“Hacı Kasım Mektebi”: Bireysel İhlastan Direnişin Medeniyet Modeline

Şehit Tümgeneral Hacı Kasım Süleymani Mektebi, yalnızca bireysel bir şahsiyetin ötesinde; ihlas, velayet bağlılığı, akılcılık ve halk merkezliliği esaslarına dayanarak şekillenmiş, bugün ise direniş ve inkılabi yönetim için ilham verici bir modele dönüşmüştür.

Şehit Tümgeneral Hacı Kasım Süleymani’nin adı ve hatırası yalnızca bir askeri komutanı anmak anlamına gelmemektedir, bu, aynı zamanda bireysel sınırları aşarak İslam dünyasında fikir, yönetim ve medeniyet boyutlu bir modele dönüşen bir mektebin doğuşunu hatırlatmaktadır.

Şehit Süleymani’nin mektebi, ihlas, iman, velayet bağlılığı, akılcılık, halk merkezliliği ve emperyalizm karşıtlığı üzerine inşa edilmiş, bu değerler slogan düzeyinde kalmamış, doğrudan sahada ve pratikte vücut bulmuştur.

Bugün onun şehadet yıldönümünde, özellikle genç nesiller için bu mektebin özelliklerinin her zamankinden daha fazla açıklanması gerekmektedir. Çünkü bu mektep, günümüzde her zamankinden daha fazla tanınmaya, anlatılmaya ve örnek alınmaya muhtaçtır.

İhlas: Hacı Kasım Mektebinin Temel Sütunu

Kazvin Eyaleti Sahib’ul-Emr (a.f) Ordusunun Kutsal Savunmanın Değerlerini Koruma ve Yayma Sorumlusu Muhsin Kerimi, şunları söyledi:

“Şehit Süleymani Mektebi’nden söz etmek, bireysel bir kişiliğin ötesine geçen, İslam İnkılabı ve küresel toplum için kalıcı bir modele dönüşmüş fikri ve pratik bir akımdan söz etmek demektir.

İnsan, ruhu ve kapasitesi yüceldiğinde bireysel sınırları aşarak bir mektebe dönüşebilir. Nitekim Hacı Kasım, aile çemberinin dar sınırlarını aşarak topluma ulaştı ve sahada büyük ve etkili işler gerçekleştirdi. Bu eylemler, toplumda karşılık bulup yerleştiğinde, yalnızca onun kişisel siciline değil, İslam İnkılabı’nın tarihine yazılan kalıcı bir mektebe dönüştü.

Hacı Kasım Mektebinin En Önemli Özelliği: Amelde İhlas

Hacı Kasım Mektebinin en önemli göstergesi amelde ihlastı. Eğer Hacı Kasım, İslam İnkılabı’nın uluslararası alandaki itici gücü haline geldiyse, bu kalıcılık ancak yaptığı işlerin samimi ve ilahi oluşu sayesinde oldu. Cesaret, fedakârlık, sahaya hâkimiyet, şartları doğru okuma yeteneği ve Kutsal Savunma dönemi ile Kudüs Gücü komutanlığı sürecinde edindiği değerli tecrübeler, onun varlığında büyük bir sermaye oluşturdu ve bu sermaye sahada meyve verdi.

Hacı Kasım Mektebinde akılcılık, maneviyat ve sahadaki eylem eş zamanlı ve birbirinden ayrılmaz şekilde var olmuştur. Çünkü o kendi misyonunu ve sorumluluğunu çok iyi tanımış, akıl, iman ve ilahi imkânları birlikte kullanarak yönetim ve eylem için kapsamlı bir model sunabilmiştir.

Güven inşası ve halk merkezliliği, Hacı Kasım Mektebinin başarısı ve kabul görmesinde temel rol oynadı. O yalnızca askerler için değil, öğrenciler, üniversiteliler, dini eğitim gören öğrenciler ve toplumun tüm kesimleri için bir rol model haline geldi.

Onun yönetim modeli, iman ile pratiğin birleşimiydi. Bu model hem iç cepheyi güçlendirdi hem de uluslararası alanda İslam sistemi ve Şii düşüncesi için büyük bir güç oluşturdu. İşte bu özellikler, küresel hegemonya sistemi için ciddi bir tehdit oluşturdu ve Batı’nın hassasiyetini artırdı.

Hacı Kasım Süleymani, İslam’ı Sahada Hayata Geçirdi

Hacı Kasım Süleymani, İslam’ı teoride değil, sahada fiilen hayata geçirdi. O yalnızca Şiilerin ve Müslümanların değil, tüm ilahi dinlerin ve insanlığın savunucusuydu. En zor savaş şartlarında bile hayvanların haklarını ve en küçük canlıların ihtiyaçlarını gözetirdi.

Onun geniş ruhu, şehit çocukları için bir baba, Harem savunucuları için bir destek ve ülke diplomasisi için sağlam bir dayanak oldu. O, gerçek komutanlığın teoriler yazmakla değil, samimi ve aşk dolu eylemle anlam kazandığını gösterdi.

Hacı Kasım Mektebinin temel özelliği iman ile amelin birleşmesiydi. O, az sayıda insanla en zorlu cephelerde bulunur ve düşmanı geri adım atmaya zorlayabilirdi. Çünkü hesaplarını iman ve Allah’a tevekkül üzerine kurmuştu. O, İran’ın bir türbe olduğuna inanır, bu topraklardaki her sorumluluğu kutsal ve ilahi görürdü. Halk sevgisi, inkılap sevgisi ve Allah sevgisi onun varlığında eyleme dönüşmüştü.

Sonuç olarak Hacı Kasım’ın şehadeti, İslam İnkılabının tüm değerlerine vurulmuş bir onay mührüydü. O, şehadetinden önce “Allah’ım beni temiz kabul et” diye yazmıştı ve Allah onu kabul etti. Onun şehadeti, İran milleti için büyük bir acıydı, ancak ilahi bir rızık olarak onun mektebini ebedileştirdi.

Bugün bizim görevimiz, çiftçiden öğretmene, yöneticiden komutana kadar herkesin kendi konumunu Hacı Kasım Mektebi ile kıyaslaması ve kendi çalışma alanında bir Kasım Süleymani olmasıdır. Bu yol, bizi onun mektebinin hakikatine yaklaştırır, yani ihlas ve amel, aşk ve iman üzerine doğmuş ve insanlık için küresel bir modele dönüşmüş bir mektebe.”

Dert Edinme Bilinci Şehit Süleymani’nin Özünde Vardı

Siyasi analist Ali Ekber Kubadi de Şehit Kasım Süleymani hakkında şunları söyledi: “Gönüllerin komutanının” en önemli özelliği ihlastı. Onun yaptığı tüm işler sade ama tamamen Allah içindi. Samimi bir şekilde Allah için çalışan bir insana Allah da işinde ve ömründe bereket verir.

Onun varlığı baştan sona ihlastı. Onun bir diğer özelliği de merhamet ve derin sorumluluk bilinciydi. Nitekim vasiyetinde ve kızına yazdığı bir mektupta şu ifadeyi kullanmıştı: “Suriyeli çocuklar ve diğerleri rahat edebilsin diye gözlerime tuz döktüm, uyumadım.” Bu merhamet ve dert edinme duygusu onun varlığının özüne işlemişti. O, pek çok kişi gibi komutanlığının, tümgeneralliğinin ve gaziliğinin sağladığı imkânlardan faydalanabilir, rahat bir hayat sürebilir, en iyi yaşam koşullarına ve eğlencelere sahip olabilirdi. Ancak bunların tamamını bir kenara bıraktı ve mücahitlerin yanında durmayı tercih etti.

O, altmış yaşını aşmış olmasına, gazilik durumuna, akciğer rahatsızlıklarına ve sürekli baş ağrılarına rağmen, bunların hiçbirini kendisi için rahat bir yaşam kurmanın bahanesi haline getirmedi. Aksine, tüm bu zorlukları hiçe sayarak samimi ve mücahidane bir şekilde çalıştı. Nefsiyle mücadelesi ve fedakârane eylemleri, onun kişiliğini kalıcı ve tarihi bir şahsiyete dönüştürdü.

Allah için yapılan işte ihlas, olumlu anlamda zaman gözetmemek, tatillere ve özel günlere aldırmamak, dünyanın mazlumları ve ülke halkı için derin bir merhamet taşımak, bunların tamamı onun belirgin özelliklerindendi.

Şehit Kasım, Bam depreminde Hacı Ahmed Kazimi ile birlikte halkın yanındaydı, 2019 yılında Huzistan’daki sel felaketinde ise suyun ve soğuğun ortasında halkla omuz omuza durdu.

Şehit Kasım çalışma arkadaşlarına ve yol arkadaşlarına sık sık şöyle derdi: “Şehadetten sonra uyumak için çok vaktimiz olacak, şimdi görevimizi yerine getirmeliyiz.”

Bu özelliklerin toplumda yerleşebilmesi için öncelikle onun şahsiyetinin doğru şekilde tanınması ve tanıtılması gerekir, ardından kişiliğinin önemli ve belirgin yönleri öne çıkarılmalıdır. Daha sonra ise ülkenin yöneticileri ve yetkilileri nezdinde sorumluluk bilinci ve hassasiyet oluşturulmalıdır. Onun meşhur sözü şuydu: “Şehit gibi yaşamazsanız, şehit olamazsınız.”

Bu kültürün yayılması için yöneticilerin Süleymani gibi yaşamaları gerekir yani; sade bir hayat, merhamet, kişisel çıkarlara ilgisizlik ve halkın ve Müslümanların çıkarlarını öncelemek. Bu özellikler yöneticiler arasında yaygınlaştırılmalı, genç nesil, üniversite öğrencileri ve lise öğrencileri onun şahsiyetiyle tanıştırılmalıdır.

Güven inşası ve halk merkezliliği, Şehit Süleymani Mektebinin başarısında önemli bir rol oynadı. Ancak onun küresel hegemonya sistemi için en büyük tehdidi oluşturan özelliği, emperyalizm karşıtlığıydı ve bunu velayet bağlılığı takip ediyordu.

Nitekim kendisi, İslam İnkılabı Rehberini mazlum ve yalnız bir şahsiyet olarak gördüğünü ifade ederdi. Onun bu velayet bağlılığı son derece güçlü bir noktaydı.

Hacı Kasım Süleymani’nin Kişiliğinin İki Temel Özelliği: Velayet Bağlılığı ve Emperyalizm Karşıtlığı

Velayet-i fakih ve velayet bağlılığı, kapitalizm ve sömürgeciliğe karşı durabilmiş bir düşünce sistemidir. Bu özellikler, İslam ve Ehlibeyt düşmanları için son derece rahatsız ediciydi,  bu nedenle onu ortadan kaldırmak için her yolu denediler. Velayet bağlılığı ve emperyalizm karşıtlığı, Hacı Kasım’ın kişiliğindeki iki temel unsurdu. Bu özellikler, onun adını sömürgeci hedefler karşısında büyük bir engel haline getirdi. Düşmanlar hâlâ onun adından ve mektebinden korkmakta, onu itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. Tıpkı İmam Hüseyin (a.s.) gibi, zulme karşı durma ve zilleti kabul etmeme ruhu, düşmanları dehşete düşürmektedir.

Hacı Kasım’ın kişiliği mutlaka tanınmalı ve yalnızca afişlerde, anma törenlerinde ya da fotoğraflarda sınırlı kalmamalıdır. Genç nesil ve yöneticiler onun gerçek kişiliğini tanımalıdır. O, Şiilik kültüründen ayrı bir figür değildi. O, İmam Hüseyin (a.s.)’in yas tutanlarından ve İmam Hüseyin’in (a.s) hizmetkârlarından biriydi. Önce İmam Hüseyin ve Ehlibeyt mektebi tanınmalı, ardından onun şahsiyeti halka ve yöneticilere doğru şekilde anlatılmalıdır.

Bizler Kasım Süleymani’yi sadece sözde bırakmamalıyız. Onu genç nesle ve yöneticilere tanıtmalıyız ki bu tanıma eyleme dönüşsün ve cihat ruhuna sahip, sorumluluk bilinci olan ve merhametli yöneticiler yetişsin. Ancak bu şekilde ülke gelişir ve İslam ile İnkılabının büyük hedeflerine ulaşılır.”

Şehit Süleymani Mektebinin Başlangıç Noktası: İlahi Ahde Sadakat

Siyaset uzmanı Muharram Ali Veledi de Şehit Süleyemni ile ilgili olarak şunları söyledi: “Ahzâb Suresi’nin 23. Ayetinde şöyle buyurulmaktadır: “Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehadeti) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.”

Şehit Süleymani, imana fiili bağlılık, eşsiz cesaret, ihlas ve kulluk bilinci, sorumluluk duygusu, velayet bağlılığı ve velayete itaat, tahakküm ve sömürü karşıtlığı, toplumsal etki gücü ve hepsinden önemlisi nefse galip gelerek büyük cihatta (cihad-ı ekber) zafer kazanma gibi unsurlarla bir mektep inşa etti. Bu mektep, kalıcı, aktarılabilir ve kayda geçirilebilir bir model hâline geldi.

Hacı Kasım’ın iman, velayet bağlılığı ve emperyalizm karşıtlığına dayanan duruşu, düşmana karşı savaş meydanında sergilediği sertlik, kararlılık ve destansı direnişle birlikte taşıdığı merhamet ve ruhsal incelikle birleşerek son derece dengeli ve güzel bir bütünlük oluşturuyordu. Onun merhameti sadece bireysel bir ahlaki özellik değildi, dini akılcılık, onun merhametli olmasını ve samimi bir şekilde hizmet etmesini gerektiriyordu. Korkusuzluğu da yine dini akılcılıktan kaynaklanıyordu, zira tüm işlerin Allah’ın elinde olduğuna inanıyordu.

Velayet bağlılığı, ihlas, düşmana karşı sertlik ve kararlılık ile mazlumlara karşı merhamet ve tevazu olmak üzere bu dört temel unsur, Hacı Kasım Mektebi’nin ana sütunlarını oluşturmaktadır. Onun maneviyatı ve akılcılığı, Ehlibeyt’e (a.s.) olan bağlılığıyla birleşerek kendisini İslam dünyası için bir örnek hâline getirmişti. Şehit kasım, yüksek düzeydeki irfan ve maneviyatına rağmen, hiçbir zaman akılcılıktan ve tedbirli davranmaktan uzaklaşmadı. Tüm çabaları ilahi hükümlerin hayata geçirilmesi üzerine kuruluydu.

Mektebin Halkçı Ve Devrimci Olması, Bu Mektebin Başlıca Çıkış Noktasıdır

Bu mektebin en temel çıkış noktası, halkçı ve devrimci bir karaktere sahip olmasıydı. Hacı Kasım Mektebi üç ana sütuna dayanır: Emperyalizme ve zorbalara karşı cesaret ve direniş, yoksul ve mazlum halka karşı karşılıksız hizmet ve velayete koşulsuz sevgi. Şehit Süleymani’nin dine, Ehlibeyt’e (a.s.), Kur’an’a, velayete, halka ve ülkenin namusuna bakışı son derece derin ve güzeldi. Yaklaşık kırk yıl boyunca bu değerleri tüm varlığıyla savunması, şerefini ihlas terazisine koymasına ve bu uğurda emperyalizmle mücadele meydanına çıkmasına neden oldu.

Bu bakış açısında kendisi için hiçbir makam ve değer talep etmiyor, yalnızca halkın, İslam’ın, Ehlibeyt’in (a.s.), velayetin, büyük İran’ın namusunu ve İslam İnkılabının izzetini düşünüyordu.

Yani benliğinden geçmişti ve işte bu benlikten geçiş onu tarih yazan bir şahsiyet hâline getirdi. İran halkı ve bunun ötesinde, farklı düşünce, eğilim ve mezheplerden olan dünyadaki özgürlük yanlıları onu kendi onurlarının sembolü olarak görmektedir. Bu durum, Allah merkezli bir anlayışla birlikte halk merkezli bir güven ortamı oluşturmuştur.

Velayete bağlılık ve küresel emperyalizmle ciddi bir mücadele içinde olması, Batı’nın Hacı Kasım Mektebi’ne karşı hassasiyetini artırdı, çünkü onlar bu mektebi İslam medeniyetinin tahakküm sistemine karşı bir meydan okuması olarak algıladılar. Hacı Kasım Mektebi, saf Muhammedi İslam’dan (s.a.a.) doğmuş, bağımsızlık, izzet ve emperyalizmi reddetme esasına dayandığı için, maddi çıkarlara, yağmaya ve zorbalığa dayanan Batı düzeni için ciddi bir meydan okuma hâline geldi. Bu düşmanlığın kökü, onun fiili imanı ve velayete bağlılığında yatmaktadır.

Düşmanlar Hâlâ Hacı Kasım’ın Düşüncesinden Korkuyor

Küresel istikbar ve tahakküm sistemi, direniş ekseninin sapkın akımların yerine geçmesinden endişe duymaktadır. Bugün bile pek çok ülkenin Hacı Kasım Mektebi’ni örnek alması nedeniyle düşmanlar onun düşüncesinden korkmaktadır.

Hacı Kasım mektebini örnek alan modellerle birlikte, devrimci ruh, birlik kurma ve cihadi kültürün hâkimiyeti gibi özelliklere sahip yöneticilerin yetiştirilmesi,  yöneticilerin kalplerine ve davranışlarına nüfuz etmelidir. Yönetimin kalesi olan inanç ve yakin ruhuyla hizmet alanına girmek, dini kültür ve değerleri, dürüstlüğü ve doğruluğu, hizmet tutkusunu, inancı ve salih ameli, ihlası ve çeşitliliği, nezaketi, onurlu davranışı ve adaleti gözeterek insan odaklı davranışa bakmak, sorunların çözümünde anahtar olabilir. Ayrıca, umutsuzluk ve çaresizlik yaratmaya çalışan düşmanın medya ve propaganda saldırılarına karşı bir bariyer oluşturabilir ve despot rejimlerin yumuşak savaşı ve bilişsel savaşı karşısında korkunun kalbe nüfuz etmesini engelleyebilir.

Tarafsızlığı, küresel boyutta sevilmesi, savaşçı ruhu, gençlerle etkili iletişimi, ılımlılığı, sakin ve güven verici tavrı, yüksek maneviyatı ve ihlaslı niyeti, Şehit Kasım’ı diğerlerinden ayıran özellikler arasındaydı ve İmam Hamanei’nin buyurduğu gibi, Şehit Süleymani’nin şehit edilmesi, İran’da devrimin canlı olduğunu gösterdi.

Şehit Hacı Kasım Süleymani Mektebi, amelde ihlasın, iman ile akılcılığın birlikteliğinin, velayete bağlılığın, halk merkezliliğin ve emperyalizm karşıtlığının mektebidir. Bu mektep söylemde değil, bizzat eylem alanında şekillenmiş ve şehadetle ebedileşmiştir.

Bu mektep yalnızca geçmişe ait değil, İslam İnkılabının ve İslam dünyasının bugünü ve geleceği için stratejik bir yol haritası niteliğindedir.

Bu mektebin unsurlarını tanımak, açıklamak ve hayata geçirmek, toplumun yönetim, direniş ve ilerleme yolunu açacaktır. Bu yol, Hacı Kasım’ın kendi kanıyla imzaladığı yoldur.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın