Başkanlığında düzenlediği basın açıklamasında gündeme dair değerlendirmelerde
bulundu.
Perinçek, ‘AKP Hükümetinin ABD’yi Suriye’nin kuzeyinde
işbirliğine davet etmesine’ tepki göstererek bu davetin Türkiye için ciddi
tehditler oluşturduğunu dile getirdi. Doğu Perinçek, partisinin başlattığı
“NATO’dan çıkalım” kampanyasının da yeni bir atağa geçtiğini
açıkladı.
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek “Açıkça
belirtelim: AK Parti yönetiminin “Denge politikası” dediği strateji, Türkiye
için çok ağır bedelleri olan bir aşamaya girmiştir. Bir kez “Denge” diye bir
strateji olamaz. Strateji, belli tarihsel koşullarda, baş tehdidin, baş tehdide
karşı öz gücün ve müttefik güçlerin saptanmasıdır. Tehdidin etkisiz hale
getirilmesi için doğru mevzilenmenin belirlenmesi öncelikli koşuldur.”
dedi.
‘Doğada denge yok hareket var’
Perinçek, “Askerliğin ve siyasetin temel bir ilkesi
vardır: Yığınakta yapılan hata düzeltilemez” dedi ve sözlerini şu şekilde
sürdürdü:
“AK Parti yönetimi, denge adına ABD emperyalizmi ile
insanlık arasındaki cepheleşmede tarafsız kalarak tehdide karşı mevzilenmekten
kaçınıyor. Buna askerlikte ve siyasette “yığınakta hata” adı verilir. Yığınakta
hata, stratejide yapılan hatadır ve taktik plandaki uygulamalarla düzeltilemez.
AK Parti Hükümetini dostça duygularla ve Türkiye adına ciddî kaygılarla
uyarıyoruz: Stratejik hatanın getirdiği sorunlar, taktik oyunlarla aşılamaz. Bu
nedenle çıkışta son sapağa yaklaşmış bulunuyoruz. Yığınakta hatanın adını
koyalım: AK Parti Hükümeti, Suriye’de çözüm için ABD ile işbirliğine
odaklanmaktadır. Dışişleri Bakanının ağzından dün yapılan açıklama aynen böyle.
Oysa daha 23 gün önce, 28 Aralık 2022 günü, Türkiye, Rusya ve Suriye Savunma
Bakanları, Moskova’da toplanarak, Suriye’de terör örgütlerine birlikte son
vereceklerini ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü birlikte sağlayacaklarını ilan
etmişlerdi. Türkiye, Suriye ve Rusya’nın Suriye’de birlikte hareket etmesi,
doğru stratejiydi. ABD tehdidi, üç ülke adına doğru saptanmıştı. Çözüm de doğru
saptanmıştı: Üç ülke hedefe ulaşmak için askerî işbirliği yapacaktı. Son
günlerdeki gelişmelere bakıyoruz: Türkiye yönetimi, Rusya Dışişleri Bakanı’nın
14 Ocak 2023 günü Moskova’ya yaptığı daveti reddediyor ve ABD’ye koşuyor.
Türkiye yönetimi, üç ülke dışişleri bakanlarının Moskova’da buluşmasını Şubat
ayına sallıyor. Sallıyor diyoruz, çünkü burada bir erteleme söz konusu
değildir. Üçlü Çözüm meçhule sallanıyor, hatta aslında reddediliyor ve
arkasından ABD Dışişleri Bakanı ile yapılan görüşmeden sonra, ABD ile çözüm
stratejisi yeğleniyor. Bölgenin terörden temizlenmesini ve mültecilerin
ülkelerine dönmelerini sağlayacak doğru stratejiden 20 gün içinde tamamen
karşıt stratejiye geçişe AK Parti kamuoyunda “denge siyaseti” adı veriliyor.
Burada denge adı altında yapılan marifet, yığınakta hatadır.”
‘Çözüm Suriye ve Rusya ile işbirliği’
“Türkiye’nin Rusya ve Suriye ile birlikte Üçlü Çözüm
fırsatını tepmesi ve denge adı altında düşmanla dans etmesi, çok ağır sonuçlar
doğurur.” diyen Perinçek şunları da ekledi:
“Burada özellikle vurgulamak gerekir: Suriye’de ABD ile
birlikte çözüm hayâline kapılmak, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun
omuzlarına yüklenecek bir yöneliş değildir. Dışişleri Bakanı, başında Sayın
Cumhurbaşkanımızın bulunduğu kabinenin stratejisini açıklamaktadır. Bu
stratejinin siyasetleri de belirlenmiştir. ABD, Suriye’ye sözüm ona anayasa
yapacak siyasal sürece davet ediliyor. ABD’den Suriye Özel Temsilcisi ataması
talep ediliyor. Suriye muhalefeti ile “rejimi” uzlaştırma siyaseti yeniden
pişirilip sofraya getiriliyor. Dahası ABD’den Türkiye’nin 30 km derinliğindeki
Güvenlik Koridorunu desteklemesi isteniyor. ABD’nin Ege’de silah dengesini
Yunanistan yararına bozan siyasetlerden ve PKK’ya silah desteğinden vazgeçmesi,
Türkiye’ye F-16 uçaklarını vermesi de, AK Parti yönetiminin beklentileri
arasında. “
