İran İslam Devrimi Lideri’nin danışmanı Mohammad Muhbir, Ayetullah İmam Hamenei’nin şehadeti sonrası yaptığı açıklamada, “Düşman bilmelidir ki bu cinayet asla cevapsız kalmayacaktır” dedi.
Muhbir, söz konusu büyük felaket dolayısıyla taziyelerini “Bakiyyetullah el-Azam’a (Hz. Mehdi), yüce İran milletine, dünyanın dört bir yanındaki mücahitlere ve büyük âlimler ile merciilere” iletti.
Ayetullah Hamenei’nin hem şahsi hem de liderlik özellikleri bakımından eşsiz bir kişilik olduğunu ifade eden Muhbir, “İmam Humeyni’den sonra İslam dünyasında, hatta masum imamlar sonrasında bu niteliklere sahip bir şahsiyet tanımıyoruz. Aydın bir fakih, usul ve felsefede derin bir âlim, ilmin tüm alanlarına hâkim ve gerçek anlamda çok yönlü bir liderdi” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında, Hamenei’nin kişiliğinin birkaç dakikalık sözlerle anlatılamayacağını belirten Muhbir, İslam Cumhuriyeti’nin akıllı ve sağlam kurumsal yapısına dikkat çekerek, sistemin ne kadar ağır kayıplar yaşarsa yaşasın kendini yeniden inşa etme gücüne sahip olduğunu söyledi.
Geçmişte yaşanan krizleri ve özellikle “şehadet” sürecini hatırlatan Muhbir, şehit Cumhurbaşkanı sonrası dönemde Ayetullah Hamenei ile yaptığı görüşmeye değinerek, liderin metanetini ve yönetim gücünü tam anlamıyla koruduğunu, hiçbir tereddüt göstermeden süreci yönettiğini ifade etti.
Muhbir, “Kendisiyle görüştükten sonra adeta başka bir insan olarak oradan ayrıldım. İmamvari bir güç ve kararlılıkla tüm meselelere müdahil oldu. Son olarak 12 günlük savaş sürecinde düşman toparlanacak zaman dahi bulamadı” dedi.
Açıklamasında, “Düşman bilmelidir ki bu cinayet ne sisteme ne de halka karşı cevapsız kalacaktır. Mutlaka ibretlik bir karşılık verilecektir” ifadelerine yer veren Muhbir, anayasal çerçevede ülke yönetiminin hızla yeniden yapılandırılacağını belirtti.
İran halkının ağır bir yas süreci yaşadığını söyleyen Muhbir, ilahi yardım sayesinde bu sürecin kısa sürede aşılacağını ve düşmanın en ağır şartlarla karşı karşıya kalacağını dile getirdi.
İslam Devrimi’nin geçmişte de benzer kritik dönemlerden geçtiğini hatırlatan Muhbir, İran İslam Cumhuriyeti’nin bu hassas döneme Anayasa’nın 111. maddesi doğrultusunda yaklaşacağını; Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Anayasa Koruyucular Konseyi’nden bir fakihin sürece ilişkin sorumluluk üstleneceğini ve gerekli adımların atıldığını ya da en kısa sürede atılacağını kaydetti.
