Pentagon’un eski bir danışmanı, Ukrayna savaşının beşinci yılına girilmesiyle birlikte, savaş boyunca Ukrayna ordusu üniforması giyen binlerce NATO askerinin hayatını kaybettiğini itiraf etti.
24 Şubat sabahı Putin, NATO’nun doğuya doğru genişlemesini engellemek amacıyla Ukrayna’ya kapsamlı saldırı emrini verdi. Savaş bugün beşinci yılına girdi. Bu savaşta şimdiye kadar on binlerce kişi hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi yaralandı ve milyonlarca kişi yerinden edildi. Batılı kaynakların raporlarına göre Ukrayna neredeyse tamamen yıkıldı ve ülkedeki mezarlıklarda cenazeleri defnedecek yer kalmadı. Maddi hasara ilişkin tahminler ise 1 ila 2 trilyon dolar arasında değişiyor. Birkaç gün önce Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenski, ülkede sağlam tek bir elektrik santralinin kalmadığını söylemişti.
NATO üyelerinin Rusya’yı durdurmak için şimdiye kadar silahlandırma ve yaptırım olmak üzere iki yaklaşım izlediği ve toplamda 200 ila 300 milyar dolar arasında askeri ve sivil yardım gönderdiği belirtiliyor. Bu yardımların, Ukrayna’nın Rusya karşısında tamamen yenilmesini engellediği ifade ediliyor. Batı medyasının da kabul ettiği üzere 5 binden fazla yaptırım ve Avrupa ile ABD’nin 20 yaptırım paketi ise Rusya’yı durdurmaya katkı sağlayamadı ve özellikle petrol ve gaz alanında yaptırımların maliyetini Avrupa halkı ve şirketleri üstlendi. ABD’de Trump’ın yeniden iktidara gelmesi, Avrupa liderlerinin savaş yorgunluğu, Avrupa Birliği içinde Kiev’e yapılacak yardımların kapsamı konusunda yaşanan görüş ayrılıkları ve Ukrayna’ya yardıma karşı çıkan aşırı sağ partilerin güç kazanması nedeniyle Ukrayna’ya yapılan yardımlar önemli ölçüde azaldı.
Savaş Neden Başladı?
Uzmanlar mevcut savaşın temel nedenlerinden birinin, ABD ve Ukrayna’daki Batı yanlısı çevrelerin ülkenin NATO üyeliği konusunda ısrarı olduğunu belirtiyor. 2014’te Batı yanlılarının iktidara gelmesiyle birlikte Ukrayna’nın güvenliğini garanti altına almak için NATO’ya katılma çabaları yeni bir aşamaya geçti.
ABD’de realizm teorisinin önde gelen isimlerinden John Mearsheimer ve Stephen Walt o dönemde Ukrayna’nın NATO üyeliği konusunda teşvik edilmesinin Putin’in sert tepkisine yol açacağı konusunda uyarıda bulunmuştu.
Saldırgan realizmin önde gelen teorisyeni John Mearsheimer bu günler için yaptığı tahminlerde şunları yazmıştı: “Ukrayna krizi neden Batı’nın hatasının sonucudur? Batı dünyasının liberal hayalleri Putin’i kışkırttı.
Batı, Ukrayna’nın tarafsızlığını korumalı ve onu kendisi ile Rusya arasında bir tampon bölge olarak tanımalıydı. Ukraynalıların kendi tercihlerini yapmalarına ve Rusya ile uzlaşma imkânını korumalarına izin verilmeliydi. Ancak Batı, onlara sonunda Batı’ya entegre olacaklarını ve Rusların yenileceğini telkin etti. Bu telkinlerle onları Rusya ile uzlaşmamaya ve sert politikalar benimsemeye yönelttik ve sonunda Rusya’yı kışkırtarak bugünkü krize yol açtık.”
Mearsheimer, Batı’nın Ukrayna’daki davranışını, Çin’in Kanada’ya yatırım yapmasının yanı sıra bu ülkeyi ABD ile çatışmaya kışkırtması durumunda ABD’nin nasıl tepki vereceğine benzetiyor. Stephen Walt da 2015 yılında benzer bir uyarıda bulunarak Obama yönetiminin Ukrayna politikasını eleştirmiş ve şu öngörüde bulunmuştu: “Ukrayna’yı Batı’ya dahil etme çabası kaçınılmaz olarak Moskova’nın sert tepkisiyle karşılaşacaktır. Ukrayna’nın kaderi Rusya için ABD’den daha önemlidir ve Vladimir Putin, Ukrayna’nın Batı ile aynı tarafta olmasını engellemek için büyük zarar vermeye hazır olduğunu göstermiştir.”
200 Bin Ukraynalı Askerin Firarı
Savaşın beşinci yılında hâlâ ateşkes ihtimali görünmüyor. Batı’nın Ukrayna’ya güvenlik garantileri ve Donbas’ın Rusya’ya devri konularındaki müzakereler çıkmaza girmiş durumda. Zelenski, Donbas’ın devrini reddederek bunun yüz binlerce insanı terk etmek ve toplumun çökmesi anlamına geleceğini söyledi. Öte yandan sahadaki gelişmeler Ukrayna ordusunun cephe hatlarında ciddi kriz yaşadığını gösteriyor. Bir Avrupalı askeri uzman, Ukrayna ordusunun gıda ve mühimmat tedarik zincirinde geniş çaplı çöküş yaşandığını ve askerlerin cepheden kitlesel biçimde firar ettiğini belirtti.
Askeri uzman Andrey Maroçko, Ukrayna ordusunda lojistik sistemin uzun süreli aksaklıklarla karşı karşıya olduğunu, gıda, içme suyu ve özellikle mühimmatın düzenli biçimde cephe birliklerine ulaştırılamadığını söyledi. Rusya’nın yoğun ateş baskısının da belirleyici faktör olduğunu vurgulayan bu uzman, gece gündüz süren bombardımanın yalnızca savunma sistemlerini değil, Ukraynalı birliklerin savaşma iradesini de kırdığını ifade etti. Rapora göre yaklaşık 2 milyon Ukrayna vatandaşı askerlikten kaçmaya çalıştı ve yaklaşık 200 bin asker ise gönüllü olarak birliklerini terk etti.
Binlerce NATO Askerinin Ölümü
NATO üyeleri cephede kendi askerlerinin bulunduğunu sürekli inkâr ederken, Pentagon’un eski danışmanı Douglas Macgregor, Ukrayna savaşında binlerce NATO askerinin öldüğünü söyledi. Macgregor, Ukrayna üniforması giyen ve çoğunluğu Polonyalılardan oluşan binlerce NATO askerinin savaşta hayatını kaybettiğini belirtti. Bu nedenle Polonya Cumhurbaşkanı’nın Ukrayna’da Polonyalı asker bulunmadığını açıklamakta ısrar ettiğini söyledi. Macgregor’a göre Ukrayna’daki durum kötüleştikçe bu tür olaylar daha sık yaşanacak ve savaş Rusya’nın şartlarıyla sona erecek.
Keyhan Gazetesinden tercüme edilmiştir
