Yemen’deki Ensarullah hareketinin lideri, her türlü gelişmeye karşı teyakkuz halinde olduklarını açıkladı.
Yemen Ensarullah lideri Seyyid Abdulmelik Bedreddin el-Husi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını konu alan konuşmasında, söz konusu saldırının “Büyük İsrail” hayalini gerçekleştirme amacı taşıdığını savundu.
El-Husi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik eylemlerini Müslüman bir ülkeye karşı gerçekleştirilen açık, haksız ve vahşi bir saldırı olarak nitelendirerek, bu saldırıların İran halkını, resmi kurumlarını ve İslam Cumhuriyeti sistemini hedef aldığını ifade etti.
Saldırılarda bir kız ilkokulunun da hedef alındığını ve onlarca kız öğrencinin hayatını kaybettiğini öne süren El-Husi, İslam dünyasının bu saldırıları durdurmak için her türlü iş birliği ve dayanışma biçimiyle samimi ve ciddi bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi.
Yemenli lider, İran İslam Cumhuriyeti’nin, Devrim Muhafızları’nın ve ordusunun meşru müdafaa çerçevesinde görevlerini yerine getirdiğini belirterek, İran’ın düşmanlarını cezalandırabilecek askeri kapasiteye ve gerekli imkânlara sahip olduğunu dile getirdi. İran yönetiminin gerekli kararları alma ve adımları atma konusunda irade ve cesarete sahip olduğunu kaydetti.
El-Husi, Yemen’in ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin tutumuna dair ise resmi ve halk düzeyinde İran İslam Cumhuriyeti ve İran halkıyla tam dayanışma içinde olduklarını belirterek, “Gerekli her türlü gelişmeye karşı hazırız” dedi.
İran konusunda herhangi bir endişe taşımadıklarını ifade eden El-Husi, İran’ın güçlü olduğunu, tutumunun sağlam olduğunu ve vereceği yanıtın kararlı olacağını savundu. İran’ın bu aşamada Amerikan-İsrail eksenli baskı ve hegemonyaya karşı tüm İslam ümmeti adına mücadele yürüttüğünü ileri sürdü.
İslam ülkelerine İran’a destek çağrısında da bulunan El-Husi, İran İslam Cumhuriyeti ve İran halkıyla dayanışmanın tüm Müslümanlar için dini ve ahlaki bir sorumluluk olduğunu söyledi. İran’ın tutumunun İslam dünyasının çıkarları doğrultusunda olduğunu savunan El-Husi, mevcut süreçte İran’ın, ümmeti hedef alan Amerikan-İsrail eksenli baskıcı politikalara karşı mücadeleye öncülük ettiğini iddia etti.
