Kutlu Bir Fecirden Aydınlık Geleceğe

rasthaber

Rasthaber – Devlet yapılanmasına ilişkin İslâm ümmetinin 1400 küsur yıllık tarihine baktığımızda, Emevîlerle başlayan “monarşi yönetim anlayışı” farklı varyantlarda da olsa öz itibariyle aynı yönteme sahipti. Yani bir yönüyle hepsi saltanat sistemiydi. Son yüz yıllık tarihimize baktığımızda ise ümmetin ulus devletler olarak 57 parçaya bölünmüş olduğunu görüyoruz. Ve ne yazık ki bu devletçiklerin yönetim biçimi olarak halkın aidiyet değerlerinden uzak bir yapıya sahip oldukları izahtan vareste bir durum. Devletçik diyoruz zira hemen hemen hepsi dolaylı da olsa Batılı egemen devletlerin güdümünde hareket eden piyon devletçiklerdi. Bunlardan biri de İran’dı. Saltanat sahibi Şah Rıza Pehlevi ülkesini tamamen İngiltere ve ABD’nin sömürgesi hâline getirmişti. İngiltere ve ABD komut veriyor, Şah uyguluyordu. Başta petrol olmak üzere ülkenin zenginlikleri bu iki emperyal ülke tarafından hortumlanıyordu. Hatta iş o raddeye varmıştı ki, bu iki sömürgeci ülke tarıma da karışır olmuştu.

yazının devamı için tıklayınız

Bu Haberi Paylaş