Reuters’ın aktardığına göre, üst düzey bir İranlı yetkili, İran ile ABD arasında yürütülen müzakerelerin yeni turunun mart ayının başında yapılmasının planlandığını ve görüşmelerde ön anlaşmaya varılmasının mümkün olduğunu söyledi.
İranlı yetkili, ABD ile yapılacak herhangi bir anlaşmada İran’ın barışçıl nükleer zenginleştirme hakkının mutlaka tanınması gerektiğini vurgulayarak, Tahran–Washington hattındaki müzakerelere ilişkin ayrıntıları paylaştı.
Yetkili, İran ve ABD’nin devam eden görüşmelerde, İran’a uygulanan yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve mekanizması konusunda farklı yaklaşımlara sahip olduğunu belirtti. Buna rağmen, tarafların son haftalarda Umman’ın arabuluculuğunda Muskat ve Cenevre’de iki tur dolaylı görüşme gerçekleştirdiğini ve bu temaslarda somut ilerleme kaydedildiğinin ifade edildiğini hatırlattı.
Haberde, Washington’un, İran’la yapılacak olası bir anlaşmayı nükleer konuların ötesine taşıyarak, İran’ın füze programı ve bölgesel faaliyetlerini de kapsayacak şekilde genişletmek istediği aktarıldı. Buna karşılık İran, savunma kapasitesinin müzakere konusu olmadığını vurgularken, yaptırımların hızlı ve adil biçimde kaldırılmasını içeren hedef odaklı diplomasiye hazır olduğunu bildirdi.
İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Erakçi, bu aşamada, üst makamların onayının ardından muhtemel bir anlaşmaya ilişkin taslak metni Amerikalı muhataplarına sunmayı planladığını, bu çerçevede taslak üzerinde çalışmalara başlanması için ek bir toplantının gerekebileceğini ifade etti.
Reuters’a konuşan İranlı yetkili, Tahran’ın, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının bir kısmının ihraç edilmesi, bu stokların zenginleştirme oranının düşürülmesi ve bölgesel bir uranyum zenginleştirme konsorsiyumu kurulması gibi seçenekleri ciddi biçimde değerlendirebileceğini söyledi. Ancak bunun karşılığında, İran’ın barışçıl nükleer zenginleştirme hakkının resmen tanınmasının şart olduğunu kaydetti.
Yetkili, “Müzakereler devam ediyor ve bir ön anlaşmaya ulaşma ihtimali bulunmaktadır.” dedi.
Aynı yetkili ayrıca, İran’ın petrol ve maden kaynakları üzerindeki egemenliğini devretmeyeceğini, ancak ABD’li şirketlerin İran’ın petrol ve doğal gaz sektöründe yüklenici olarak faaliyet gösterebileceğini ifade etti.
mehr
