12 gün süren 2025 yılının Haziran ayındaki savaşın son günlerinde, İran füzelerinin 7. günden itibaren Tel Aviv’i daha etkili vurmasının ardından İsrail, ABD üzerinden ateşkes girişimlerinde bulunmuştu…
Netanyahu’nun sokakta yaptığı bir basın açıklaması sırasında ağır hasar alan bir binanın tam da kameralar kayıttayken çökmesi o günlerin en sembolik anlarından biriydi. Bu görüntü sonra hızla gözlerden kaçırıldı.
ÖNCE DOLAR FÜZESİ
Ateşkes ilan edildiğinde İran içerisinde “Durmak hata, yine vuracaklar, yıpratmışken üstlerine gidelim’ diyenler vardı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in şubat ayında ‘İran ekonomisinde dolar kıtlığı yaratarak riyalin çöküşünü tetiklediklerini’ açıklaması savaşta yeni aşamanın en önemli adımıydı.
İran iç cephesi ekonomik müdahale sebebiyle sarsılmış ve olaylar günlerce sürmüştü. İran tarafı 3 bin kişinin, ABD tarafı ise 30 bin kişinin öldüğünü iddia etti.
ABD ve İsrail kuvvetleri, İran’ın üzerine işte tam bu olayların arkasından çullandı. Ambargolar sebebiyle kırk yıldır boğazı sıkılan İran, ekonomik zorlukların altında iyice eziliyorken ‘halkı harekete geçirmek mümkün’ diye hesaplandı.
Biraz da bu yüzden ABD basını Hamaney ve üst düzey güvenlik bürokrasisinin neredeyse tamamının katledildiği saldırıdan sonra “İran 4 gün sonra diz çökecek” diye yazdı.
4 GÜN DEDİLER 8. GÜNE GİRDİK
Beklendiği gibi olmadı. Savaşta 8. günü geride bırakıyoruz. Bu satırlar yazılırken Tel Aviv yönetimi İran’dan yeni füze dalgası geldiğini ‘sığınaklara inin’ mesajlarıyla İsraillilere iletiyordu.
TRUMP’IN SEKİZ DAKİKALIK KONUŞMASI
Gelin sekiz gün boyunca ‘virajlar nasıl alınmış’ yakından bakalım;
28 Şubat sabahı, saldırının ilk günü, sadece İran Lideri Hamaney’in konutu değil Tahran, İsfahan, Kum, Tebriz ve Buşehr’de çok sayıda askeri nokta da vuruldu. Trump aynı dakikalarda ekran karşısına geçerek sekiz dakika boyunca İranlıların devletlerine karşı ayaklanması için çağrı yaptı.
Fakat hiç beklenmedik bir şey oldu; İran çok kısa süre içinde misillemeye başladı. Emad, Ghadr, Kheybar Shekan ve Fatah-1 gibi gelişmiş balistik füzeler ile Şahit (Shahed) serisi intihar dronlarıyla Tel Aviv baskı altına alındı. Kentte sirenler gün boyu susmadı.
İRAN’IN İLK YANITI: ABD NEREDEYSE ORAYI VURURUM!
İran kuvvetleri daha sonra Birleşik Arap Emirlikleri‘ne (BAE) 140, Katar’a 63 balistik füze fırlattı. Bahreyn’deki ABD 5. Filo karargâhını, Katar’daki Al-Udeid Hava Üssü’nü, Kuveyt’teki Ali Salem ve Camp Arifjan üslerini, Ürdün’deki Muwaffaq Salti Üssü’nü, Suudi Arabistan ve Umman’ı kapsayan geniş bir coğrafyayı ağır bombardımana tuttu. BAE’deki Jebel Ali Limanı da vurulan hedefler arasında yer almıştı.
Bu ülkeler yoğun İran misillemeleri sebebiyle hava sahalarını ticari uçuşlara tamamen veya bölgesel olarak kapatmak zorunda kaldı.
Savaşın ilk gününde, İran Devrim Muhafızları Donanması küresel petrol ve enerji ticaretinin ‘şahdamarı’ olarak ifade edilen Hürmüz Boğazı‘nı deniz trafiğine fiilen kapattı.
Play Video
(Enerji uzmanları Hürmüz Boğazı’nı, günlük ortalama 20 milyon varil petrolün –küresel talebin %20’si- ve küresel deniz yoluyla taşınan Sıvılaştırılmış Doğal Gazın (LNG) yaklaşık beşte birinin geçiş noktası olduğunu belirtiyor.)
Kapanma ilanının hemen ardından boğazdaki gemi trafiği sıfıra inmiş, 150’den fazla büyük petrol tankeri boğazın dışında demir atmak zorunda kalmıştı.
‘HAMANEY’İ İLK GÜN VURMAK HATAYDI’
“Savaş dört günde biter” diyenler “İlk gün Hamaney’in hedef alınması hataydı, savaşın son günlerinde vurulsa psikolojik çöküş için daha iyi olurdu” demeye başladı.
ABD ve İsrail sanki sinirlerini çocuklardan çıkarırcasına ilk gün Minab’da bir kız ilkokulunu füzeyle vurdu. 160’tan fazla çocuk hayatını kaybetti.
Savaşın ilk günü sadece binalar değil, ABD ve İsrail’in ‘şok saldırıyla sonuç alma’ umutları da yıkıldı.
İKİNCİ GÜN SALDIRI: İLK GÜNÜN İKİ KATI!
İkinci gün İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın ülke genelinde olağanüstü hal ilan etmesiyle başladı. Ülkenin hava sahası uçuşlara kapatıldı, Sağlık Bakanlığı hastaneleri yeraltına taşıdı ve tüm ülkede sirenler gün boyu çaldı. İran füzelerinin bir kısmı hava savunma sistemlerini aşarak İsrail’in kuzeyinde ve Tel Aviv’de binalara isabet etti. İsrail yönetimi enkaz görüntülerinin çekilmemesi için olağanüstü sansür uygulamaya başladı.
ABD ve İsrail, ikinci güne İran’ın hava savunma sistemlerini, Devrim Muhafızları komuta merkezlerini, balistik füze sitelerini ve nükleer altyapıyı hedef alarak başladı.
Savaşın ilk gününde 25 saldırı dalgası yapılmıştı. ABD/İsrail, İran’dan etkili yanıtlar alında saldırı sayısını iki katından fazlaya çıkardı. 1 Mart’ta tam 64 ayrı saldırı yapıldı.
İran ise ikinci gün ilk saatlerde Hürmüz Boğazı’na odaklandı. Daha sonra bölgedeki ABD hedeflerini vurmaya devam etti.
BÖLGE ÜLKELERİNİ VURMAK HATA MI?
Siyasi uzmanlar ‘İran bölge ülkelerini vurarak siyasi hata yapıyor’ derken askeri uzmanlar ‘İran, ABD’nin İsrail’i etkili koruma kalkanına aldığını bildiği için ABD’nin bölgedeki üslerine yöneldi ve saldırı merkezlerini felç etti’ yorumunu yaptı.
İkinci günün bir gelişmesi de Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi acil olarak toplanmasıydı. BM’nin beyin ölümü bir kez daha göz önüne geldi.
KUVEYT’TE DÜŞEN ABD SAVAŞ UÇAKLARI
İkinci gün, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na kötü haber Kuveyt’ten geldi. 3 adet ABD F-15E savaş uçağı ‘dost ateşi’ sonucu düştü.
İsrail ordusu ikinci gün Hizbullah hareketliliğinden dolayı Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyine ve Nebatiye bölgesine hava saldırıları düzenledi.
Savaşta Irak cephesi de ikinci gün açıldı. Irak Hizbullahı ABD üslerine saldırınca Irak’ın doğusundaki Diyala vilayeti ve Bağdat’ın güneyindeki Curf el-Sakhar bölgesinde hava saldırıları oldu.
SAVUNMA BAKANI: SAVUNMA KALKANI DELİNDİ
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de ikinci gün kameralar karşısındaydı: İran’a ait bir balistik füzenin savunma kalkanını delmesi sebebiyle can kayıplarının yaşandığını belirtti.
İran devleti, ilk gün dramatik lider kayıplarına rağmen ayakta kalmanın özgüveniyle ikinci gün kameralar karşısına geçti: Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan devlet televizyonundan üç üyeli Geçici Liderlik Konseyi’nin göreve başladığını duyurdu.
LARİCANİ: DİPLOMATİK TESLİMİYET YOK!
Aynı gün Yüksek Milli Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani de sahneye çıkmaya başladı. Laricani, “Amerika Birleşik Devletleri ile kesinlikle müzakere etmeyeceğiz” diyerek, savaşın maliyeti ne olursa olsun diplomatik bir teslimiyeti kabul etmeyeceklerini tüm dünyaya ilan etti.
Savaşın ikinci günü İran genelinde 72 büyük çaplı saldırı yaşandı. Bunların 37’si doğrudan başkent Tahran’ı hedef aldı.
GANDHİ HASTANESİ’NDE YENİ DOĞAN BEBEKLER KATLEDİLDİ!
Tahran’da aralarında Khatam al-Anbia, Motahari ve Gandhi hastanelerinin de bulunduğu en az 5 kritik sağlık tesisi ağır hasar gördü. Özellikle Gandhi Hastanesi’nde yeni doğan bebeklerin ölmesi ve çocuk hastaların düştüğü durum emperyalist saldırganlığa karşı öfkeyi katladı.
Tahran’da, ulusal güreş takımları eğitim kampı ve Hentbol Federasyonu gibi tamamen sivil amaçlı spor tesisleri de vuruldu. Tahran dahil hiçbir bölgede sivillere yönelik önceden bir tahliye veya erken uyarı sisteminin işlememesi can kayıplarını artırdı.
SUUDİLER UYANDI: ABD BİZİ KORUMUYOR
İran ise ‘ilk gün can havliyle saldırdı’ iddialarını boşa düşürürcesine ikinci gün de geniş bir alanı vurdu. Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman, Katar, Kuveyt, Ürdün… Körfez ülkelerinde ticari yaşam ve turizm sektörü felç oldu.
İran amacına ikinci günde ulaştı: Suudi yetkililer, Katar merkezli Al Jazeera‘ye verdikleri demeçlerde, ABD’nin hava savunma sistemlerini (Patriot ve THAAD bataryalarını) ağırlıklı olarak İsrail’i korumak üzere tahsis ettiğini, Körfez ülkelerinin İran füzelerine karşı savunmasız kaldığını açıkladı. Güven krizi ikinci gün açığa çıktı.
PETROL FİYATLARI ALDI BAŞINI GİDİYOR
1 Mart’ta Skylight isimli bir petrol tankeri Khasab (Umman) açıklarında kimliği belirsiz bir mühimmatla vuruldu. Aynı saatlerde BAE’nin Mina Saqr limanının 17 deniz mili açıklarında ve Muskat’ın 50 deniz mili kuzeyinde seyreden gemilere de saldırılar düzenlendi.
Goldman Sachs analistlerine göre, boğazdaki kapanmanın sadece bir ay sürmesi halinde bile petrol fiyatlarına varil başına 15 dolarlık ek bir risk primi yansıyacak ve fiyatlar 100 dolar bandını geçecektir.
İNGİLİZ DEVİNİN HİSSELERİ YÜZDE %5 ÇAKILDI
Havacılık, turizm ve sivil ulaşım sektörü de artan jet yakıtı fiyatları nedeniyle ağır bir darbe aldı. İngiliz havacılık devi EasyJet hisseleri tek günde %5 çakıldı.
İkinci günün bir sürprizi de şöyle oldu: Trump ilk kez, operasyonun 4 ila 5 hafta sürebileceğini belirtmiş, daha da ileri giderek kara birliklerinin kullanılması ihtimalinden bahsetmişti.
Buna karşın, Savunma Bakanı Pete Hegseth, ‘Irak veya Afganistan benzeri bir savaş yaşanmadığını, ölümcül bir hava saldırısı yürüttüklerini’ vurguladı. Kara birlikleri sorusunu ise geçiştirdi. Başkan’la, Savunma Bakanı arasındaki çelişkili ifadeler hemen göze çarptı.
SENATO KARIŞTI, TRUMP ZORDA
Tartışma ABD Kongresi‘ne de yansıdı. Özellikle Demokrat Parti saflarında sesler yükseldi. Senato İstihbarat Komitesi‘nin kıdemli üyeleri harekatın Savaş Yetkileri Yasası‘na aykırı olduğunu belirtti. Savaşın kamuoyu nezdindeki onayı da hızla düştü. PBS/NPR/Marist anketleri, Amerikalıların çoğunluğunun Trump’ın savaş politikasını onaylamadığını ortaya koydu.
Savaşın ikinci gününde diplomasi alanında not edilmesi gereken bir olgu da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi arasında acil koduyla yapılan telefon görüşmesiydi. Görüşmeyle ilgili yapılan açıklama genel diplomatik ifadelerden ibaretti…
RUSYA’DAN UYDU İSTİHBARATI İDDİASI
ABD istihbarat kaynaklarına göre ise Rusya, İran’ın kısıtlı ticari uydu görüntüleme kapasitesini desteklemek için ABD ve İsrail askeri güçlerinin konumlarına ilişkin kritik uydu istihbaratını Tahran’la paylaşmakta, bu da İran’ın bölgedeki Amerikan üslerine yönelik balistik füze saldırılarını daha isabetli hale getirmektedir.
İkinci günün bilançosunun ekonomik ayağında Hürmüz Boğazı’nın fiili olarak işlevsiz hale gelmesi sonucu 3.200’den fazla geminin bölgede hapsolması da not edilmeli.
ÜÇÜNCÜ GÜN: COĞRAFİ ALAN BÖYLE GENİŞLEDİ
Savaşın üçüncü gününde hedefler çeşitlendi, coğrafi alan daha da genişledi.
2 Mart tarihinde ilk kez bir nükleer tesis doğrudan hedef alındı. İsfahan eyaletindeki Natanz Nükleer Tesisi‘ne düzenlenen hava saldırısında, elde edilen uydu görüntülerine göre en az üç bina ağır hasar gördü.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Başkanı Rafael Grossi, aynı gün yaptığı basın açıklamasında Buşehr Nükleer Santrali ve Tahran Araştırma Reaktörü gibi diğer nükleer yakıt döngüsü tesislerinde herhangi bir hasar belirtisi olmadığını duyurdu.
İRAN FÜZESİ SİCCİL SAHNEYE ÇIKTI
ABD üçüncü gün İran’ın balistik füze ve İHA altyapısına yöneldi. İran da, İsrail’e ve Körfez’deki ABD üslerine yönelik füze saldırılarını sürdürdü. Askeri kaynaklara göre İran üçüncü gün ilk kez Siccil orta menzilli balistik füzesini ateşledi.
ABD GENELKURMAYI: TAKVİYE LAZIM
ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Caine, üçüncü gün ilk kez ‘takviye kuvvetlere ihtiyaçları olduğunu’ açıkladı. İsrail de yedek askerleri göreve çağırdı.
Savaş alanı üçüncü gün de geniş bir alana yayıldı. Katar’ın savunma bakanlığı yetkilileri, Batı Asya‘daki en büyük ABD hava üssü olan El Udeyd’i hedef alan bir İHA’nın imha edildiğini açıklarken, Bahreyn’in başkenti Manama’da İran füzeleri bazı binalara isabet etti. Dubai Uluslararası Havalimanı hafif hasar aldı, sivil havacılık durduruldu. İran vurdukça, Körfez ülkelerinin ABD’ye yönelik ‘bizi korumuyorsunuz’ serzenişleri arttı.
HİZBULLAH, İSRAİL’İ RAHAT BIRAKMADI
Irak’taki milis gruplar, savaşın üçüncü gününde hareketlendi. Erbil Uluslararası Havalimanı, Harir Askeri Üssü ve diğer ABD hedeflerine yönelik toplam 67 farklı dron ve füze saldırısı yapıldı. Lübnan Hizbullah’ı İsrail’in kuzeyine yönelik roket atışları yaptı. İsrail üçüncü gün Hizbullah’a ait 70’ten fazla cephaneliğini vurdu.
Savaşın ekonomik boyutu yalnızca finansal piyasalarla sınırlı kalmadı, bölgenin ticaret ve lojistik damarları da kesildi. Körfez bölgesinin “güvenli, istikrarlı ve vergisiz sığınak” imajı ağır darbe aldı.
HAVALİMANLARINDA İZDİHAM, TURİSTLER PERİŞAN OLDU
Üçüncü günün en çok konuşulan olaylarından biri de dünyanın en yoğun uluslararası transit ve aktarma merkezi olan Dubai Uluslararası Havalimanı’ndaki hasardan sonra artan hava limanlarda mahsur kalan yolculardı.
Emirates, Flydubai ve Etihad gibi küresel hava yolları uçuşlarını tamamen veya kısmen durdurdu, BAE hava sahası sivil trafiğe kapatıldı. Hindistan başta olmak üzere küresel hava yolu şirketleri Batı Asya seferlerini iptal etti, yolcular terminal binalarında perişan oldu.
1 MİLYON KİŞİNİN TAHLİYESİ GÜNDEMDE
İran üçüncü günün son saatlerinde 31 eyaletin 20’sinin hava saldırılarının hedefi haline geldiğini duyurdu. Ülke genelinde 130’dan fazla şehre bombalar düştü.
İsrail’in artan saldırıları sebebiyle de Lübnan’da 60 binden fazla kişi fiilen yerinden edildi ve 1 milyona yakın insanın tahliyesi gündeme geldi.
İRAN’IN DÖRDÜNCÜ GÜN SÜRPRİZİ: HAYBER ŞEKAN SAHNEYE ÇIKTI
ABD Merkez Komutanlığı yetkilisi Amiral Brad Cooper, savaşın başından 5 Mart’a kadar olan süreçte İran’ın balistik füze fırlatma kapasitesinin yüzde 90 oranında yok edildiğini açıklamıştı. İran bu açıklamaya Hayber Şekan balistik füzesini kullanarak yanıt verdi.
HİZBULLAH BANKALARINA SALDIRI
Savaşın dördüncü gününde İsrail, Hizbullah’ın bankacılık sistemine odaklandı. Al-Qard al-Hasan‘ın Lübnan genelindeki 18 şubesi füzelerle hedef alındı. Eş zamanlı olarak, Hizbullah’a ait Al-Manar televizyon kanalı ve Al-Nour radyo istasyonu binaları vuruldu. Eş zamanlı olarak da Güney Lübnan’daki Khiam ve Mays al Jabal bölgeleri işgal edildi.
Hizbullah’ın aldığı bu ağır darbeler, Lübnan iç siyasetinde de dengeleri sarstı. Lübnan Bakanlar Kurulu, Hizbullah’ın askeri faaliyetlerini yasaklayarak silah bırakmasını talep etti.
İRAN İHA’LARI RİYAD ABD BÜYÜKELÇİLİĞİNE ULAŞTI
İran dördüncü gün de durmadı. İran İHA’ları Suudi Arabistan Riyad ABD Büyükelçiliği’ni hedef aldı. Bahreyn’de bir askeri üs, 20 İHA ve 3 balistik füze ile ana komuta binası yerle bir edildi, yakıt tankları ateşe verildi. Katar Al Udeid Hava Üssü ve Hamad Havalimanı İHA dalgalarıyla vuruldu.
Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Minhad Hava Üssü ve Fujairah Limanı Petrol depolama tankları vuruldu.
ABD askerlerinin bulunduğu Irak Harir Üssü ve Al-Bakr Havaalanı Irak İslami Direnişi tarafından 28 ayrı saldırıyla hedef alındı. Aynı gün Kıbrıs İngiliz Askeri Üssü’nün İran İHA’sı tarafından vurulduğu iddia edildi. İran reddetti.
SİBER ALANDA HAKİMİYET MÜCADELESİ
Dördüncü günün kayda değer en önemli olaylarından biri de siber alandaki hakimiyet mücadelesiydi.
ABD ve İsrail siber birlikleri operasyonun ilk anından itibaren İran’ın hava savunma radarlarını, komuta-kontrol ağlarını ve iletişim altyapılarını kör etmekle uğraşırken, İran ise milis siber ordularını ve Rusya bağlantılı uzmanları siber taarruza yönlendirdi.
İran’ın siber savaşçıları, ABD, Kanada, İsrail ve Körfez müttefiklerinin havalimanlarını ve finansal ağlarını hedef aldı.
TRUMP’IN ENERJİ TELAŞI: MERAK ETMEYİN FİYATLAR DÜŞECEK
Katar’ın enerji tesislerinin vurulmasının ardından sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) nakliye gemilerinin günlük navlun fiyatları tek bir gün içinde yüzde 40’tan fazla artış gösterdi.
ABD Başkanı Trump, fiyat artışlarını kabul etti, ancak savaş bittikten sonra fiyatların eskisinden de düşük olacağını iddia ederek, ABD Donanması’nın Körfez’den geçen tankerlere eskortluk yapacağını ve devlet destekli sigorta garantileri sunulacağını duyurdu.
FRANSA’DAN ABD’YE: KÜRESEL İSTİKRARI BALTALAMA
Savaşın dördüncü gününde Batı ittifakı içerisinde eleştiriler yükselmeye başladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, uluslararası hukukun dışında yürütülen askeri eylemlerin küresel istikrarı baltalayacağı uyarısında bulundu. Diğer yandan da Abu Dabi’deki Camp de la Paix üssünü korumak üzere Charles de Gaulle uçak gemisini bölgeye sevk etti.
İSPANYA’DAN ABD’YE: ÜS KULLANDIRMAM
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ise saldırılara açıktan tepki gösterdi. ABD’nin 2003 Irak işgalini hatırlatarak saldırıları kınadı ve İspanya’daki üslerin İran’a yönelik hiçbir operasyonda kullanılmayacağını ilan etti.
TÜRKİYE – İRAN DİPLOMASİSİ: GERİLİM YOK
Bir balistik füzenin Türkiye hava sahasına girmeden önce NATO hava savunma sistemleri tarafından vurularak imha edilmesi bir anda Türkiye – İran ilişkilerine gözleri çevirdi. Her iki ülke yetkilileri gerilimin tırmanmasını hızla engelledi. Bu yapıcı tutum bir gün sonra Azerbaycan’a düşen füzeler konusunda alınmadı. Azerbaycan Lideri Aliyev gerilimi tırmandırmayı tercih etti, büyük tepki çekti.
ABD VE İSRAİL ELÇİLİKLERİ EYLEM ALANI
Dört gün boyunca dünyanın dört bir yanında ABD ve İsrail elçilikleri eylemlerin merkezi oldu. Pakistan’da çıkan olaylarda 13 protestocu ve 1 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti. Türkiye’de düzenlenen eylemlerde Vatan Partisi ve Saadet Partisi öne çıktı.
ANKETLER: TRUMP DÜŞÜYOR
ABD iç kamuoyunda da Trump’ın savaş politikasına destek düşmeye devam etti. Marist anketine göre ABD kamuoyunun yüzde ellisinden fazlası İran’a yönelik saldırıya karşı çıktı.
ABD ordusunun tedarik zinciri güvenliği bahanesiyle yapay zeka sağlayıcısı Anthropic‘i yasaklayarak OpenAI’a geçişi dayatması, teknoloji ve savunma sanayisinde de yeni bir tartışmayı ateşledi.
BEŞİNCİ GÜN: RAMPALAR VURULUYOR AMA FÜZELER KALKIYOR
ABD ve İsrail savaşın beşinci gününde, dört gündür durduramadığı için füze fırlatma rampalarının bulunduğu alanlara yoğunlaştı.
İran’ın savunma sanayii altyapısı ve balistik füze üretim tesisleri hedef alındı. İsrail Tahran’ın güneydoğusunda yer alan ve İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun çeşitli komuta kademelerini barındıran stratejik askeri yerleşkelere yönelik geniş çaplı hava saldırıları düzenlendi.
2017 yılından bu yana balistik füze geliştirme ve uçuş testleri faaliyetleri nedeniyle ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım listesinde olan kurumların binaları hedef alındı.
İRAN ORDUSUNUN SEÇKİN BİRLİĞİNE SALDIRI
Beşinci günün en dikkat çekici saldırılarından biri de İran ordusu içinde özel yeteneklere sahip 65. Hava İndirme Özel Kuvvetler Tugayı karargahının hedef alınmasıydı.
ABD ve İsrail savaşın beşinci gününde fabrikaları özel olarak hedef aldı. Kum vilayetindeki Shokouhiyeh Endüstri Bölgesi vuruldu. Shahed-131 ile Shahed-136 İHA’ları için motor üreten Oje Parvaz Mado Nafar Company (Mado) tesislerinin tahrip edildi öne sürüldü. İsrail medyası aynı gün nokta atışıyla bazı İranlı komutanların öldürüldüğünü iddia etti.
ABD’DEN DENİZDE SALDIRI
Savaş bölgesi genişlemeye devam etti. Denizlerdeki saldırılarda İran’ın İHA taşıyıcı gemisi “Shahid Bagheri” de hedef oldu.
ABD Donanmasına ait bir nükleer saldırı denizaltısı, Sri Lanka açıklarında seyreden ve İran’ın yerli üretimi IRIS Dena firkateynini torpidolarla vurarak batırdı. Bu saldırı sonucunda 100’den fazla İranlı mürettebat kayboldu, 78 kişi ise yaralandı.
ABD’DEN KÜRT PLANI: SINIR HATTINA BOMBA
Bütün bu saldırılara rağmen İran’ın bitmek bilmeyen misillemeleri devam etti. Devrim Muhafızları’nın yeni yöntemlerle füze atışlarına devam etmesi sebebiyle ABD/İsrail Kürt gruplarını devreye soktu. ABD/İsrail savaş uçakları ilk kez Kürt nüfusun yoğun yaşadığı kuzeybatı İran‘daki polis ve askeri merkezleri hedef aldı.
İRAN’DAN AYNI ÜSLERE İKİNCİ SALVO
İran Devrim Muhafızları savaşın beşinci gününde de geniş bir alana misilleme düzenledi. Katar’daki Al Udeid Hava Üssü, Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü, Kuveyt’teki Camp Arifjan ve Bahreyn’deki ABD Donanması 5. Filo Karargahı İran füzelerinin hedefi oldu. Katar Savunma Bakanlığı, 5. Filo karargahındaki saldırıların büyük bir yangına neden olduğunu açıkladı. İran bu saldırılarla CENTCOM’un iletişim ve radar ağlarını kör ettiğini öne sürdü.
ABD SAVUNMA BAKANI: ŞEMSİYE DELİNDİ
ABD Savunma Bakanı Hegseth savaşın beşinci gününde bazı füzelerin ‘şemsiyeyi tesadüfen deldiğini’ söylemek zorunda kaldı.
Lübnan sınırında çatışmalar tırmandı. 4 Mart’ta Hizbullah, İsrail’in merkezinde bulunan Beit Shemesh bölgesine ve kuzeydeki Hayfa Deniz Üssü’ne roket ve füze fırlatarak, savaşın başından beri ilk kez uzun menzilli saldırı düzenledi. İsrail bu hamleye karşılık olarak Lübnan’da 250’den fazla noktayı vurdu.
‘UZLAŞMA’ FISILTILARINA İRAN’DAN YANIT: ÇOK BEKLERSİNİZ!
ABD ve İsrail’in beş gündür bombalamasına rağmen Irak’taki Hizbullah örgütü saldırılarına devam etti.
Diplomasi alanında pişirilen ‘uzlaşma’ fısıltılarını İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Mohammad Mokhber şöyle ele aldı: ‘ABD ile hiçbir şart altında müzakere etmeyeceğiz. Müzakere ederken saldırdılar. Savaşa devam. Devletimizi ve halkımızı savunacağız.’
PENTAGON’DA SİNİRLER GERGİN: GAZETECİ AZARLAMA ZAMANI
Savaşın gidişatı ABD’de basın toplantılarına da yansıdı. 4 Mart’ta Pentagon basın odasında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine ile birlikte kameralar karşısına geçen Savunma Bakanı Pete Hegseth, eleştirilere sert bir şekilde yanıt verdi.
Hegseth, Amerikan medyasını “Başkanı kötü göstermek için kasten sahte haber yapmakla” suçlamış ve şu ifadeleri kullanmıştı: “Birkaç drone sızdığında veya trajik olaylar yaşandığında bu manşet oluyor. Anlıyorum. Basın sadece Başkanı kötü göstermek istiyor. Ancak bir kez olsun gerçeği haber yapmayı deneyin. Bu savaşın kurallarını her adımda biz belirleyeceğiz“.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de aynı gün düzenlediği basın toplantısında bu suçlamaları tekrarlayarak CNN muhabirlerine yüklendi.
Savaştaki beşinci günün hüzün veren haberlerinden biri de İran’ın eşsiz güzelliklerinden tarihi Gülistan Sarayı’nın zarar görmesiydi…
ABD ‘FÜZE RAMPALARI İMHA EDİLDİ’ DERKEN KALKAN İRAN FÜZELERİ
ABD’li askeri yetkililerin İran’ın füze rampalarını yüzde doksan dolayında tahrip ettiklerini iddia ettikleri savaşın altıncı gününde İran ABD üslerini vurmaya devam etti.
Eş zamanlı olarak sabah saatlerinde İran’a yakın milis gruplar, Irak ve Suriye’deki ABD üslerine roket ve kamikaze İHA saldırıları düzenledi. Ayn el-Esed Hava Üssü (Irak), Erbil yakınlarındaki ABD tesisleri Suriye’deki el-Tanf üssüne kamikaze İHA saldırıları düzenlendi.
İSRAİL’DEN YÜKSELEN SES: İRAN SALDIRILARI NE ZAMAN BİTECEK
İran Devrim Muhafızları sabah saatlerinde İsrail’e yeni bir balistik füze saldırısı başlattı. Aşdod limanı çevresinin vurulması İsrail’deki tartışmaları alevlendirdi. “Bu saldırılar ne zaman bitecek sesleri” daha gür bir şekilde dillendirilmeye başlandı. İsrail basınına göre Tel Aviv çevresinde çok sayıda bina hasar gördü. Elektrik kesintileri yaşandı.
Devrim Muhafızları’nın Hatem’ül Enbiya Karargahı, ABD donanmasına ait USS Abraham Lincoln uçak gemisinin Hürmüz Boğazı’nı gözetleme amacıyla Arap Denizi üzerinden İran deniz sınırına 340 kilometre mesafeye kadar sokulmaya çalıştığını, dev uçak gemisinin, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’ne ait insansız hava araçları (İHA) tarafından hedef alındığını duyurdu. ABD uçak gemisi ve ona refakat eden muhriplerin, İHA müdahalesi sonrası bölgeyi süratle terk ettiğini vurgulandı.
İSRAİL: İSFAHAN’I VURDUK, İRAN: ENGELLEDİK
Aynı gün öğleden sonra İsrail ordusu İran’ın füze altyapısını hedef aldı. İsfahan çevresindeki askeri tesisler vuruldu. Kirmanşah’ta füze depoları hedef alındı. İran bu saldırıların hava savunma sistemleri tarafından büyük ölçüde engellendiğini duyurdu.
5 Mart’ta Lübnan cephesi daha da genişledi. Hizbullah Kuzey İsrail’e yoğun bir şekilde Katyuşa roketleri fırlattı. Sınır hattında insansız hava araçları ateşledi. İsrail ordusu buna karşılık Güney Lübnan’daki Hizbullah mevzilerini vurdu.
ALARM SEVİYESİ YÜKSELDİ: EİSENHOWER DOĞU AKDENİZ’DE
Altıncı günün dikkat çeken bir hamlesi de ABD Donanmasının alarm seviyesini yükseltmesiydi. Bu karara bağlı olarak USS Dwight D. Eisenhower uçak gemisi grubu Doğu Akdeniz’e yaklaştırıldı.
Savaş uzayınca ABD – Avrupa arasındaki gerilim de büyüdü. İspanya’nın ABD operasyonlarına destek vermeyeceğini açıklamasının ardından İtalya Başbakanı Meloni de ABD’nin İran’a saldırıları için İtalya’daki üslerin kullanılmasına izin verilmeyeceğini duyurdu.
TRUMP: YENİ LİDER ÇIKSIN, KABUL EDEBİLİRİZ
Savaşın yedinci gününde Lübnan cephesi büyüdü, Körfez’e yapılan saldırılar arttı. Trump İran’da ortaya çıkacak yeni liderliğin “kabul edilebilir” olması gerektiğini savundu.
Aynı gün İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, bazı ülkelerin arabuluculuk girişimlerine başladığını açıkladı. Hangi ülkeler olduğunu söylemedi.
İsrail 6 Mart’ta İran’a yönelik yeni saldırı dalgaları başlattı. Batı basınında, İsrail’in 50 savaş uçağıyla, Hamaney’in yıkılan Tahran yerleşkesinin altındaki ve İran liderliğince hâlâ kullanıldığı söylenen bir sığınağı vurduğu aktarıldı.
İran da İsrail’e yeni füze atışları yaptı. İsrail genelinde halk yeniden sığınaklara yönlendirildi. Kudüs’te patlama sesleri duyuldu.
DEVRİM MUHAFIZLARI: YAKLAŞAN İHA’YI DÜŞÜRÜYORUZ
İran Ordusu Kara Kuvvetleri, Kuveyt’teki ABD üslerine yönelik intihar tipi insansız hava araçları (İHA) ile saldırı yaptığını duyurdu.
Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Ali Muhammed Naini, İsfahan semalarında İsrail yapımı Heron tipi bir insansız hava aracının düşürüldüğünü açıkladı.
İsrail basınında yer alan haberlere göre, Ben Gurion Havalimanı çevresinde bir füzenin düştüğü ve Tel Aviv ile çevresinde 10’dan fazla patlama sesinin duyulduğu belirtildi. İsrail Sağlık Bakanlığı, saldırılar nedeniyle hasar gören konutlardan 2 bin 300’den fazla kişinin tahliye edildiğini duyurdu. İsrail’de başta Tahran olmak üzere çok sayıda İran kentine saldırdı.
LÜBNAN’DA BÜYÜK YIKIM: YÜZDE SEKİZİ BOŞALTIN
İsrail, Beyrut’un güney banliyöleriyle güney ve doğu Lübnan için şimdiye kadarki en geniş tahliye uyarılarını yayımladı; bu alanlar ülke yüzölçümünün yaklaşık yüzde 8’ine denk geldi. Ardından Beyrut’un güneyinde çok sayıda hava saldırısı düzenlendi. İsrail ordusu yaklaşık 115 hedefi vurdu.
MÜHİMMAT BİTTİ, YETİŞ WASHINGTON
İran’ın direnci sebebiyle mühimmat takviyesi zorunlu hale geldi. Washington yönetimi 6 Mart’ta İsrail’e 151,8 milyon dolarlık mühimmat ve destek satışını, Kongre incelemesini by-pass ederek acil yetkiyle onayladı. Paket içinde 12 bin adet BLU-110A/B, 1.000 pound sınıfı bomba gövdesi bulunuyor.
Yedinci günde İran, bölücü Kürt grupların kamplarını hedef almaya, İsrail ve ABD de sınır hattındaki İran kuvvetlerini vurmaya devam etti. 6 Mart’ta İran’ın BM Temsilcisi, savaşın başlangıcından bu yana ABD-İsrail saldırılarında 1.332 İranlı sivilin öldüğünü söyledi.
İRAN DİRENİYOR, FATURA RUSYA’YA
Savaşın uzamasıyla iyice hırçınlaşan ABD yönetimi faturayı Rusya ve Çin’e kesmeye yöneldi. The Washington Post gazetesinin ismi verilmeyen kaynaklara dayandırdığı haberinde, Rusya’nın İran’a istihbarat sağladığı bir kez daha öne sürüldü.
SEKİNCİ GÜNDE DURUM: İRAN DİZ ÇÖKMEDİ
Bugün savaşın sekizinci günü. ABD diş geçirmedi, İran diz çökmedi. Diplomasi devreye girecek yorumları öne çıkmaya başlayınca İran Meclisi Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı İbrahim Azizi sözü aldı: “Hiçbir koşulda ateşkes ya da müzakere ilan etmeyeceğiz.”
ABD yöneticileri Venezuela başarısından sonra hızlı bir zafer bekledi. Odatv’ye önceki gün konuşan İran İstanbul Başkonsolosu emperyalist/siyonist merkezin neden yanıldığını şu cümlelerle ifade etmişti: “Bizi millis kuvveti zannettiler, devletiz. Bir devlet egemenliğini savunmak için ne yapması gerekiyorsa onu yapıyoruz.”
Bu satırları bağladığımızda Devrim Muhafızlarının, bölgedeki ABD-İsrail askeri varlığına yönelik Gerçek Vaat 4 Operasyonu’nun 25. dalgasını genişlettiği duyuruldu.
Savaşın ilk günü ‘üç dört günde zafer kazanırız‘ dediler,
ikinci gün ‘savunma kalkanı delindi‘ itirafında bulundular,
üçüncü gün ‘takviye kuvvetlere ihtiyaç var‘ açıklaması yaptılar,
dördüncü gün mühimmat desteği kararı çıkardılar,
beşinci gün karada Kürt grupları devreye sokmak istediler,
altıncı gün ‘Ruslar yerimizi söylüyor‘ diye sızlandılar,
yedinci gün ‘yeni lider seçin, barışalım‘ demeye getirdiler…
Peki, İranlı yöneticiler nasıl oluyor da dünyanın en gelişmiş teknolojilerine sahip haydut kuvvetlerine bu özgüvenle yanıt veriyor dersiniz?
Şöyle söyleyelim: Sekiz yıllık savaş tecrübesi olan bir devlet için sekiz gün kuşkusuz çok kısadır…
Mustafa İlker Yücel/Odatv
