RAST HABER- Sondakika İslami haber RASTMEDYA RAST YAYINLARI

Keşke Zamanında Bu Esnekliği Gösterseydik

Hürriyet yazarı Taha Akyol, Moskova Bildirisi’ne ilişkin yazdığı yazıda, Erdoğan’ın “Suriye’ye devlet terörü estiren zalim Esad’ın hükümdarlığına son vermek için girdik” sözlerini hatırlatırken, gelinen noktada “Esad gitsin” politikasının fiilen bırakıldığını dile getirdi. Akyol, “Keşke zamanında bu esnekliği gösterseydik” ifadelerini kullandı.

Keşke Zamanında Bu Esnekliği Gösterseydik
23.12.2016 © RAST HABER

AKP’nin Suriye politikasına bir tepki de Taha Akyol’dan geldi. Moskova Bildirisi sonrası Türkiye’nin fiilen “Esad gitsin” politikasını bıraktığını belirten Akyol, “Keşke zamanında bu esnekliği gösterseydik, altı ay hatta bir yıl evvel ‘Önceliğimiz terörle mücadeledir, rejim değildir’ deseydik de Rusya’nın inisiyatifiyle bu noktaya gelmiş görüntüsünü vermeseydik, değil mi?” ifadelerini kullandı.

Akyol’un yazısının ilgili bölümü şöyle:

Ankara daha bir ay önce, 29 Kasım’da “Suriye’ye devlet terörü estiren zalim Esad’ın hükümdarlığına son vermek için girdik” diye ilan etmişti!

Putin’in müdahalesiyle iki gün sonra bu sözü yumuşatmıştık. Fakat bu daha ziyade Putin’in prestijini artırdı. Sonunda Rusya ve İran’la birlikte “Moskova Bildirisi”ne de imza koyduk.

Buraya gelineceği belliydi.

Washington Post’un Ortadoğu uzmanı Liz Sly 12 Mayıs’ta “Esad zemin kazanıyor”başlıklı yazısında Rusya ve İran’ın askeri desteğiyle “Esad’ın eli güçlenmiş olarak masaya oturacağını” yazmıştı.

Bizim uzmanlar da bunu söylüyordu.

Üstelik, beş yıl boyunca Türkiye “Esad gitsin” politikasına öncelik verirken Esad da PYD’yi destekledi. PYD’nin destekçilerinden biri Esad oldu!

Sonunda öyle bir noktaya geldik ki, Türkiye “Moskova Bildirisi” ile “Esad gitsin”politikasını fiilen bırakmaktadır.

KEŞKE…

Keşke zamanında bu esnekliği gösterseydik, altı ay hatta bir yıl evvel “Önceliğimiz terörle mücadeledir, rejim değildir” deseydik de Rusya’nın inisiyatifiyle bu noktaya gelmiş görüntüsünü vermeseydik, değil mi?

Suriye politikasının yanlışlığını ve maliyetini sonunda Numan Kurtulmuş da dile getirdi.

Bir kriz anında Putin’in nasıl davranacağını “uçak düşürme” hadisesinde gördük üstelik.

Batı’yla bu kadar gerginleşmeye lüzum var mıydı? Sorunları “kapalı kapılar ardında görüşmek” ve Batı ile çatışmalar yaşayan bir ülke görüntüsünü keskinleştirmekten sakınmak daha doğru olmaz mıydı?

Mısır’la sert kavganın kime faydası oldu?

Bütün bunlara bir “laboratuvar” gibi bakarak iki hususu vurgulamak isterim.

Fikir ve ifade hürriyetinin, eleştirilerin önemi: Keşke zamanında Suriye politikasını eleştirenlere “Esadcı, Baasçı” diye yüklenmek yerine, kulak verseymişiz değil mi?

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER