İran Elçilik Binasına Saldırıyı Kınayanlar ve İran'ı Suçlayanlar

GİRİŞ: 03.04.2024 14:51      GÜNCELLEME: 03.04.2024 14:51
Rasthaber - BM Güvenlik Konseyi'ne üye ülke temsilcileri, bu konseyin acil toplantısında İsrail rejiminin İran İslam Cumhuriyeti'nin Suriye'deki Şam konsolosluğuna yönelik saldırısını kınadı ve bu rejimin eylemleri ve bölgede daha fazla huzursuzluk yaşanması konusunda uyarıda bulundu.

Rusya'nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya, İsrail rejiminin Şam'daki İran konsolosluğuna ve Suriye’ye saldırısını kınayarak, bu eylemlerin bölgedeki çatışmaları yoğunlaştıracağını söyledi.

RUSYA: İSRAİL'İN EYLEMLERİ SİVİLLERİ HEDEF ALDI

Rusya'nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi şunları söyledi: ‘İran İslam Cumhuriyeti'nin büyükelçilik binasının hedef alınmasını ve çalışanlarının ölümüne yol açan bu eylemi en güçlü şekilde kınıyoruz. Diplomatik merkezlere yönelik saldırıyı hiçbir zaman tasvip etmedik ve etmiyoruz ve bunu kınıyoruz.

1963 Viyana sözleşmesine göre büyükelçilik çalışanlarının diplomatik dokunulmazlığına saygı gösterilmesi gerekiyor. Bu, İsrail'in Suriye'de sivillere karşı ilk eylemi değildi. 7 Ekim başından bu yana İsrail'in sivillere yönelik eylemlerinin katlanarak arttığına şahit oluyoruz.

Geçtiğimiz birkaç ayda İsrail uçakları, Birleşmiş Milletler'in insani yardım kapısı olan Şam havaalanı da dahil olmak üzere çeşitli havalimanlarını hedef aldı. Amerikalı yetkililer bu konuda yüksek sesle açıklamalar yapmalarına rağmen İsrail'in eylemlerine karşı sessiz kalıyorlar.’

ÇİN, İSRAİL'İN EYLEMLERİNİN BÖLGEDE DAHA FAZLA KAOSA YOL AÇACAĞI KONUSUNDA UYARDI

Çin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilci Yardımcısı Geng Shuang da Güvenlik Konseyi'nin bu toplantısında İsrail'in Gazze'deki eylemlerini kınayarak, bu eylemlerin bölgede daha fazla isyan ve kargaşaya yol açacağı uyarısında bulundu.

Çin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilci Yardımcısı, Güvenlik Konseyi'nin acil toplantısında şunları söyledi: ‘İsrail'in eylemi, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ihlalidir ve Çin, İsrail’in bu eylemini şiddetle kınamaktadır.

Yirmi yıl önce Yugoslavya'daki Çin büyükelçiliği Amerika’nın bir hava saldırısıyla hedef alındı ​​ve çok sayıda kişi öldü. Yaşanan bu olay nedeniyle İran halkının yaşadığı acıyı ve üzüntüyü derinden anlıyor ve onlara taziyelerimizi iletiyoruz.

İsrail'in eylemi, 1968 Viyana Sözleşmesi'nin ağır bir ihlalidir. Diplomatik merkezlere karşı bu tür pervasız eylemlere izin verilmemelidir.’

CEZAYİR: ULUSLARARASI KANUNLARIN İSRAİL TARAFINDAN İHLAL EDİLMESİNE TAHAMMÜL EDİLEMEZ VE HAKLI GÖSTERİLEMEZ

Cezayir'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Riyad Mansur da Güvenlik Konseyinin bu toplantısında İsrail'in Şam'daki İran konsolosluk binasına düzenlediği saldırıda İranlı danışman ve güçlerin şehit edilmesinden dolayı başsağlığı dileklerini iletti ve şunları söyledi: ‘İşgalci İsrail rejiminin uluslararası yükümlülükleri bu şekilde ihlal etmesi haklı gösterilemez ve buna tahammül edilemez.

İsrail'in Gazze'de ateşkes sağlanması yönünde uluslararası baskıyla karşı karşıya olduğu bir ortamda bu saldırının zamanlaması, tüm uluslararası toplumun düşmanlıkların durdurulması yönündeki talebinin kasıtlı olarak göz ardı edildiğini gösteriyor.

Böyle kasıtlı bir eylemin amacı açıktır ve amacı, uluslararası baskılara çatışmaları tırmandırarak karşılık vermektir ve bu eylemin amacının tüm bölgeyi çatışmaya sürüklemek olduğu ortadadır. Bu da kendisini uluslararası hukukun üstünde gören işgalci İsrail rejiminin dokunulmaz olduğu duygusunu taşıdığını gösteriyor. İsrail'in davranışı bir Birleşmiş Milletler üyesinden beklediğimizden çok uzaktır.

Güvenlik Konseyi, ülkelerin egemenliği, diplomatik yerlerin dokunulmazlığı ve ülkelerin toprak bütünlüğü ilkelerine yönelik bu baskılara kararlı bir şekilde yanıt vermelidir. Uluslararası düzenimizin bütünlüğü risk altında ve hukuka olan kolektif bağlılığımızı sürdürebilmemiz için, hukuka yönelik bu bariz saygısızlığın sonuçları olması gerekiyor.’

İsviçre'nin Birleşmiş Milletler Temsilcisi de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplantısında İsrail rejiminin Şam'daki İran konsolosluğuna yönelik saldırısını kınadı ve Güvenlik Konseyi'nin ateşkes kararlarına uyulması çağrısında bulundu.

RUSYA, İSRAİL'İN SURİYE'DEKİ İRAN KONSOLOSLUĞUNA SALDIRISINI KINAMAYAN BATILILARI SERT BİR ŞEKİLDE ELEŞTİRDİ

Güvenlik Konseyinin bu acil toplantısında ABD, İngiltere ve Fransa'nın büyükelçileri ve temsilcilerinin İsrail rejiminin İran konsolosluğuna yönelik saldırısını kınamaması, Rusya'nın Birleşmiş Milletler büyükelçisinin sert tepkisine yol açtı.

Güvenlik Konseyi'nin bu toplantısında Fransa'nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Nicolas de Riviere, İsrail rejiminin suçunu kınamadan, İran İslam Cumhuriyetinin Şam'daki konsolosluğuna düzenlenen saldırıyla ilgili olarak bölgedeki tüm aktörlerden itidal talebinde bulundu ve bu sözleri Rusya temsilcisinin tepkisini beraberinde getirdi ve Rusya temsilcisi Fransa temsilcisine şunları söyledi:  ‘Uluslararası hukukun İsrail tarafından ihlal edilmesini kınama konusunda tek kelime etmediniz, eğer kendi konsolosluğunuz hedef alınsaydı tepkiniz bu mu olurdu?

Amerika her zaman birinci elden verdiği bilgilerle gurur duymaktadır ancak İran konsolosluğuna yapılan saldırıyla ilgili herhangi bir bilgi elde edememiştir ve bu da inandırıcı değildir.

Batılılar İsrail'in saldırısını kınamadığı gibi bir de İran'ı suçlamaktadır. Saldırının kurbanı olanlara, bu saldırıya tepki vermemelerini söyleyemezsiniz.’

İSRAİL'İN İRAN'IN SURİYE'DEKİ KONSOLOSLUĞUNA DÜZENLEDİĞİ SALDIRIYI KINAMAYAN ÜLKELER

Amerika, İngiltere, Fransa, Japonya ve Güney Kore'nin konuşmalarında İsrail rejiminin saldırısını kınamaması, Rusya'nın tepkisine neden oldu.

İngiltere'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi James Kariuki, Güvenlik Konseyi toplantısında İsrail rejiminin İran’ın Suriye’deki konsolosluğuna düzenlediği saldırıyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: ‘Diplomatik mekânların ve personelin güvenliği, diplomatik ilişkilerin temel ve yol gösterici ilkesidir.

İngiltere, İran'ın Şam'daki konsolosluğuna düzenlenen saldırının ardından, diplomatik makamların ve çalışanların dokunulmazlığına saygı gösterilmesinin önemini vurgulamaktadır.’

İngiltere’nin Temsilcisi konuşmasının devamında şu iddialarda bulundu: ‘Ancak İran'ın saldırıda bulunan ve tehdit eden grupları destekleyerek bölgeyi istikrarsızlaştırmak istemesi kabul edilemez. Bu gruplar arasında Hamas, Filistin İslami Cihad Hareketi, Hizbullah, Suriye ve Irak'taki milisler ve Husiler bulunmaktadır.

İran'ın eylemlerinin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı durumda rolü olduğunu açıkça söyledik. İran, Yemenlileri, Hizbullah'ı, Hamas'ı ve İslami Cihad'ı desteklemeye devam ediyor. Dışişleri Bakanımız, İran Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmelerde bu gruplar üzerindeki nüfuzunu kullanmasını defalarca vurguladı.

İngiltere başından beri Gazze'deki çatışmaya insani açıdan son verilmesi çağrısında bulunuyor ve bölgede gerilimin tırmanması ihtimalinden son derece kaygılıdır.’

ABD'nin BM Büyükelçi Yardımcısı Robert Wood, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında şunları söyledi: ‘İran’ın Suriye'deki konsolosluğuna düzenlenen saldırıyla Washington'ın hiçbir ilgisi yoktur ve Washington’un bu saldırıdan haberi yoktu ve bu konuyu İran'a iletmiştir.

Robert Wood, İsrail rejiminin İran’ın Suriye’deki konsolosluğuna düzenlediği saldırıyla ilgili olarak Güvenlik Konseyi'nin acil toplantısında yaptığı konuşmada, İsrail'in saldırıda parmağı olduğunu doğrulamayı reddetti.

ABD'nin BM Büyükelçi Yardımcısı Robert Wood şunları söyledi: ‘Beyaz Saray'ın daha önce yaptığı açıklamada da belirttiği gibi, Suriye'ye düzenlenen saldırıda ABD'nin herhangi bir rolü yoktu ve bu saldırı gerçekleşmeden önce bizim bundan haberimiz bile yoktu. İran'ı bu konu hakkında doğrudan bilgilendirdik. Bu olayla ilgili herhangi bir bilgiyi doğrulayamıyoruz. Detayları bir araya getirdiğimizde bir konu netleşiyor. İran İslam Cumhuriyeti ve vekâlet güçleri bölgede gerilimi tırmandırmaktan kaçınmalıdır.

Aslında, Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail'e düzenlediği saldırılardan bu yana ABD, İran İslam Cumhuriyeti'ni İsrail ve diğer aktörlerle bir vekâlet savaşını tırmandırmak için durumu kötüye kullanmaması konusunda defalarca uyardı. Bu sabah İran İslam Cumhuriyeti, Suriye ve Tahran tarafından desteklenen teröristlerin ve diğer militan grupların Suriye topraklarını İsrail'e ve Amerikan tesislerine ve personeline karşı bir saldırı hazırlamak için kullandıklarını yalanladı.’

ABD’li bu temsilci şu iddialarda bulundu: ‘İran İslam Cumhuriyeti ve Lübnan Hizbullah’ı, İsrail ile Lübnan arasındaki sınırdan düzenli olarak İsrail'e saldırıyor. İran'ın Kızıldeniz'deki müttefikleri uluslararası yasaları ihlal etti ve ticari gemilere defalarca saldırdı. Tahran'ın desteklediği militan gruplar da Irak'taki ABD diplomatik tesislerine saldırdı ve IŞİD'e karşı savaşan ABD askeri personeline saldırılar düzenledi. İran İslam Cumhuriyeti'nin eli, tüm bu terörist ve paramiliter grupların eylemlerine uzanmaktadır.’

YORUMLAR

mardinli 18 gün önce
ABD açıkca bu terörde eli olduğunu ilan ediyor. Iraklı direniş güçlerinin bu ülkedeki Amerikan işgaline karşı direnişlerinin sorumlusu olarak İran'ı görüyor. haksız da sayılmaz, çünkü İranın desteği olmazsa Yemen'den Filistine, Irak'tan lübnana kadar direniş cephesi bu kadar güçlenemezdi, direnemezdi, ayakta duramazdı.

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM