Bu 7, O 47’den Daha Büyüktür

Betul

Kayhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari kaleme aldığı yazısında Hürmüz Boğazı üzerinden ABD ve Avrupa’ya uygulanan 7 aylık ambargonun önemine dikkat çekti.

Şeriatmedari’nin yazısı şu şekilde;

1- İlk olarak Şehit liderin beyanatlarının şu kısmına bir göz atın:

«Eğer mesele ambargodansa, gelecekte bu İran milletidir ki onları ambargo edecektir. Dünyanın gaz payının en büyük kısmı bizim elimizdedir, İran milletinin malıdır. Dünyanın ihtiyaç duyduğu, son derece önemli ve etkili bir enerji olan gaz… İşte bu zavallı Avrupa bu gaza muhtaçtır. Bu gaz bizim elimizdedir. Uygun zamanı geldiğinde onları ambargo edeceğiz ve İslam Cumhuriyeti bunu yapabilir.»

Maalesef, şehit liderimizin bu tavsiyesine amel etmek yıllarca geciktiyse ve gerektiği zamanda hayata geçirilmediyse de —ki bu ayrı bir husustur— Ramazan Savaşı, unutulan bu tavsiyeyi eyleme dönüştürmüş ve Yüce Liderimizin bilgece tabiriyle “ilahi bir lütuf” olan Hürmüz Boğazı; petrol, petrol ürünleri ve diğer ticari malları taşıyan gemilere kapatılmıştır.

2- İran İslam Cumhuriyeti’nin, Cenevre ve Jamaika olmak üzere iki uluslararası sözleşmede de tanınan Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetini icra etmesi, bu kısa yazının konusu değildir. Bahse konu olan husus, bu kaldıracın İran’ın aleni düşmanlarına dayattığı ve kapsamı ile derinliği günden güne genişleyip derinleşen o sert ve ezici ekonomik baskıdır. Öyle ki, Amerika’nın, Avrupalı ve bölgesel müttefiklerinin ekonomik nefes borularını kapatmış ve onları boğulma noktasına getirmiştir. Örneğin dün Brent ham petrolünün varil fiyatı 117 doları da aşmış, hatta petrolün fiziki fiyatı 145 dolara ulaşmıştır. Aramco Genel Müdürü’nün belirttiğine göre bu fiyatın 200 dolara çıkma ihtimali de uzak bir ihtimal değildir. Uzmanlar, Fars Körfezi’ndeki petrol arzındaki aksamaların devam etmesine dair kaygıları, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimlerin tırmanmasını ve bölgenin enerji altyapısına ilişkin riskleri bu fiyat sıçramasının etkenleri arasında değerlendirmektedir. Petrol arzındaki artarak devam eden bu kesintinin; benzin, motorin üretim maliyetlerini, mal taşımacılığını, tarımsal durgunluğu ve pek çok hizmet sektörü maliyetini de beraberinde getirdiği söylenmelidir. Üç gün önce Foreign Affairs, “Coğrafya ve İran’ın direnişi sadece Amerika’nın savaş makinesini çıkmaza sokmakla kalmamış, aynı zamanda Amerika ve müttefiklerini felç edici bir ekonomik baskıyla da karşı karşıya bırakmıştır” diye yazdı. Öyle ki The New York Times, halkın yarısının bu savaşın sonuçları yüzünden o kadar yoksullaştığını ve günlük yaşamlarının zorunlu ihtiyaçlarını dahi alamaz hale geldiğini yazıyor ve… Bu hikayenin daha çok uzunu var!

3- Ve madalyonun diğer yüzü; Ramazan Savaşı, İran’ın Amerika ve Avrupa’nın zalimane ambargolarıyla mücadele etmek için eşsiz bir kudrete ve pişman edici bir kabiliyete sahip olduğunu açıkça gösterdi. Bugüne kadar gafletle göz ardı ettiğimiz ve neredeyse hiç kullanılmamış olan bir kudret… Ancak Rahim olan Allah, Ramazan Savaşı sürecinde bu güçlü kaldıracı gözler önüne sermiş ve her zaman olduğu gibi fedakâr İran halkını kana susamış düşmanları karşısında yalnız bırakmadığını göstermiştir.

Şimdi şu noktaya dikkat edin: Amerika ve Avrupalı müttefikleri, 47 yıldan uzun bir süredir bu toprakların insanlarına karşı her türlü vahşi ve zalimane ambargoya başvurmaktadırlar ve her ne kadar bazı zararlara yol açmış olsalar da kahraman milletimiz onların bu zalimane ve insanlık dışı ambargoları karşısında dik durmuş, kılını bile kıpırdatmamıştır.

Şimdi olayın diğer tarafına bakın: Amerika ve Avrupalı müttefikleri, İran’ın onlara uyguladığı ambargonun üzerinden henüz (7 yıl değil) sadece 7 ay geçmişken ne büyük bir felaket ve ağır hasarla karşı karşıya kaldılar! Öyle ki The Wall Street Journal, “İran, Hürmüz Boğazı’nı kapatarak Amerika’yı diz çöktürdü” diye yazıyor. ABD Hazine Bakanlığı’nın eski yetkilisi “Kry Bitzoff”, deniz ablukasının ABD ordusunu yıprattığını ve İran’ın ucuz İHA’larının Washington’ın pahalı silahlarına meydan okuduğunu söylüyor! The New York Times, ABD ve birkaç Avrupa ülkesinden muhabirlerinin hazırladığı raporda, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapattıktan kısa bir süre sonra Amerika ve Avrupa ekonomisini büyük bir krizle karşı karşıya bıraktığını yazıyor. Birkaç hafta öncesine kadar İran’a karşı kılıç kuşanıp meydan okuyan Avrupa Troikası, bugün dilenciler gibi müzakere dilemeye gelmektedir ve bunun gibi onlarca örnek, bizim Amerika ve müttefiklerine karşı uyguladığımız 7 aylık ambargonun yıkıcı etkilerinin, onların bize karşı uyguladığı 47 yıllık ambargodan çok daha öte ve zarar verici olduğunu açıkça göstermektedir. Öyle değil mi? Elbette öyledir!

Ve geceleri halkın toplu halde okuduğu, “Boğazı sıkı tut” nakaratıyla her bir önermeye karşılık verdiği o marş ne kadar tatlı ve coşkuludur!

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın