RAST HABER- Sondakika İslami haber RASTMEDYA RAST YAYINLARI

İşte Suriye’nin En Ünlü Yalancıları

Mintpressnews adlı web sayfası muhalif sosyal medya fenomenlerini inceledi ve ortaya ilginç sonuçlar çıktı…

İşte Suriye’nin En Ünlü Yalancıları
29.12.2016 © RAST HABER

Suriyeli muhaliflerin sosyal medya yıldızları ve dünyaca ünlü ana-akım haber kuruluşlarına bölgeden haber aktaran yerli muhabirler savaş propagandası mı yapıyorlar? Mintpressnews adlı web sayfası muhalif sosyal medya fenomenlerini inceledi ve ortaya ilginç sonuçlar çıktı.

Bölgede soykırım gerçekleştirildiğine dair haberler üretip yayan, sahte fotoğraflar servis eden, sosyal medya paylaşımlarında bulunarak milyonlarca insana ulaşan şahısların ürettikleri sahte haberlerin arkasında ise ABD’nin ve İngiltere’nin bulunduğu iddia ediliyor.

Wikileaks’ın ele geçirerek yayınladığı ABD’nin bazı diplomatik yazışmalarına bakacak olursak eğer, ABD, İsrail ve Suudi Arabistan’ın Suriye lideri Beşar Esad’ı devirme planları yapmaya başlamalarının 2006 senesine kadar uzandığı görülüyor. ABD ise, bu savaşa yüz milyonlarca dolar akıtmış olmasına rağmen Obama yönetimi asla Suriye’de bir savaşın içerisinde olduklarını resmen kabul etmedi.

ABD yönetiminin bölgedeki müttefikleri kanalıyla para, silah ve ilaç yardımı yaptığı ”Suriyeli muhaliflerin” arasına girerek dünya devir ana akım medya kuruluşlarına haber aktaran bazı kaynaklar ise son dönemde ciddi şekilde kuşku uyandırmaya başladılar.

Mintpressnews.com adlı sayfada, Suriye’den bilgi akışı sağlayan beş sosyal medya figürünü inceleme altına aldı, işte o şahıslar ve hikayeleri.

BANA ALABED

 2016’nın Eylül ayında Twitter’da bir hesap oluşturan Bana Alabed’in 400 bin’e yakın takipçisi bulunuyor. Son yaşanan gelişmeler neticesinde bölgeden kaçmak zorunda kalan ve o güne kadar Halep’in doğu bölgesinden Twitter’da bilgi paylaşan Bana sadece 7 yaşında bir kız çocuğu.

Yedi yaşındaki bir kız çocuğunun savaş bölgesinden haber aktarması ve yaşadıklarını anlatması takipçilerin oldukça ilgisini çekmiş durumda, fakat küçük kızın ABD’nin Suriye’de sürdürdüğü eylemlerine destek verecek içerikler paylaşarak bir propaganda aracı haline gelmesi de bazı takipçilerinin dikkatinden kaçmıyor.

Bana’nın hesabını inceleme altına alan bazı ABD’li araştırmacılar, yapılan paylaşımların 7 yaşındaki bir kızın üstesinden gelemeyeceği denli sofistike olduklarını, küçük kızın hesabının sahte olma potansiyelinin bulunduğunu ve çevresindeki bazı kimseler tarafından propaganda amacıyla kullanılıyor olabileceğine dikkat çekiyorlar.

Bana’nın İngilizce yaptığı paylaşımlar kuşkuyu daha fazla arttırıyor, çünkü kızın anadili Arapça ve hem İngilizce hem de sofistike içerikler kullanması kuşkuyu bütünüyle arttırıyor ve uzmanlar bu tip hesapların aktardıkları bilgilerin güvenirliğini sorguluyorlar.

Küçük kıza ait olduğu iddia edilen hesabı inceleyen araştırmacılar, takipçilerinin bir kısmının da sahte olduklarına dair güçlü kuşkularını dile getirirlerken, Bana’nın paylaşımlarının The Guardian, Telegraph ve sayısız büyük medya kuruluşu tarafından sorgulanmadan izleyicilerine aktarmaları da eleştiri konusu olarak değerlendirildi.

Bana adlı küçük kızın gerçekten var olduğu biliniyor, ancak sosyal medya aracının NATO’da görevli yetkililer tarafından hazırlandığı ve propaganda amaçlı kullanıldığı kanaati bu tip sosyal medya hesaplarını inceleyen uzmanların ortak görüşleri halini aldı.

BİLAL ABDUL KERİM

Bilal Abdul Kerim, kendisini Halep’in doğusundan haber akışı sağlayan bağımsız bir gazeteci olarak tanıtıyor. Gerçekte kim ya da nereli olduğu hakkında ise çok az bilgi bulunuyor, kendisi pek az gazeteciyle görüşen Suriyeli muhalif güçlerin aralarına sorun yaşamadan girerek Batı medyasına aktardığı haberlerle gündeme gelmişti.

12 Aralık günü bir mesaj yayınlayan Abdül Kerim, Suriye hükümet güçlerinin artan bir şiddet uyguladıkları bilgisini takipçilerine aktarmış, kendi hayatının da risk altında olduğunu belirtmişti.

Sputnik’te köşe yazarı olan Andrew Korybko, Abdul Kerim’in ABD’de doğmuş ve ABD vatandaşı olduğunu iddia ediyor, kendisini ”bağımsız gazeteci” olarak tanımlayan bu şahsın ”bağımsız” olmadığını, bilakis Suriyeli muhaliflerin argümanlarını papağan gibi tekrar eden gayet taraflı bir kişi olduğu bilgisini okurlarıyla paylaşmıştı.

Abdül Kerim’in paylaştığı videolarından birinde kendisi El Nusra militanlarından biriyle kamera karşısına geçiyor ve militanın bel bölgesinde bağlı bulunan ve gerektiği takdirde silahlı adamın bir intihar bombacısı gibi kendisini ve çevresini patlatması için hazırlanan düzeneği tanıtıyordu.

LİNA SHAMY

Bir başka ”bağımsız” haber kaynağı olan Shamy, Suriyeli, muhalif ve terörist gruplara bağlı hareket ediyor.

Shamy sık aralıklarla batı medyasında kendisine yer buluyor ve bölgede yaşananları güya Shamy’nin perspektifinden aktarıyorlar, kendisi geçtiğimiz pazartesi günü sonunda ağladığı bir de video paylaşmıştı.

Cambridge Üniversitesi’nin öğrencileri tarafından yayınlanan Varsity’nin muhabiri Will TG Miller, yayınladığı bir makalesinde Shamy’nin Suriye’de bulunan aşırılık yanlısı terör örgütleri ile yakın ilişki içerisinde olduğunu ortaya çıkarmıştı.

BBC gibi kanalların kaynak olarak gösterdikleri Shamy, yakın zamanda kişisel Facebook sayfasının kapak fotoğrafını değiştirdi ve Ceys el-İslam adlı terörist grubun hayatını kaybeden lideri Zahran Alloush’un fotoğrafını ekledi.

Miller, BBC ve pekçok sayıda ana akım medya kuruluşunun neden Halep’ten bilgi aktarmak için terörist grupların üyelerini tercih ettiklerinin sorgulanması gerektiğini belirtiyor.

MintPress’in yazı işleri müdürü Mnar Muawesh, Shamy’nin Facebook sayfası incelendiğinde ÖSO ve öteki CIA ve öteki Batılı istihbarat kuruluşlarının eğiterek silahlandırdıkları muhalif grupları desteklediğini görmenin mümkün olduğunu söylüyor.

RAMİ ABDUL RAHMAN ve SURİYE İNSAN HAKLARI GÖZLEMCİLERİ

Resmi adına karşın Suriye İnsan Hakları Gözlemcileri’nin merkezi İngiltere’de bulunuyor ve tek kişi, yani Rami Abdul Rahman tarafından idare ediliyorlar. Rahman basına aktardığı bilgilerin kaynağı olan telefon görüşmelerinde karşı tarafın Suriye’de bulunduğunu iddia ederken Batılı güçlerle Suudi Arabistan destekli muhalif gözlemcilerin çalışmalarına engel oldukları gerekçesiyle Suriye hükümetini sık aralıklarla suçluyor.

Abdulrahman, 2011 senesinde kendisiyle görüşen Reuters’e gönüllülük esasına göre çalıştıklarını ve bağımsız olduklarını belirtmişti.

Fakat aradan iki yıl geçtiğinde New York Times’ın yayınladığı bir içerikte Rahman, adını vermek istemediği bir Avrupa ülkesi tarafından finanse edildiklerini kabul etmişti. Zamanla ortaya çıkan çok sayıda sebep rahman’ın aslında doğrudan İngiltere için çalıştığı sonucuna varılmıştı.

Rahman’ın aynı zamanda İngiliz Dış İşleri bakanı William Hague’yle doğrudan görüşebilme yetkisi de olduğu Tony Cartalucci tarafından ortaya çıkarılmıştı.

Haziran 2012 tarihli ‘Land Destroyer Report’a göre Rahman insan hakları gözlemcisi değil, Batılı ülkeler tarafından finanse edilen bir propagandacı olarak görevlendirilmiş durumda.

BEYAZ KASKLILAR

Suriyeli Sivil Savunma ekibi olduğu iddia edilen Beyaz Kasklılar da bir diğer kuşku uyandırıcı grup olarak tanımlanıyor. Kısa bir süre önce bu ekip hakkında çekilen bir belgesel yapım Netflix tarafından hazırlanarak yayınlanmıştı.

”İnsancıl” yardım amacıyla kurulduğu belirtilen Beyaz Kasklılar’ın Batılı ülkeler tarafından finanse edildikleri, güya ”ılımlı muhalifler” ile işbirliği içerisinde olan bu ekibin gerçekte teröristlerle birlikte çalıştığı ve El Nusra gibi terör örgütleriyle birlikte hareket ettikleri ortaya çıkmıştı.

Yapılan araştırmalar derinleştikçe Beyaz Kasklılar’ın arkalarında gizemli bir PR şirketi olan Syria Campaign’in olduğu ortaya çıkmıştı. Söz konusu PR şirketinin ise aynı zamanda ABD ve öteki Batılı ülkelerde düzenli olarak lobicilik faliyetlerinde bulundukları, gayret gösterdikleri konular arasında Suriye hava sahasının uçuşa yasak bölge ilan edilmesi, bölgeye 70bin kişilik asker sevk edilmesi gibi konular bulunmasının yanında, aynı firma bölgede Rusya ile savaşılması gerektiğine dair propaganda faliyetleri sürdürmeleriyle de biliniyor.

Beyaz Kasklılar’ın göreve başladıktan sonra günümüze kadar 65bin sivili kurtardıkları iddia edilse de, araştırmacılar bu bilginin ‘aşırı derecede abartı’ olduğunu düşünüyorlar.

Bluementhal’in yayınladığı rapora göre Beyaz Kasklılar’ın Birleşik Devletler Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) tarafından finanse edildikleri, 2013’ten günümüze kadar bu gruba 23 milyon dolar aktarıldığı, bu paranın da USAID tarafından bölgedeki aktivistlere aktarılan 339.6 milyon dolarlık meblağın bir parçası olduğu ortaya çıkmıştı.

2016’nın Nisan ayında ise ABD’li yetkililer, el-Nusra ile işbirliği içerisinde oldukları gerekçesi ile Beyaz Kasklılar’a yapılan yardımların durdurulduğu bilgisini paylaştılar.

Kaynak: http://www.mintpressnews.com/social-media-stars-spread-pro-war-propaganda-in-news-social-media/223374/

Odatv

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER