Oscarlı Yönetmenden Vicdanlara Direniş Çağrısı: İran Zulme Karşı Direniyor

Dünyaca ünlü İranlı sanatçı ve yönetmen Majid Majidi, İsrail-ABD terör ittifakının İran’a yönelik saldırılarını eleştirdiği bir makale kaleme aldı. Majidi, ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı sessizliğini bozarak tüm dünyayı zulme karşı direnmeye ve insan onurunu savunmaya çağırdı.

Ortadoğu’da ardı arkası kesilmeyen saldırılar ve artan gerilim karşısında sanat dünyasının vicdanı kanamaya devam ediyor. Bugüne kadar beyaz perdede hep yoksulların, masum çocukların ve saf insan duygularının sesi olan usta isim, bu kez kamerasını değil kalemini bizzat kendi coğrafyası için eline aldı. Savaşın yıkıcı yüzü yalnızca askeri cepheleri değil; hastaneleri, evleri ve sığınacak tek umudu okulları olan çocukları vururken, beklenen o güçlü ses sanat camiasından yükseldi.

Ünlü yönetmen kaleme aldığı makalesinde, bugün yaşanan çatışmayı sıradan bir hegemonya mücadelesi olarak değil, doğrudan hak ile batılın savaşı olarak nitelendirdi. Büyük küresel güçlerin Ortadoğu haritasını yeniden çizmek ve bölgenin zenginliklerine el koymak için tüm güçleriyle harekete geçtiği vurgulandı.

İran halkının onca şiddet ve devasa baskı karşısında başını eğmediğine dikkat çekildi.

Majidi’nin satırlarında özellikle ilkokul çağındaki masum çocukların hedef alınmasına yönelik derin bir sitem hakimdi. Yaşananların, kararlı bir irade ve birlik duygusuyla hareket eden bir milletin direniş hikayesi olduğu kaydedildi.

Oscarlı Yönetmen Majidi’den Vicdanlara Direniş Çağrısı İran Zulme Karşı Direniyor (5)

“Cennetin Çocukları” filmiyle 1997’de Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar’a aday gösterilen ilk İranlı yönetmen unvanını taşıyan Majidi, dünyadaki tüm aydınları, yazarları ve düşünürleri göreve çağırdı.

Kendi taleplerinin yalnızca bağımsızlık ve onur olduğunu ifade eden usta sinemacı, “İnsanlığın çektiği acılar karşısında sessiz kalmamak ve kalemleri, düşünceleri ve sanatlarıyla hakikati, adaleti ve insan onurunu savunmak” ahlaki bir sorumluluktur sözleriyle küresel çapta bir uyanışın fitilini ateşlemek istedi. Dünyanın dört bir yanında pek çok kalbin bu direnişle dayanışma içinde olduğuna işaret edildi.

Dünya çapında kazandığı ödüllerle adından sıkça söz ettiren Majidi, Montreal Dünya Film Festivali’nde aldığı üç “Grand Prix” ödülüyle de bu alandaki rüştünü ispatlamış bir isim. Kariyerine ilk olarak oyuncu sıfatıyla adım atan, ardından yönetmen koltuğunda “Baran”, “Güneşin Çocukları”, “Serçelerin Şarkısı” ve “Cennetin Rengi” gibi unutulmaz eserlere imza atan sanatçı; kamerasını her zaman yoksulluğa, aile bağlarına ve maneviyata çevirmesiyle tanınıyor.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın