Perinçek: Uçağımızı İsrail Düşürdü/ ABD-İsrail Tuzağına Düşmeyelim

Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, partisinin İstanbul İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısıyla Türkiye’nin egemenliğini hedef alan NATO karargâhı girişimine karşı uyarı yaptı. Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) NATO planlarına uyum sağlamasının Türkiye’yi müttefiklerinden tecrit ederek yalnızlaştırdığını vurgulayan Perinçek; Ukrayna’nın Türk tankerine saldırısı, Azerbaycan ve Ankara hava sahasında düşürülen uçaklar gibi karanlık operasyonların arkasındaki ABD-İsrail izlerini hatırlattı. Denge politikasının iflas ettiğini ve NATO’nun dağılma sürecine girdiğini vurgulayan Perinçek, Türkiye’nin güvenliği ve üretimi için yegâne çözümün Türkiye-Rusya-Çin-İran (TRÇİ) stratejik ittifakı olduğunu belirtti.

‘NATO GÜNEYDOĞUMUZDA ÇOK ULUSLU KOLORDU KARARGÂHI KURUYOR’

Açıklama metninin tamamı şu şekilde:

“Millî Savunma Bakanlığı, 26 Mart 2023 günü yaptığı açıklamada, NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargâhı kurulmakta olduğunu ve Karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6. Kolordu Komutanlığı’nın görevlendirildiğini duyurmuştur. Millî Savunma Bakanlığı’nın resmî açıklamasında, bu Karargâhın Türkiye’nin millî amaçlarıyla hiçbir ilgisi olmadığı itiraf ediliyor. Aynen alıyoruz: Karargâh çok uluslu bir yapıya dönüştürülecek. Çalışmalar, ‘NATO makamlarıyla eşgüdüm halinde’ ve ‘NATO planları kapsamında’ sürdürülüyor. NATO, kriz durumunda ‘Karargâh merkezli birlik entegrasyonuyla emrindeki birlikleri sevk ve idare edecektir.'”

‘TÜRKİYE’Yİ HEDEF ALAN TEHDİDİ NATO BELİRLEYEMEZ’

“En önemlisi, Güneydoğu’da NATO Bölgesel Planı kapsamında Kolordu Karargâhı kurulmasına ilişkin açıklamada ‘tehdit değerlendirmesinin Müttefiklerce daha önceden onaylandığı’ ifade edilmektedir. Buradan da anlaşıldığı üzere, Türkiye’ye yönelik tehdidi NATO belirlemiştir. NATO’nun patronu, ABD emperyalizmidir. ABD’nin savaş ortağı da İsrail’dir. Açıkçası, Tayyip Erdoğan iktidarı, Türkiye’yi hedef alan tehdidi, ABD ve NATO stratejisine göre belirlemektedir. Karargâh, ‘birinci olarak Rusya’yı ve ikinci olarak da terörizmi’ tehdit olarak kabul eden NATO planı çerçevesinde kurulmaktadır. Resmî kaynaklar bu bilgiyi doğrulamaktadır.”

‘ABD VE İSRAİL TUZAĞINA DOĞRU ADIMLAR’

“Sayın Cumhurbaşkanımız, 24 Mart 2026 günü yaptığı açıklamada ‘Türkiye’yi tuzağa düşürme planlarına’ dikkat çekmiştir. ABD ve İsrail’in ülkemize ve başta İran, Filistin ve Lübnan olmak üzere komşularımıza yönelttiği tehdidin ağırlaştığı koşullardayız. Bu durumda NATO stratejisine bağlı kalmak ve ‘NATO Çok Uluslu Kolordu Karargâhı’ kurmak, tuzağa düşmektir. İşte Türkiye’ye kurulan tuzak, buradadır. Çünkü Türkiye’yi hedef alan tehdidi Türkiye Hükümeti belirlemiyor. ABD emperyalizmi, Türkiye’nin olası müttefiklerini ‘Türkiye’ye yönelen tehdit’ olarak tanımlıyor. Bunu NATO stratejisi ve planları üzerinden yapıyorlar. Türkiye’nin olası müttefikleri düşman konumuna sokuluyor ve Türkiye yalnızlaştırılıyor. Dahası Türkiye’yi tehdit eden ABD ve NATO’ya vatan toprağında yeni üsler veriliyor. Düşmana kucak açılıyor! Rusya’yı ve İran’ı tehdit kabul eden NATO senaryolarında rol üstlenmek, Türkiye’nin kendi ayağına kurşun sıkmasından başka bir anlam taşımıyor. Hemen belirtelim: Türkiye, NATO tuzağına düşürülemeyecek ve bu zorlu süreçten bağımsızlık ve toprak bütünlüğünü kesin güvence altına alan bir devrimle çıkacaktır.”

‘RİYAD BİLDİRİSİNE İMZA TUZAĞA DÜŞME TAAHHÜDÜNE İMZADIR’

“Riyad’da imzalanan bildiri, imza atan bütün bölge ülkeleri için, tuzağa düşme taahhüdüne imzadır. Çünkü bildiri, ABD ve İsrail tehdidini gizliyor ve bölge ülkelerinin ortak geleceği için savaşan İran’ı hedef alıyor. Riyad Bildirisi, Türkiye’yi aldatmak yanında, İran, Rusya, Çin gibi gerçek müttefikler ile Türkiye’nin arasını açmaya yöneliktir. Dahası Riyad Bildirisi, Türkiye’de iktidar konumunda olan Cumhur ittifakını bölmeye yöneliktir. MHP, kararlı olarak ‘ABD ve İsrail Şer ittifakına karşı Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakını’ savunmaktadır. Riyad Bildirisi ve NATO yandaşlığı bu ittifaka karşıdır.”

‘UKRAYNA TÜRK TANKERİNİ VURDU’

“ABD ve İsrail’in savaş stratejisiyle uyumlu bir tehdit belirlenirken, Ukrayna, İstanbul Boğazı’nın 14-15 mil kuzeyinde, Türk şirketine ait petrol taşıyan ‘Altura’ tankerini kasıtlı olarak vurmuştur. Ukrayna Deniz Kuvvetleri, bu saldırıyı, Türk Deniz Kuvvetleri’nin saptamasına göre, İDA (İnsansız Deniz Aracı) denen silahla yapmıştır. Türkiye, Rusya’ya karşı savaşan Ukrayna’ya İHA ve SİHA veriyor. Ukrayna, Türk tankerini vuruyor.”

‘AZERBAYCAN’DA C-130 UÇAĞIMIZI İSRAİL DÜŞÜRDÜ’

“C-130 kargo uçağımızın Azerbaycan’dan gelirken düşürülmesinin ve 20 subay ve uzman çavuşumuzun şehit edilmesinin, kaza olmadığını o zaman açıklamıştık. Israr ediyoruz: Uçağımız İsrail tarafından düşürüldü ve subaylarımız, İsrail tarafından şehit edildi. Kaza Kırım Raporu, aylar geçti, hâlâ açıklanamıyor. Çünkü kaza yok! Tehdit İsrail ve ABD’den gelince susmak var! NATO Stratejisine bağlanmak, tehdide boyun eğmeyi gerektiriyor!”

‘LİBYA GENELKURMAY BAŞKANINI TAŞIYAN UÇAĞI İSRAİL DÜŞÜRDÜ’

“Libya Genel Kurmay Başkanı’nın uçağının Ankara hava sahasında düşürülmesi de, İsrail ve ABD operasyonudur. Tehdit, NATO stratejisine uymayınca, tehdit olmaktan çıkıyor!”

‘NATO’NUN TÜRKİYE’Yİ KORUDUĞU MASALLARI PSİKOLOJİK HAREKÂT KAPSAMINDADIR’

“Öte yandan İran’dan Türkiye’ye füzeler atıldı masallarıyla ABD ve İsrail’in ‘Sahte Bayrak’ uygulamalarına hizmet sunuluyor. En son dün Millî Savunma Bakanlığı, ‘İran’dan ateşlendiği belirlenen ve Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmatın Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO Hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini’ açıkladı. Görüldüğü gibi AK Parti iktidarı, NATO’nun Türkiye’yi koruduğu masallarıyla ABD ve İsrail’in psikolojik harekâtına yardımcı olmaktadır.”

‘NATO’NUN VE İSRAİL’İN TÜRKİYE SİCİLİ’

“ABD’nin güdümündeki NATO Gladyosu, İstanbul’da 6-7 Eylül 1955 Tertibini düzenledi. Yıllar sonra Özel Harp Dairesi Komutanı Org Sabri Yirmibeşoğlu, ‘Kontr Gerillanın muhteşem bir uygulamasıydı’ diyerek, tertibi Gladyonun düzenlediğini itiraf etmişti.

ABD güdümlü NATO, 12 Mart 1971 Darbesini yaptı.

ABD güdümlü NATO Gladyosu, 1980 Darbesine giden süreçte 1977 Taksim Katliamını, Kahraman Maraş Katliamını, Çorum Katliamını düzenledi, binlerce gencimizi birbirine kırdırdı.

ABD güdümlü NATO, 12 Eylül 1980 Darbesini yaptı.

ABD emperyalizmi ve İsrail, ‘Kürdistan’ adı altında İkinci İsrail’i kurmak için, PKK’yı silahlandırdı ve Türkiye’nin üzerine sürdü.

ABD Güdümlü NATO, Türkiye’yi bölme planı kapsamında 1990’lı yıllarda Uğur Mumcu’dan Org. Eşref Bitlis’e kadar onlarca seçkin Türk vatanseverini katletti.

ABD ve İsrail, FETÖ terör örgütünü Türkiye Devletinin içine yerleştirdi, Türkiye’yi bölmek ve ‘Kürdistan’ adı altında İkinci İsrail’i kurmak için, Ergenekon ve Balyoz tertipleriyle binlerce Türk subayını ve Vatan Partisi yöneticilerini hapse attı. Türk Silahlı Kuvvetleri’ni tek bir kurşun atmadan esir etti.

ABD güdümlü FETÖ terör örgütü, 15-16 Temmuz 2016 Darbesini yaptı.”

‘TÜRKİYE ABD-İSRAİL-NATO TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYADIR’

“Türkiye’nin düşmanı olan ABD emperyalizmi ve İsrail, komşumuz İran’a karşı kara harekâtına hazırlanıyor. İran’a savaş açan ABD ve İsrail, Türkiye’ye düşmanlıklarını her cephede ilan etmişlerdir.

Doğu Akdeniz’de ABD-İsrail-Yunanistan silahlı ittifakı kurulmuştur. Tevrat ve Yunan Mitolojisinden intikam senaryolarından isimler konarak Noble Dina ve Nemesis tatbikatlarını yapıyorlar. Namlular Türkiye’ye dönüktür.

ABD-İsrail-Yunanistan İttifakı, Güney Kıbrıs’a yığınak yapıyor. Namlular Türkiye’ye dönüktür.

ABD, Yunanistan’ın Ege kıyılarında üsler kurdu, uçaklarını ve tanklarını yerleştirdi, namlular Türkiye’ye dönüktür.

ABD ve Yunanistan, Mayıs 2025”te Dedeağaç’ta Meriç nehrini geçme senaryolu NATO tatbikatı yaptı.

İsrail Hükümetinin ve MOSSAD’ın güvenlik raporlarında Türkiye ‘Birinci tehdit’ olarak saptanıyor.

ABD ve İsrail, ‘Terörsüz Türkiye’ planını bozmak için PKK’nın feshine ve silah bırakmasına karşı her hilenin, her baskının arkasındadırlar.”

‘ABD VE İSRAİL TEHDİDİ BİRBİRİNDEN AYRILAMAZ’

“AK Parti yönetimi, Türkiye halkının İsrail karşıtlığı nedeniyle ‘İsrail tehdidini’ lafta kabul etmek durumunda kalıyor, ancak ABD tehdidini gizlemeye gayret ediyor. Oysa cepheleşme herkesin gözleri önündedir: ABD, İsrail’in savaş ortağıdır ve İsrail ile kader birliği içindedir.”

‘BOŞLUK DOLDURMA İKRAMINDAKİ ABD VE İSRAİL HİLESİ’

“ABD ve İsrail, Türkiye’yi NATO senaryoları aracılığıyla tuzağa iterken, bir de şeker uzatıyor. ABD ve İsrail savaşı kazandıktan sonra ABD bölgeden çekilecekmiş, Türkiye, bu boşluğu İsrail ile birlikte dolduracakmış! AK Parti iktidarı, bu boşluk ikramına inanmış gözüküyor. Son zamanlarda Türkiye’nin bölgemizde ‘barış ve istikrarı sağlayacağı’na dair masalın sık sık yinelenmesi bu saptamayı güçlendirmektedir. Bu bir İsrail ve ABD masalıdır. ABD bölgeden çekiliyor ise, o zaman niçin savaşıyor? Bölgeden çekilmek için mi? AK Parti iktidarı, İsrail ile boşluk paylaşma masasını Türk milletine nasıl kabul ettirecek? Bu masallara kananlar, Türkiye’yi yönetemez, dahası yenilgiye uğrayan İsrail ve ABD’nin kaderini paylaşır. Olan, Türkiye’ye olur! AK Parti iktidarı bu masala inanarak hem kendisini kandırıyor, hem de Türk milletini kandırmaya kalkıyor.”

‘BARIŞ VE İSTİKRAR SİLAHLA KURULUR’

“Barış ve istikrar, yalnız ve yalnız silahla kurulur. Dünya tarihine bakalım, Roma Barışı (Pax Romana), İslam Barışı, Osmanlı Barışı, Lozan Barışı, Amerikan Barışı (Pax Americana) hep silahlı kurulmuştur. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında barış, silahla sağlanmıştır. Türkiye’mize barış, Mehmetçiğin ve Türk Polisinin silahıyla getirildi.”

‘ABD VE İSRAİL KENDİ İÇLERİNDE İSTİKRARSIZLIĞA GİDİYOR’

“ABD ve İsrail mi, bölgemize barış ve istikrar getirecek? ABD ve İsrail’in kendilerinde barış ve istikrar yok. Her ikisi de iç kavgalara ve kargaşalıklara sürüklenmektedir. Onlarla birlikte barış ve istikrar kurmak, hayaldir, daha kötüsü onların iç kavgalarını ve istikrarsızlığını paylaşmaktır. AK Parti, bu barış ve istikrar masallarıyla kendi istikrarını ve Cumhur İttifakı içindeki barışı istikrarı ve tehlikeye atmaktadır.”

‘DAĞILAN NATO BARIŞ VE İSTİKRAR GETİREMEZ’

“ABD ekonomisi inişte, dolar saltanatı yıkılıyor! NATO paramparça! NATO dağılıyor! NATO’nun patronu olan ABD, ‘NATO kağıttan kaplandır’ saptamasında bulunuyor! NATO’nun Avrupalı üyeleri NATO’ya isyan halinde! NATO’ya AK PARTİ hariciyesi dışında bel bağlayan kalmadı! Avrupa Birliği, bunalımda, Avrupa’da istikrar yok, kriz var! Atlantik kampında istikrarsızlık var, iç kavga var, çözülme var! Kendi içinde istikrarsızlığa sürüklenen Atlantik Sistemi, Batı Asya’ya veya dünyanın herhangi bir iklimine barış ve istikrar getiremez! Atlantik Sistemi, barış ve istikrarın düşmanıdır! Temmuz ayında Ankara’da yapılacak NATO toplantısı, NATO’nun cenaze merasimi olacaktır! Ankara, NATO mezarlığı değildir, hele NATO çöplüğü kesinlikle olamaz!”

‘DENGE POLİTİKASI ADI ALTINDA NATO GÜDÜMÜNÜN İFLAS ETTİĞİ YERDEYİZ’

“AK PARTİ iktidarı, ABD ve İsrail ile uyumlu politikalarını ‘denge politikasının’ arkasına gizlemektedir. Denge politikası iflas etmiştir. Riyad Bildirisi, iflasın bildirisidir. ‘Arabuluculuk’ gibi rollere talip olmak, yalnızca iflası gizlemeye yol açıyor ve Türkiye’yi yalnızlaştırıyor. Türkiye’nin Güneydoğusunda yeni NATO Karargâhı kurulmasına razı olmak, iflasın çırpınışıdır. İncirlik üssünde ABD’nin nükleer silah bulundurmasına boyun eğmek, felâkete davet çıkarmaktır. İsrail istihbaratının ileri hattı olan Kürecik Radar Üssü’nün faaliyetine devam etmesi, Konya’dan kalkan NATO AWACS uçaklarının İran’ı gözetlemesi, Türkiye’yi İran’a karşı cephe ülkesi yapma girişiminin parçasıdır.”

‘BARIŞ VE İSTİKRARI İRAN RUSYA ÇİN VE TÜRKİYE İTTİFAKI GETİRECEK’

“Uluslararası süreçlerde ‘boşluk doldurmak’, belli coğrafyalarda denetim kurmak anlamını taşır. Türkiye, tek başına hangi ekonomik güçle, hangi silahlı güçle ve hangi enerji güvenliğiyle boşluk dolduracaktır? Bölgeye barış ve istikrar getirme ve boşluk doldurma iddiasında olan, iki karşıt kamp var:

ABD-İsrail Savaş ortaklığı, insanlığa düşman taraftadır ve yenilgiye gidiyor. İran, Filistin, Yemen, Lübnan, Rusya ve Çin ise, barış ve istikrar getirecek olan insanlık cephesi güçleridir.

Savaş, ABD ve İsrail ile İnsanlık Cephesi arasındadır. Savaşı kim kazanırsa boşluğu o dolduracaktır. Bugün bölgemize barış ve istikrarı, İran, Filistin, Yemen, Hizbullah, Rusya ve Çin silahı getirmektedir. ABD ve İsrail, barış ve istikrara karşı savaşıyor ve bozguna gidiyor. ABD ve İsrail cephesinde konumlanmak, barışa ve istikrara değil, savaşın uzamasına ve büyük acılara neden olur. Savaşta yanlış kampta konumlanan bir Türkiye, boşluk dolduramaz. Türkiye, ABD ve İsrail tarafında yer alarak, boşluk dolduran değil, boşluğa düşen tarafta olur. Buna Türk Devleti ve Türk milleti kesinlikle izin vermeyecektir. Bu nedenle Türkiye, NATO’dan çıkacak ve Vatan Partisi’nin anahtar konumunda yer alacağı bir Millî Hükümet kuracaktır.”

‘TÜRKİYE-RUSYA-ÇİN-İRAN İTTİFAKI ÖNERİSİ TÜRKİYE’MİZE ERKEN UYARIDIR’

“Türkiye bugün Doğu Akdeniz’den, Kıbrıs’tan, Ege’den, Trakya’dan namlu doğrultan ABD ve İsrail tehdidini ancak Rusya, İran, Çin ve diğer komşularıyla birlikte caydırabilir. Doğu Akdeniz’de ABD-İsrail-Yunanistan-Ukrayna savaş ortaklığına karşı Türkiye’ye güçlü donanması ve nükleer caydırıcılığı olan müttefik gerekir. Bu açıdan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘ABD ve İsrail belâsına karşı Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakı’ önerisi, Türkiye için erken uyarıdır ve hayatî önemdedir. Vatan Partisi altmış yıldır vurguluyor: Türkiye için Atlantik Sistemi içinde bağımsızlık yok, toprak bütünlüğü tehlikede, Üretim ekonomisi yok, borç batağı var! Türkiye, bugün ancak yükselen Asya Uygarlığı içinde tam bağımsız olur, Türk Dünyası ile aynı safta yer alır, Üretim Devrimini başarır ve Çağdaş Uygarlığın öncüleri arasında konumlanır!”

‘TÜRKİYE KESİNLİKLE ABD-İSRAİL TUZAĞINA DÜŞMEYECEKTİR’

“Denge politikasının iflas ettiği, Atlantik Sisteminin derin bir krize ve istikrarsızlığa yuvarlandığı, NATO’nun dağıldığı koşullarda, Türkiye kesinlikle ve kesinlikle ABD İsrail Tuzağına düşmeyecektir. Türkiye için, tarihî bir fırsat doğmuştur. Türkiye, Yükselen Asya Uygarlığının öncü konumlarında yer alacak, oluşan Rusya, Çin, İran İttifakı içinde yer alacak, BRICS’e katılacak ve üç yüzyıllık Türk Devrimini Üretim Devrimi yoluyla kesin zafere ulaştıracaktır. Bu amaçla Türk Milletinin tarihî birikimine dayanan ve bütün millî ve üretici sınıfları birleştiren bir hükümetin kurulması, önümüzdeki görevdir ve kaçınılmazdır.”

‘TÜRKİYE RUSYA ÇİN İRAN İTTİFAKI PLATFORMU KURALIM’

“Vatan Partisi, şiddetlenen savaş koşullarında Türkiye’mizin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve Üretim Devrimi için, siyasal partilerimizle görüşmeler yapacak ve Türkiye Rusya Çin İran İttifakı Platformu kurmayı önerecektir.”

aydınlık

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın