27 binden fazla bombanın ana yüklenicisinin Türk savunma şirketi Repkon’un ABD iştiraki olduğunu yazarken, iddiaların odağındaki firmadan açıklama geldi.

Washington ve Tel Aviv hattında kapalı kapılar ardında atılan imzalar, Türkiye’de tartışma başlattı.

İran’la tırmanan savaşı gerekçe gösteren Trump yönetimi, tarihte eşine az rastlanır bir hamleyle olağan denetim süreçlerini çöpe attı.

Satışın “acil durum” yetkisiyle jet hızıyla onaylanması bir yana, asıl fırtına mühimmatların üretim adresinin deşifre olduğu iddialarıyla koptu. Hedef tahtasına oturtulan Türk şirketi: Repkon.

Faturada 27 Bin Bomba Var

Cephedeki hesaplar epey kabarık. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun “ulusal güvenlik çıkarları” kılıfıyla savunduğu paket, kelimenin tam anlamıyla dudak uçuklatıyor. Anlaşmanın toplam bedeli 660 milyon doları bulurken, İsrail ordusuna tam 27 binden fazla ölümcül mühimmat aktarılacak.

Silah İhracatını Kontrol Yasası’nın 36(b) maddesi işletilerek Kongre incelemesinden kaçırılan sevkiyatın detayları da oldukça vahim. Listede 151.8 milyon dolar değerinde, her biri 450 kilogram ağırlığında olan 12 bin adet BLU-110A/B tipi bomba gövdesi var. Bununla da yetinilmemiş; faturaya 250 kilogramlık 10 bin bomba ve 5 bin adet küçük çaplı mühimmat eklenmiş. Tel Aviv yönetiminin bu devasa askeri harcamanın bir kısmını, ABD’den her yıl tıkır tıkır aldığı 3.8 milyar dolarlık dev yardım paketinden karşılayacağı kaydedildi.

İsrail Basınından Şok İddia

Asıl tartışma, İsrail merkezli Ynet sitesinin yayınladığı resmi belgelerle koptu. Haberde, Texas Garland merkezli “Repkon USA” isimli şirketin bu dev ihalenin ana yüklenicisi olduğu öne sürüldü. İşin rengini değiştiren asıl detay ise bu firmanın, yerli savunma sanayimizin küresel aktörlerinden Repkon’un ABD’deki iştiraki olmasıydı.

İddialara göre şirket, Mart 2025’te ABD’li dev General Dynamics’ten Texas’taki üretim tesisini bünyesine katmıştı. Üstelik bu tesisin ABD sınırları içinde MK-80 serisi bomba gövdelerini üretebilen tek adres olduğuna dikkat çekildi. Kısa süre önce Washington’daki AUSA 2025 fuarında gövde gösterisi yapan ve geçen yıl 435 milyon dolarlık kallavi bir sözleşmeye imza atan Repkon USA’nın, ABD ordusunun 155 milimetrelik mühimmat ihtiyacının metal parçalarını da ürettiği biliniyor. Hatta Pentagon’un planlamalarına göre, ABD’de üretilen 155 milimetrelik mühimmatın yüzde 30’unun Texas’taki bu bantlardan ineceği tahmin ediliyor.

Beyaz Saray’da Acil Kodlu Zirve

İran savaşının henüz ilk tam haftası geride kalırken Trump cephesinde de tansiyon hayli yüksek. Başkan, savunma sanayisinin dev CEO’larını Beyaz Saray’da toplayıp üretim kapasitelerini masaya yatırdı. Toplantıdan sızan bilgilere göre patronlar, gelişmiş silah üretimini en kısa sürede dört katına çıkarma sözü verdi. Hemen ardından çoğu ABD stoklarından karşılanacak olan bu 151.8 milyon dolarlık ağır bomba satışının onaylanması, zamanlamasıyla epey dikkat çekti.

“Truva Atı” Çıkışına Sert Yanıt

İnfial yaratan bu iddiaların ardından gözler Ankara’ya çevrildi. Hakkında kasıtlı bir algı operasyonu yürütüldüğünü savunan Repkon, sessizliğini bozdu.

Kurumdan yapılan açıklamada, ulusal ve uluslararası basında şirketi hedef alan ortak bir yalan kampanyasının düğmesine basıldığı ifade edildi. Yunan Europost gazetesinin şirket için “Türk Truva Atı” manşetini atarak kendilerini stratejik bir tehdit gibi sunmaya çalıştığını hatırlatan Repkon yönetimi, Rusya’ya el altından satış yapıldığı iddialarını da kesin bir dille yalanladı. Hatta Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un kendilerini bizzat “Ukrayna’ya destek sağlayan zincirin parçası” olarak nitelemesinin, bu ticari ilişkinin olmadığının en net kanıtı olduğuna vurgu yapıldı.

Tartışmaların odağındaki o kritik bomba ihalesine yönelik ise, “Söz konusu ABD karar sürecinde Repkon’un herhangi bir talebi, kararı veya satış işlemi bulunmamaktadır” denildi. Doğruluğu teyit edilmemiş bu haberlerle kurum itibarının sarsılmaya çalışıldığını belirten şirket, gerçek dışı yayınlara karşı hukuki adımları atma hakkını saklı tuttuğunu duyurdu.

Şirket cephesinden “Karar verici biz değiliz” çıkışı geldi.

milligazete

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın