Rasthaber – Hz. Fatıma (s.a)’nın kutlu doğum yıldönümünde “Düşüncenin Önemi ve Beşer Hayatındaki Rolü” başlıklı panel dün, Tayder (Toplumsal Araştırma ve Yardımlaşma Derneği)’nin İstanbul Bahçelievler’deki kültür merkezinde yapıldı. Bu panel, Tayder’in aylık panellerinin 13.’sü ve “Düşünce Panelleri”nin ise başlangıcı oldu.
Hava şartlarının olumsuz olmasına rağmen panele birçok Ehl-i Beyt dostu ve üniversite öğrencisi katıldı.
Programa katılan davetliler ise;
1- Prof Fazıl Agiş
2- Avukat Adnan Ulutaş
3- Hacı Feyzullah Güney
4- Sabahattin Türkyılmaz
Panelin moderatörlüğünü eğitimci ve Tayder sorumlusu İbrahim Demir Kuran-ı Kerim okuyarak yaparken, Tayder Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Ziya Türkyılmaz da panelin açılış konuşmasını yaptı.
Hz. Fatıma (sa)'nın mübarek ve üstün tüm kadınlardan daha üstün olduğunu beyan eden Ziya Türkyılmaz, bu günü tüm Ehl-i Beyt dostlarına tebrik etti.
Ziya Bey, Rad suresindeki “Bir toplum kendi durumlarını değiştirmedikçe, Allah da onların durumunu değiştirmez.” Ayeti hatırlatarak konuşmasına başladı.
Tarihte oluşmuş uygarlıkların içinden büyük düşünce ekollerinin çıktığını ve buralardan büyük insanlar çıkmış, bu düşünürler sayesinde toplumun kendisini iyi yönde değiştirdiğini belirten Ziya Türkyılmaz, Batı uygarlığının bile bu reformlar sayesinde dönüştüğünü söyledi.
Batı bu nedenle her açıdan yeryüzünde liderliğini sürdürebilmektedir diyen Ziya Türkyılmaz, “Fetihlerle ülkeleri ele geçirerek değişim gerçekleşmez. Bizim bu gün Batı uygarlığı karşısında geri kalışımızı telafi etmek için düşünceyi geliştirmekten başka yolumuz yok. İslam dünyası olarak biz de düşünceye önem vermeliyiz.
Toplumda düşünme derken bir köşeye çekilip tefekkür etme değil yol gösterme problem çözme nasıl olacak şeklinde olmalıdır.
TAYDER olarak düşünce tarihini çeşitli açılardan inceleyecek, düşünce ekollerini ve adamlarını inceleyeceğiz. Düşünce ekollerini tanımadan dünyayı yeterince tanımak mümkün değildir.
Alman düşünür Friedrich Nietzsche’yi tanımadan Batı Nazi düşüncesini anlamak mümkün değildir. Yine Amerikan emperyalizmini tanımak için de bunun arka planında bir düşünce vardır, Hollywood vardır, üniversiteler vardır. Sadece para ve silah gücüyle evlerimize kadar giren emperyalizmin oluşması mümkün değildir.” Açıklamasında bulundu.
Ziya Bey’in yaptığı açılış konuşması sonrasında panel Prof. Dr. Sayın Fazıl Agiş beyin “Bilim ve Düşünce” ilişkisini açıklayan konuşmaları ile devam etti.
Fazıl Bey, düşüncenin oluşumu ve düşünce ile bilim arasındaki ilişkiye dikkat çekti.
Fazıl Bey konuşmasında; “Bilim ve düşünce. Bilim ve bilgi arasındaki farkı gözetelim. İnsan dünyaya geldiğinde her şeyi idrak edemez. Beş duyuyla bunlar hakkında bilgi haline getirir. Bilgi ile malumat yani ilim arasında farklılıklar var. İlim bilgilerin daha derli toplu olarak alınmasıdır. Allah alim değil alîm yani daha çok bilir manasındadır. Bu durumda O, alim bilginlerden üstündür. Bir alim sonradan öğrenir. Bir alim ne kadar çok bilirse o kadar alleme olur. Bir de marifet var. Bilmek ve tanımak ilişkisi var.” Diyerek düşünce ile bilim arasındaki ilişkiye dikkat çekerken Batı dünyasındaki düşünce tarihini ve gelişimini anlattı.
Panelin 2. Konuşmacısı Avukat Adnan Ulutaş oldu. Avukat Ulutaş da Hz Fatıma (as) ve bu bağlamda düşünce ve velayet konusuna değindi.
Hz Fatıma (sa) bağlamında velayet konusuna değinen Avukat Ulutaş, kendi hayatından da örnekler vererek, velayetin Ehl-i Beyt mektebinin temeli olduğu konusuna değindi.
Panelin üçüncü konuşmacısı ise Feyzullah Güney Bey oldu. Hayatından örnekler vererek Müslümanların ve özellikle Ehl-i Beyt mensubu kişilerin nasıl yaşaması ve çevrelerine nasıl faydalı olabilecekleri ile özellikle “davet” ve “tebliğ” konusuna dikkat çekti.
Panelin ikinci oturumunda ise Şeyh Sebahattin Türkyılmaz konuşmasına “Fatıma (sa)'nın hayatından ders almamız ve hayatımızda rolünün olması gerekir.” Diyerek başladı.
Bu ve buna benzer panellerin faydalı olduğunu belirten Sabahattin Türkyılmaz, “Fatıma (sa)'nın en önemli özelliklerinden bir tanesi de füru-uddindir ki bu da10 tanedir. Bunların içerisinde de tevella ve teberra çok önemlidir. Allah-u Teala, Fatıma-i Zehra’ya bağlamış bu ikisini. Fatıma’nın rızasıyla razı, gazabıyla da Allah gazap gösterir.
Hz. Fatıma’yı tanımaya gelince de;
1- Fatıma (s.a)'ı biyografisiyle tanırsınız. Bu kolay bölümdür.
Bu antropolojik tanımadır. Tarihi bilgilerdir. Batı tabiri bir tanımadır. Çok önemli bir şey de değildir zaten senin benim gibi insandır.
2- Hukuki kişiliği vardır.
Bunun bize yansıması ise velayettir. Nübüvvet ile imamet arasında köprüdür. Bu önemlidir. Masumluk zincirini Allah Peygambere kadar getirmiş. Halka durdu. Şimdi bu nübüvvetin ilahi hüccetin devamı için Allah 12 imam tayin ediyor. Bunların müstakil bir başlangıcı olması lazım. Yani nübüvvetle imametin. evlilik yoluyla bu bağ kurulamaz. Bunun da masumluk bağıyla bağlanması lazım. 12 imam masumluk sayesinde devam edecektir. Bu iki masumluk arasında boşluk olmaz. İşte Peygamberle Ali (as) arasındaki boşluğu dolduran Fatıma (sa)'dır. Nübüvvetle İmametin arasında bir bağ kurulması gerekir ki bunu da Hz. Fatıma sağlıyor..” açıklamasında bulundu.
Ş. Sabahattin “Doğrunun eleştirilmesi zulümdür. Bu tabular yıkılmadan, benim düşüncemin üstünde düşünce var dediniz mi artık insan düşünemez. Ki bu insanın kendine yönelik bir zulmü ve kısıtlamasıdır. Sen düşün daha iyi düşünen zaten düşünür. İkincisi heva ve heves insanın düşünmesini engeller. Furkan 44. insan hevası. onlar gözleri vardır görmez… dört ayaklı hayvanlar gibidirler. 3.’sü örf küldür anane. Kuran bunlara “babalarınız aklını kullanmıyorsa siz de mi düşünmeyeceksiniz” diyerek çok sert çıkıyor. 4.sü bağnazlık. 5.si cehalet ve bağnazlık.
Düşünce bilgiden sonra gelir. Ön bilgi ve temel olacak. Onun üzerine düşüneceksiniz. Sıfırdan düşünür olamazsınız. Bilgileri analizle. 6.’sı taabbud. Kayıtsız şartsız kabul etmek. Bazı yerlerde olması gerekiyor. Örneğin fıkıh bazı ayetlerde .. “Namaz beş vakit niye beş vakit?” Aklın ilgi alanı bu değildir. Bu taabbuden kabul edilir. Bunlar toplumun tekamülünü sağlamada taabbud olmaz. Bu insanın ilerlemesini engeller. Taabbud yani kayıtsız şartsız kabul. Bunlar kuran ve masum dışında da olmaz. Biriniz birine bağlanabilir. Ama bana da onu kabul ettiremezsiniz.” İfadesini kullandı.
Program Şeyh Sabahattin Hocanın İmam Zaman duası okuması ve verilen ihsanlarla son buldu.
Tayder’den yapılan açıklamaya göre daha önceden de olduğu gibi bu panelin video görüntüleri derneğin Facebook ve Youtube sayfalarından da en yakın zamanda yayınlanacak.
Tayder/Murat Nazlı
CANLI YAYINDAN İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…
