Rasthaber – Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov Çarşamba günü Türkiye üretimi
İHA’ların Ukrayna’ya verilmesinin olumsuz etkileri olacağını ve Ukrayna’nın
Doğusunda daha fazla istikrarsızlığa yol açacağı hususunda uyarıda bulundu.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov sözlerinin devamında
“halihazırda Türkiye ile iyi ilişkiler yürütmekteyiz ancak Ukrayna’nın bu
tür silahlar ile donatılmasının bölgede istikrarsızlığa yol açabileceğinden
korkuyoruz. Bu durumun Ukrayna iç çatışmalarının çözülmesine yardımcı
olmayacağını düşünüyoruz.” açıklamasında bulundu.
Dmitriy Peskov daha önce de yaptığı konuşmada Moskova’nın Türkiye’nin
Ukrayna’ya sattığı silahların Ukrayna’nın Doğusunda hükümet karşıtı gruplara
karşı kullanılmamasını da istemişti.
Ukrayna 2019 yılında bir kaç adet TB-2 Bayraktar İHA’sını
Türkiye’den teslim almıştı. Kiyev daha sonra
bu İHA’nın Ukrayna’da ortak üretiminden yana olduğunu belirtmişti.
Ukrayna ordusu toplamda 48 Bayraktar İHA’sını Türkiye’den
almak istiyor. Bayraktar İHA’sının ve Türkiye elektronik savaş cihazlarının
Karabağ savaşında Ermenistan’ın Rus silahlarına karşı performansı Ukrayna’yı Ankara’dan askeri teçhizat ve
özellikle de Bayraktar İHA’sı alma hususunda iyice teşvik etti.
Buna rağmen Bayraktar İHA’sının Ukrayna’ya satışı ve bu
İHA’nın Ukrayna’nın Doğusunda muhaliflere karşı kullanılması Ukrayna’nın
Doğusunda Donbas şehrinde konuşlu muhaliflerin asıl hamisi olarak Rusya’nın
tepkisine yol açmıştır.
Ukrayna ordusu ise daha önce Bayraktar İHA’sını Ukrayna doğu
bölgelerinde keşif operasyonlara gönderiyordu ancak yeni bir gelişme
çerçevesinde Ukrayna askeri güçleri 27 Ekim Çarşamba günü İHA’lı saldırılarında bu bölgedeki petrol
tesislerini hedef aldı.
Böylece Türkiye’nin de yardımı ile Kiyev hükümetinin bölgede
muhalifleri bastırmak amacı ile
Donbas’taki askeri denklemleri değiştirmek istiyor.
Kuşkusuz Moskova açısından Ankara’nın bu girişimi Kiyev hükümetini Ukrayna’nın doğusundaki
muhaliflere karşı desteklemesi anlamına geliyor ve sonuçta Rusya’nın
çıkarlarına ters düşüyor.
Türkiye Kırım Tatarları ile sahip olduğu ilişkilerden dolayı
bu yarımadanın Rusya’ya ilhakı hususunda
da Ukrayna’yı destekleme tutumu
içerisine girmiştir. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise bu yılki
BMT Genel Kurulu konuşmasında bu
bölgenin egemenliğini Ukrayna’ya ait olduğunu hatırlattı.
Erdoğan’ın Ukrayna’yı destekleyen sayısız tutumları,
özellikle de Kırım’ın Rusya’ya ilhakının yasadışı olarak tanınması Moskova’yı
kızdırdı.
Siyasi uzman, Mehdi Horsend
şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır: “Türkiye-Ukrayna işbirliği
sadece her iki ülke için enerji ve ekonomi açısından çıkar sağlamıyor , aynı
zamanda Kiev ve Ankara’nın Karadeniz’deki askeri konumunu güçlü bir şekilde
arttıran Rusya’ya karşı askeri ve siyasi gücünü de güçlendiriyor.”
Son yıllarda Türkiye, siyasi ve askeri müdahalesini
Libya’dan Güney Kafkasya ve Doğu Akdeniz’e ve şimdi de Karadeniz ve Ukrayna’ya
kadar genişleterek geniş çaplı bir bölgesel müdahale politikası izledi ve
hiçbir ülkenin buna karşı koyamayacağını düşündü.
Ancak Rusya, Türkiye’nin kendi etki alanına, yani Ukrayna
dahil “yakın çevre” ülkelere doğrudan müdahalesi konusunda çok
hassastır ve Moskova’nın ve Ukrayna’nın doğusundaki destekçilerinin çıkarlarını
tehdit eden her türlü eyleme karşı çıkmaktadır. Şimdi de Ankara, Ukrayna
ordusunun Donbas merkezli muhalefete yönelik operasyonlarını insansız İHA’lar
göndererek güçlendirdi.
Moskova ile Ankara arasındaki geniş siyasi, ekonomik ve
ticari, enerji ve silah bağlarına rağmen Rusya, özellikle Ukrayna ordusunun
doğu Ukrayna’daki muhalefet üzerindeki askeri üstünlüğünü önlemek için
Ukrayna’daki çıkarlarını korumaya kararlı. Bu bakımdan Kremlin’in Ankara’ya
yaptığı son uyarı ciddi bir alarm olarak değerlendirilmelidir.
ParsToday
