Müzakere Masasında, Sahada Yığınak

ABD, İran’la diplomatik temasların sürdüğünü açıklamasına rağmen Orta Doğu’daki askeri varlığını dikkat çekici ölçüde artırdı. Pentagon ikinci bir uçak gemisi taarruz grubunu bölgeye sevk ederken, gelişmiş savaş uçakları, istihbarat platformları ve hava savunma sistemleri de ileri üslere konuşlandırıldı. Washington yönetimi bu adımları “önleyici hazırlık” olarak nitelese de artan askeri hareketlilik, müzakere sürecinin ruhuyla çeliştiği yönünde eleştirilere yol açtı.

Bölgede hâlihazırda görev yapan USS Abraham Lincoln’e ek olarak USS Gerald R. Ford’un da sevk edilmesiyle ABD donanması aynı anda iki uçak gemisi grubunu CENTCOM sahasında bulundurmuş olacak. Güdümlü füze destroyerleri ve nükleer denizaltılarla desteklenen bu güç, denizden ve havadan geniş çaplı saldırı kapasitesi anlamına geliyor.

Kara konuşlu hava unsurları da artırıldı. Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü ve Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü başta olmak üzere bölgedeki üslerde F-15E, A-10 ve elektronik harp uçakları konuşlandırıldı. Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerinin mobil hale getirilmesi ise olası bir çatışma senaryosuna yönelik hazırlık seviyesinin yükseltildiğini gösterdi.

Washington, bu adımların bölgedeki personeli korumaya dönük olduğunu savunsa da diplomasi sürerken eş zamanlı askeri yığınak yapılması “baskı diplomasisi” eleştirilerini güçlendirdi. İranlı yetkililer ise herhangi bir saldırıya sert karşılık verileceğini açıkladı. Ortaya çıkan tablo, ABD’nin müzakere söylemiyle sahadaki askeri stratejisi arasındaki çelişkiyi bir kez daha gündeme taşıdı.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın