RAST HABER- Sondakika İslami haber RASTMEDYA RAST YAYINLARI

Trump İsrail’e Doping Oldu

Trump İsrail’e Doping Oldu
11.02.2017 © RAST HABER

Doğu Kudüs ve Batı Şeria, 1967’den beri İsrail tarafından işgal altında tutuluyor. İsrail, buralardaki Filistinlileri sistematik bir şekilde yerinden yurdundan ederek 140 yerleşim birimi oluşturdu. 

İşgal altındaki Doğu Kudüs’te 200 bin, Batı Şeria’da ise 400 bini aşkın Yahudi yerleşimci bulunuyor. Uluslararası hukuka göre bu bölgelerdeki tüm Yahudi yerleşim birimleri yasadışı kabul ediliyor, ancak İsrail buna karşı çıkıyor. 
İsrail tüm Kudüs’ü başkenti olarak kabul ederken, Filistinliler kurulacak bir Filistin Devleti’nin başkentini Doğu Kudüs olarak görüyorlar.
İsrail’in Trump’la beraber gerçekleştirdiği, “işgal ettikleri topraklarda yeni yerleşim yerleri açma manevrası”na her taraftan tepkiler geliyor.
Birleşmiş Milletler, AB tepki gösterdi, Katar ve birçok ülke kınadı ve hatta İsrail içinden de tepkiler var.
İsrail parlamentosunun (Knessset), Filistin topraklarında inşa edilen yerleşim birimlerini yasal hale getiren düzenlemesi, İsrailli kuruluşlar tarafından iptal istemiyle Yüksek Mahkeme’ye götürüldü.
İsrailli eski Savcı Talia Sasson İsrail parlamentosunun egemenliği altında olmayan topraklar için yasa yaptığına dikkat çekerek, “İsrail devletinin o topraklarda hiçbir egemenliği yok. İsrail yasaları oralarda uygulanmaz, İsrail parlamentosu ve Knesset’e göre bu böyledir. Fakat nasıl olur da Knesset orada uygulanacak bir yasa yapar? Eğer Knesset Batı Şeria’da uygulanacak yasa yapabiliyorsa neden Londra ya da Paris’te uygulanacak yasalar da yapamasın?” ifadelerini kullandı.
Tabi, bu tepkiler göstermelik kalıyor, yaptırıma ya da cezaya dönüşmüyor, İsrail de bu tür tepkileri, kınamaları hiç takmıyor.
İsrail bir taraftan Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bu işgallere devam ederken, İsrail vatandaşı olan Filistinlilere de her türlü zulmü uygulamaya devam ediyor.
İsrail askerlerinin, ülkenin güneyindeki Negev Çölü’nde bulunan El-Arakib köyünde 109’uncu kez yıkım yaptığı bildirildi. “Ruhsatsız” olduğu iddiasıyla Filistinlilere ait 13 evin daha buldozerle yıkıldığı ifade edildi. Arakib köyünde, İsrail vatandaşı 87 Filistinli yaşıyor.
İsrail, Negev bölgesindeki köylere elektrik ve su gibi yaşam için zorunlu olan hizmetleri sunmadığı gibi bu bölgede yaşayan Filistinlilerin arazi mülkiyetini de tanımıyor.
Filistin kaynaklarına göre, İsrail şimdiye kadar, 220 bin Filistinlinin yaşadığı 12 milyon dönümlük Negev Çölü’nün 11 milyon dönümüne el koydu.
İsrail Arakib köyünün yasa dışı yollarla kurulduğunu ve yıkılması gerektiğini iddia ediyor. Köy halkı ise bu toprakların, İsrail’in kurulmasından çok önce dedelerinden kendilerine miras kaldığını vurguluyor. 
Arakib köyünde yaşananlar esasen Büyük İsrail projesinin ne anlama geldiğini bize açıkça gösteriyor. İsrail vatandaşı olmanız dahi sizi bu zulümden kurtarmıyor.
Trump’tan cesaret alan İsrail’in bakanları yeni savaş tehditleri savurmaya başladılar.
İsrail’de yayımlanan Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İsrail Eğitim Bakanı ve Yahudi Evi Partisi lideri, aşırı sağcı siyasetçi Naftali Bennett, Gazze’ye yönelik bir savaşın uzak olmadığını savundu. 
Benett, “Bir sonraki savaş yakın. Asıl soru savaş olup olmayacağı değil ne zaman patlak vereceğidir” dedi. Gazze ve Lübnan’da İsrail’in varlığına yönelik tehditlerin devam ettiğini ileri süren Benett, “İsrail sert bir şekilde karşılık vermeli. İsrail’in savaşı beraberlikle sona erdirmesi değil zafer kazanması gerekir” diye konuştu.
Tabi, şu gerçeği asla unutmamak lazım: İsrail, kendisine Arz-ı Mevut olarak belirlediği Ortadoğu coğrafyasında hiçbir ülke İsrail’i tehdit etmese de, varlıklarını dahi tehdit olarak görüyor.
Savaş tamtamları çalan diğer İsrailli bakan ise İsrail İskan Bakanı Yoav Galant… Galant yaptığı açıklamada, “Gelecek ilkbaharda Hamas ile savaşa hazır olmalıyız” ifadesini kullandı. Hep aynı taktik; Hamas’ı gösterip masum Filistinlileri katlediyorlar.
İsrail son günlerde Gazze’ye 14 saldırı düzenledi ve Refah bölgesine düzenlediği son saldırıda 2 Filistinli hayatını kaybetti, onlarcası da yaralandı.
Yaşanan bütün bu gelişmeler gösteriyor ki, Trumplı dönem, Ortadoğu’da Obama yönetimi döneminde yoğunlaşan vekalet savaşlarının yanı sıra ABD’nin ve İsrail’in direkt olarak müdahil olduğu savaşlara ve işgallere hazırlanıyor.
Bu sebeple, Astana’da başlatılan ateşkes ve bölge ülkeleriyle yürütülen barış süreci, hem Suriye’nin tamamına hem de tüm Ortadoğu ve İslam coğrafyasına genişletilmelidir.
İsrail’in uluslararası hukuka karşı ortaya koyduğu vurdumduymazlığa asla müsaade edilmemelidir.
Murat Çabas/Yeni Mesaj
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER