Ümmetin içine düştüğü yılgınlık ruhları acıtıyor, kalpleri kanatıyor, yürekleri hüzün deryalarına daldırıyor, üzüyor, öfkelendiriyor, kahrediyor. Amerika’nın, israilin, Batı dünyasının sahip olduğu maddi güç, teknolojik üstünlük, devasa savaş makinaları, nükleer silahlar ümmeti korkutuyor, yılgınlığa ve ümitsizliğe düşürüyor. Yenilgiyi, teslimiyeti peşinen kabul ediyor Müslümanlar ve direnenlere şaşırıyorlar.
İslam dünyasının halkları ve yönetimleri öyle bir duruma düşmüşler ki Amerika ve egemen Batı uygarlığına karşı direnen, teslim olmayan, izzetli bir karşı koyuşu seçen kardeşlerine şaşırıyor, onlara delirmiş, çıldırmış kimseler gözüyle bakıyorlar. İran İslam Cumhuriyetinin onurlu duruşunu, direnişini, karşı koyuşunu delilik ve çılgınlık olarak görüyorlar. Hiç kimsenin Amerika ve Siyonist cepheye karşı duramayacağını sanıyorlar. Karşı koymanın ve direnişin, yıkım ve yok oluş getireceğine inanıyorlar.
Müslüman dünyanın ekseriyeti Gazze ve Filistin direnişine de aynı gözle bakıyordu. Hizbullah ve Ensarullah Hareketlerinin izzetli cihadı da onların gözünde çılgınlıktan başka bir şey değildi. Taliban Hareketinin cihadı da yoksulluk ve yıkımdan başka getirisi olmayan bir çabaydı onların gözünde…
Oysa Kur’an böyle mi diyor? Resulullah’ın pratiği böyle mi diyor? Peygamberlerin tevhid mücadelesi bu zihniyetle mi yapıldı?
Kur’an’ın öğretilerini, mesajını ne çabuk unuttuk? Dönemin hidayet önderlerinden Talut, dönemin şeytani süper gücüne, Calut ve ordusuna karşı dönemin Müslümanlarını cihat ve direnişe çağırırken bugünün çoğu Müslümanı gibi onlardan bazıları itiraz etmiş, “Biz zayıfız, dünyanın süper gücüne kafa tutamayız, onlarla baş edemeyiz” demişlerdi. Ama Kur’an’ın…
yazının devamı için linki tıklayınız…
https://rasthaber.com/zafer-amerikanin-degil-direnisin-olacak/
