Washington Post’un analizine göre, İran’la savaşta art arda gelen füze saldırıları İsrail’in çok katmanlı hava savunma sistemindeki zafiyetleri görünür hale getirdi. Dimona’daki isabetler ve Diego Garcia’ya yönelik balistik füze hamlesi, hem İsrail’in önleyici stoklarının tükendiğini hem de Batı’nın güvenlik hesaplarının yeniden tartışılmasına yol açtı.
Amerikan Washington Post (WP) gazetesi, İsrail’in milyarlarca dolarlık çok katmanlı hava savunma sisteminin İran füzeleri karşısında yetersiz kaldığını yazdı. İsrail’in çok gizli nükleer tesisine ev sahipliği yapan Dimona’nın doğrudan vurulması ve 115 kişinin yaralanması, önleyici füze stoklarının tükendiği yorumlarına neden oldu. Haberin en çarpıcı detayı ise İran’ın 4 bin kilometre uzaklıktaki Hint Okyanusu adası Diego Garcia’daki ABD-İngiltere üssüne balistik füze fırlatması oldu. Bu hamle, Avrupa’nın artık İran’ın menzilinde olduğu paniğini yarattı. Washington Post gazetesinin sahadaki tanıklara ve üst düzey askeri yetkililere dayandırdığı kapsamlı haberi, İsrail’in “aşılmaz” olarak nitelendirilen hava savunma kalkanında (Demir Kubbe, Davut Sapanı, Arrow ve THAAD) ciddi delikler açıldığını ortaya koydu.
Nükleer Tesisin Kalbine İsabet: 115 Yaralı
Hafta sonu birbirini izleyen saldırılarda İran balistik füzeleri, İsrail’in güneyindeki Arad ve son derece hassas nükleer tesislere ev sahipliği yapan Dimona kentlerindeki sivil mahalleleri doğrudan vurdu. Saldırılarda 11’i ağır olmak üzere 115’ten fazla kişi yaralandı.
İsrail ordusu (IDF) hedeflerin neden vurulduğuna veya savunma sistemlerinin neden devreye girmediğine dair tatmin edici bir açıklama yapmazken, bu durum İsrail kamuoyunda derin bir sarsıntı yarattı.
WP’ye göre bu zafiyetin arkasında iki temel neden yatıyor olabilir: Birincisi, teknik ve istatistiksel mühendislik hataları. İkincisi ve çok daha vahim olanı ise, İsrail’in elindeki önleyici füze stoklarının (interceptor) erimesi ve ordunun elindeki cephaneyi sadece en hayati hedefler için “tasarruflu” kullanmak zorunda kalması.
