Hamas’ın Tahran temsilcisi Halid Kaddumi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını suç ve barbarlık olarak nitelendirerek İran’ın bu saldırılara “uygun gördüğü her şekilde” karşılık verme hakkına sahip olduğunu söyledi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken Hamas’ın Tahran temsilciğinden İran’a açık destek mesajı geldi. Hamas’ın Tahran temsilcisi Halid Kaddumi, İran’ın saldırılara istediği biçimde karşılık verme hakkı bulunduğunu belirtti.
Tesnim haber ajansına konuşan Kaddumi, Hamas’ın tutumunun “açık ve net” olduğunu söyleyerek, İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarını kınadıklarını ifade etti. Kaddumi, saldırıları Siyonist-Amerikan saldırganlığı olarak nitelendirdi.
İran’ın güneyindeki Minab kentinde bir kız okulunda yaşanan ve çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine yol açtığı belirtilen saldırıya da değinen Kaddumi, bu olayın “saldırgan güçlerin barbarlığını ve suç karakterini” gösterdiğini söyledi.
Kaddumi, İran’ın saldırılara verdiği yanıtın “düşmanın kibir ve saldırganlığının boyutuyla uyumlu şekilde güçlü olduğunu” belirterek, Hamas’ın İran’ın bu saldırganlıkla “uygun gördüğü her yöntemle” mücadele etme hakkına sahip olduğuna inandığını dile getirdi.
Birlik çağrısı
Hamas temsilcisi ayrıca Müslüman ülkeler arasında birlik çağrısı yaptı. İslam dünyasında çok sayıda din insanı, siyasetçi ve entelektüelin ortak bir tutum alınmasını istediğini söyleyen Kaddumi, “İslam ümmetinin birlik içinde hareket etmesi gerektiğini” vurguladı.
Kaddumi, saldırılara karşı “tarafsız kalmanın artık mümkün olmadığını” savunarak, yaşananların “hak ile batıl arasındaki bir mücadele” olduğunu ileri sürdü. Direnişin adalet olduğunu söyleyen Hamas yetkilisi, Gazze’de yürütülen “Aksa Tufanı” operasyonunu da bu çerçevede değerlendirdi.
ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a geniş çaplı bir saldırı başlatmış, saldırılarda İran’daki askeri ve sivil hedefler vurulmuştu. İran ise buna karşılık olarak bölgedeki ABD ve İsrail hedeflerine füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlediğini açıklamıştı.
Hamas’ın önceki açıklaması tartışma yaratmıştı
Öte yandan Hamas dün yayımladığı yazılı açıklamada da bölgede tırmanan gerilimi “büyük kaygıyla” takip ettiğini belirtmişti.
Açıklamada ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiği savunulurken, İran’ın da bu saldırılara “uluslararası hukuk ve teamüller çerçevesinde mevcut tüm imkanlarıyla karşılık verme hakkı bulunduğu” ifade edilmişti.
Hamas aynı açıklamada İran’a komşu ülkeleri hedef almaması çağrısında bulunurken, bölge ülkelerini saldırıların durdurulması için işbirliği yapmaya davet etmişti. İsrail basınında yer alan bazı haberlerde ise Hamas’ın söz konusu açıklamayı Katar’ın baskısı sonucu yaptığı ileri sürülmüştü.
Hamas içinde görüş ayrılıkları
Öte yandan Hamas içinde bir süredir görüş ayrılıklarının bulunduğu da biliniyor. 7 Ekim’deki Aksa Tufanı operasyonu ve ardından İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının yarattığı yıkım ile örgüt liderliğinde yaşanan kayıplar, hareket içinde bir krizi beraberinde getirmişti.
Askeri kanat ile Halid Meşal’in öncülük ettiği ve daha “pragmatik” olarak tanımlanan siyasi kanat arasındaki ayrışma, Yahya Sinvar’ın İsrail tarafından öldürülmesinin ardından Meşal ekibinin ağırlık kazanmasıyla sonuçlanmıştı. soL’da Emre Nalıncı da örgüt içindeki bu mücadeleyi ayrıntılı biçimde ele almıştı.
Hamas bugün bir komite tarafından yönetilirken, üyelerin farklı siyasi pozisyonları nedeniyle bu yeni yapı kırılganlığını koruyor.
