Uluslararası ilişkiler uzmanı, ABD ve Siyonist rejimin son saldırısı sonrasında İran İslam Cumhuriyeti’ne verilen zararların detaylı şekilde incelenmesinin gerekliliğini vurgulayarak, İran’ın zararlarını bu savaşın faillerinden ve işbirlikçi ülkelerden talep edeceğini ve bu ülkelerin uluslararası hukuka göre zararın bir kısmını tazmin etmekle yükümlü olduklarını açıkladı.
Uluslararası ilişkiler uzmanı Seyyid Rıza Sadrülhüseyni, Fars Haber Ajansı siyasi muhabiriyle yaptığı röportajda, ABD ve Siyonist rejimin ülkemize yönelik son saldırısında İran İslam Cumhuriyeti’ne verilen zararların dikkatle incelenmesi gerektiğine işaret ederek şunları söyledi: Mevcut şartlarda en önemli ve temel konu, “uluslararası yükümlülüklerine, iyi komşuluk ilkelerine ve düşmanca eylemlerle işbirliği yapmama taahhütlerine uymayan ülkelerden İran İslam Cumhuriyeti’nin tazminat talep etmesidir.”
Sadrülhüseyni, bazı çevre ülkelerin, askeri üs kurulması için topraklarını tahsis etmek, hava sahası sağlamak ve hatta bazı durumlarda kıyı sularını kullandırmak gibi çeşitli imkânlar sunarak fiilen ABD ve Siyonist rejimin İran İslam Cumhuriyeti’nin çıkarlarına karşı hareket etmesine zemin hazırladığını belirtti.
Bu uluslararası ilişkiler uzmanı, Birleşmiş Milletler Şartı’na dayanarak, bu ülkelerin İran milletine verilen doğrudan ve dolaylı zararlar karşısında sorumlu tutulabileceğini ve bu zararların bir kısmını tazmin etmekle yükümlü olduklarını vurguladı.
Sadrülhüseyni, İslam Devrimi Lideri’nin tutumlarına değinerek, bu konunun açık şekilde İran halkının taleplerinden biri olarak dile getirildiğini ve İran İslam Cumhuriyeti’nin maddi ve manevi zararlarını, ister ABD ve Siyonist rejim olsun ister savaşta işbirliği yapan ülkeler, tüm sorumlulardan talep edeceğinin vurgulandığını ifade etti.
Söz konusu uzman, bu meselenin yalnızca komşu ülkelerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kendi ifadesiyle “üçüncü dayatılmış savaşı” başlatan ABD ve Siyonist rejimi de kapsadığını belirtti.
Sadrülhüseyni, bu talebin uygulanma mekanizmasına ilişkin olarak, şu anda zararların belgelenmesi sürecinin sürdüğünü ve İran İslam Cumhuriyeti Yargı Erki Uluslararası İşler Dairesi’nin bu süreci yürüttüğünü açıkladı. Ayrıca İran temsilcileri tarafından Birleşmiş Milletler ile sürekli yazışmaların yapıldığını belirtti.
Ayrıca, Dışişleri Bakanlığı ile Yargı Erki Uluslararası İşler Dairesi ve ilgili kurumlar arasında ortak bir komitenin kurulduğunu, böylece belgeleme, hukuki takip ve tazminat sürecinin daha koordineli şekilde yürütüleceğini ifade etti.
Bu uzman, uluslararası hukukçuların ve hatta Birleşmiş Milletler temsilcilerinin sürece dahil olmasının, zararların tespiti, değerlendirilmesi ve talep edilmesi sürecini hızlandırabileceğini belirtti.
Sadrülhüseyni, uluslararası hukuk açısından bu konunun takip edilebileceğini, ancak bunun gerçekleşmesinin siyasi irade ve ilgili kurumların sürekli takibine bağlı olduğunu ifade etti.
Uluslararası ilişkiler uzmanı, son olarak bu sürecin bir kısmının siyasi ve güç odaklı bir nitelik taşımasına rağmen, uluslararası hukuk çerçevesinde tazminat talep etmek için önemli imkânlar bulunduğunu ve uluslararası ilişkiler tarihinde benzer örneklerin yer aldığını, bu hukuki yöntemlerden yararlanarak milli çıkarların sağlanabileceğini vurguladı.

NATO’nun tasmalı köpeği türkiye. Orospu evladı türklerin yeryüzünden silinmesi lazım. İsrail’in ekmeğini, suyunu, demirini veren, İsrail ile milyarlarca dolar ticaret yaparak karnını doyuran orospu evladı türkler.