Rasthaber –
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan gezisi içeride büyük
tartışma yaratırken Suudi medyası olayı normal bir haber şeklinde
vermenin ötesinde herhangi bir yorumda bulunmadı ve Kralın Erdoğan’ı
davet ettiğine dair bir cümle kullanmadı.
Katar dahil diğer Arap ülkelerinin medyası da benzer tavır
sergilerken milyonlarca sosyal medya hesabı Erdoğan’ı “Kaşıkçı dosyasını
kapatmak ve İslamcılara verdiği desteği kesmekle” suçluyordu.
Nitekim Erdoğan Cidde’deyken İstanbul’dan yayın yapan Mısır Müslüman Kardeşleri’nin televizyonu Mukkemilin ve yine İstanbul’dan yayın yapan Yemen Müslüman Kardeşleri’nin televizyonu Belkis yayınlarına son verildi.
Üstelik Belkis Erdoğan’ın yakın dostu ve 2011’de Hillary Clinton’un
araya girmesiyle Nobel ödülü verilen ve İstanbul’da ikamet eden Yemenli
gazeteci (hiçbir özelliği yok) Tevakkül Kırman’in televizyonu.
Sık sık Suriyeli mülteci kamplarını ziyaret eden ve İslamcı gruplarla
buluşan Kırman ne hikmetse (o zaman da eleştirmiştim) 16 Mart 2012’de
CHP lideri Kılıçdaroğlu tarafından kabul edilmişti.
Büyük olasılıkla Kırman pek yakında Filistin, Mısır, Sudan ve diğer
ülkelerin Müslüman Kardeşleri gibi kendine yeni yer bulmak zorunda
kalacaktır.
Çünkü Erdoğan’ın barışmak istediği Mısır, BAE, Suudi Arabistan ve
tabii ki İsrail öyle istiyor ve barışmak için başka koşulları var.
Dönelim Erdoğan’ın Cidde gezisine…
Muhalefete göre Erdoğan’ın “sarılıp, öpüşüp, koklaştığı ve önünde
eğildiği” Kralın oğlu ve ülkenin gerçek hakimi Muhammed Bin Selman
Erdoğan’ı karşılamak için Mekke Emiri’ni havaalanına göndermişti. Oysa
Bin Selman daha bundan bir ay önce 22 Mart’ta ülkesini ziyaret eden
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yi kendisi karşılamıştı. Benzer şekilde Bin
Selman 14 Aralık 2021’de Suudi Arabistan’ı ziyaret eden eski düşmanı ve
Erdoğan’ın müttefiği Katar Emiri Temim’i de kendisi karşılamış ve
sarılıp durmuştu.
Özetle Bin Selman önemli konuklarını hep kendisi karşılıyor ama her nedense Erdoğan’a Mekke Emiri’ni göndermişti.
Gelelim son konuya…
Erdoğan Cidde’de olduğu sırada Pakistan’ın yeni Başbakanı Şahbaz
Şerif de oradaydı. Erdoğan’la görüşüp görüşmediği ya da üçlü toplantı
olup olmadığı ile ilgili henüz bir bilgi yok ama bence böyle bir
toplantı olmuştur.
Bu köşede, Tele1’deki yorumlarda ve YouTube kanalımdaki videolarda
Türkiye ve Suudi Arabistan’ın Pakistan’da yaşanan son gelişmelerdeki
rollerini anlatmıştım.
9 Nisan’da Başbakan Umran Han’ı büyük bir tezgahla deviren ABD; Suudi
Arabistan ve BAE işbirliğiyle Şahbaz Şerif’i 11 Nisan’da Başbakan
seçtirmişti.
Şahbaz
kardeşi eski Başbakan İslamcı Navaz Şerif gibi Suudilerin adamı. İşin
daha ilginç olan tarafı ise Umran Han’ın yakın dostu Erdoğan Şahbaz
Şerif’i kutlayan ilk lider olmuştu. Hem de seçilmesinden iki saat sonra.
Çünkü Erdoğan 2015 ve sonrasında Pencap Eyaleti Başbakanı olarak Şahbaz
ile İstanbul’da buluşmuş o da Erdoğan’ı “İslam aleminin büyük önderi”
olarak nitelemişti.
Suudi Arabistan ziyareti bu liderliğin sona erdiğinin ilk
işareti olabilir. Bu ziyaretle ve yukardan özetlemeye çalıştığım
gelişmelerle Erdoğan “İslam aleminin liderlik bayrağını” yeniden
Suudi’lere iade etmiş gibi görünüyor.
Yakında gerçekleşmesi beklenen Mısır (öncesinde İsrail var)
gezisiyle her şey çok daha net anlaşılacak. Çünkü Müslüman Kardeşler
örgütü 1928’de Mısır’da kurulmuş ve o gün bugün bu coğrafyada
İslamcılarla Mustafa Kemal’in laik ve çağdaş düşüncesini benimseyenler
arasında kavga devam ediyor.
Türkiye’nin içinde olduğu gibi.
KORKUSUZ
